DHA YURT BÜLTENİ-14 - Son Dakika
Son Dakika Logo
Güncel

DHA YURT BÜLTENİ-14

DHA YURT BÜLTENİ-14
13.01.2020 15:21

'Silahım olsaydı, ablamı vahşice öldürmek zorunda kalmazdım'ANTALYA'da, kavga ettiği hamile ablası Kader Kübra Çiko'yu (20) ekmek bıçağıyla öldürdükten sonra bileklerini maket bıçağıyla kesen, ölmeyince de kendini iple tavana asarak intihar teşebbüsünde bulunan Asilhan Çiko (19)...

'Silahım olsaydı, ablamı vahşice öldürmek zorunda kalmazdım'

ANTALYA'da, kavga ettiği hamile ablası Kader Kübra Çiko'yu (20) ekmek bıçağıyla öldürdükten sonra bileklerini maket bıçağıyla kesen, ölmeyince de kendini iple tavana asarak intihar teşebbüsünde bulunan Asilhan Çiko (19) hakkında ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istendi. Davanın iddianamesinde, Çiko'nun ablasını öldürdükten sonra babasına hitaben, 'Keşke bir silahım olsaydı. Hem ben hem kardeşim daha az acı çekerdi. Onu vahşice öldürmek zorunda kaldım. Kader utansın. Hakkını helal et' ifadelerinin yer aldığı mektup yazdığı ortaya çıktı.

Olay, geçen yıl 13 Ağustos günü, Aksu ilçesine bağlı Güzelyurt Mahallesi'ndeki gecekonduda meydana geldi. Mustafa Çiko eşinden boşandıktan sonra velayetini aldığı kızı Kader Kübra ve oğlu Asilhan ile yaşamaya başladı. Yaklaşık 2 yıl önce psikolojik sorunlar yaşamaya başlayan kızı Kader Kübra Çiko'yu Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne yatırdı. Genç kız tedavisinin ardından Antalya'daki babası ile erkek kardeşinin yanına döndü.

Kader Kübra Çiko, geçen yıl ise evi terk edip İstanbul'a gitti. Kısa süre sonra hamile kalan Kader'i babası, kabul etmedi. Bir kez daha ortadan kaybolan Kader, son olarak 13 Ağustos günü baba evine geldi. Ancak kardeşi Asilhan Çiko ile aralarında kavga çıktı. Kavga sırasında erkek kardeş, ablasını mutfaktan aldığı bıçakla 13 yerinden bıçakladıktan sonra boğazını keserek, öldürdü. Ardından maket bıçağıyla bileğini keserek, intihara kalkıştı. Ölmeyince de banyo tavanına iple kendisini astı. İpin kopması üzerine hayatta kalan Çiko, gözaltına alınıp, tutuklandı.

'KEŞKE SİLAHIM OLSAYDI'

Polisin evde yaptığı incelemede, Asilhan Çiko'nun babasına bıraktığı, "Keşke bir silahım olsaldı. Hem ben hem kardeşim daha az acı çekerdi. Onu vahşice öldürmek zorunda kaldım. Kader utansın. Hakkını helal et" yazılı mektup bulundu.

'ABLAMIN ÇEKİP GİTMESİ BABAMIN ZORUNA GİTTİ'

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. İddianamede, ağırlaştırılmış ömür boyu hapsi istenen Asilhan Çiko'nun ifadesine yer verildi. Çiko, ifadesinde ablasının Adem Tolunay Anadolu Lisesi'ni bitirdiğini, Isparta'da üniversite kazandığını ancak gitmeyerek evde ders çalıştığını anlattı. Babası ile kendisinin çalıştığını, kardeşinin evde yalnız kaldığını ve psikolojik sorunlar yaşamaya başladığını ifade eden Asilhan Çiko, "Önce Manisa'da hastaneye yatırdık. Ancak çıktığında ilaçlarını kullanmadı. Sonrasında babamın kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia etti. Babam evden uzaklaştırma aldı. Ben de babamla birlikte evden ayrıldım. Bir süre sonra eve geri döndüğümüzde ablam kaçmıştı. Uzunca bir süre haber alamadık. Sonrasında halam, ablamın bir barda çalıştığını öğrenmiş. Babam ablamı kurtarmak için polise başvurdu. Ablam karakolda ifade verdikten sonra çekip, gitti. Bu durum babamın çok zoruna gitti" dedi.

'SANA NE, İSTEDİĞİMDEN HAMİLE KALIRIM'

Babasının bu olaydan sonra bir daha ablasını arayıp sormadığını kaydeden Asilhan Çiko, şunları söyledi:

"Olaydan yaklaşık bir ay önce babamı İstanbul'dan polis aradı. Ablamı parkta bulmuşlar ve durumu iyi değilmiş. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne yatırıldığını ve hamile olduğunu söylediler. Babam doktorlarla telefonla konuşarak durumu hakkında bilgi aldı. Sonrasında amcam ve halam kardeşimi hastaneden çıkartarak, Antalya'ya gönderdi. Olay günü erken saatlerde uyandığımda, ablamı evin bahçesinde çekyatta yatarken gördüm. Ona 'Bu halin ne? İçeri geç yat' dedim. Ablam içeri girip, iki üç saat uyudu. Uyandığında onunla konuşmak istedim. 'Nereden geliyorsun?' dediğimde İstanbul'dan geldiğini söyledi. Neden geldiğini sorduğumda ise gidecek yeri olmadığını ifade etti. 'Neden evden kaçıp o barda çalıştın?' diye sorunca da bağırdı ve küfretti. Çocuğun kimden olduğunu sorduğumda da yine ağza alınmayacak küfürler ederek, 'Sana hesap mı vereceğim. Sana ne, istediğimden hamile kalırım. Sana mı soracağım?' dedi."

FALÇATAYLA KESTİ, İPLE ASTI

Bu sözler üzerine sinirlendiğini, sakinleşmek için bahçeye çıktığını anlatan Asilhan Çiko, "Sakinleştikten sonra tekrar eve girdim ve aynı soruları sakin bir şekilde tekrar sordum. Ablam bu kez sinirlendi ve elleri titremeye başladı. Bana saldırdı, nereden aldığını bilmediğim falçatayla beni boynumdan yaraladı. Kendimi korumak için mutfağa gittim ve bir bıçak aldım. Kendimi korumak için kaç kere vurduğumu hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde ablam evin girişinde kanepede yatıyordu. O an ablamı öldürdüğümü anladım. Kendime zarar vermek için ablamın kullandığı falçatayı alarak, banyoya girdim. Bileklerimi keserek ölmek istedim. Bir saat sonra, ölmeyince, banyonun tavanına ip astım ve intihar etmek istedim. Ancak ip koptu. İntiharı beceremeyince banyodan çıktım ve odama geçtim. Üzerimi değiştirdim. Falçatayla, ipi ve kanlı elbiseleri poşete koydum. Kanlı bıçağı yıkadıktan sonra mutfağa bıraktım. Babam eve geldiğinde ambulansı ve polisi aradı" dedi.

Davanın duruşması, önümüzdeki günlerde Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanacak.

ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE

Süleyman EKİN/ANTALYA, -

===============

Sağlık Bakanlığı, o anestezi ilacının kullanımını durdurdu

SAĞLIK Bakanlığı, Isparta Şehir Hastanesi'nde endoskopi ve kolonoskopi yapılan 8 hastadan birinin anestezi ilacı nedeniyle hayatını kaybettiği iddiaları sonrası, 81 ilin sağlık müdürlüğüne 'çok acele' ibareli yazı gönderek, ilacın kullanımının durdurulması ile iadelerinin yapılması yönünde talimat verdi. Antalya Eczacılar Odası Başkanı Mehmet Ertekin ise söz konusu anestezi ilacının, eczanelerde satılmadığını söyledi.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), 'Dormofol' adlı ilaca satış blokajı getirerek, geri çekme kararı aldı. Kurum Başkanı Hakkı Gürsöz tarafından 9 Ocak günü il sağlık müdürlüklerine gönderilen 'çok acele' ibareli yazıda, 'Dormofol yüzde 1 İ.V. İnfüzyonluk/Enjeksiyonluk Emülsiyon İçeren Ampul' ve 'Dormofol yüzde 2 İ.V. İnfüzyonluk/Enjeksiyonluk Emülsiyon İçeren Ampul' adlı ürüne satış blokajı uygulandığı bildirildi.

Yazıda, söz konusu ilaçlar hakkında inceleme ve analiz sürecinin başlatıldığı bilgisi verilerek, bu ilaçların kullanımının durdurulması talimatı verildi. Adı geçen ürünlere geri çekme işleminin de uygulandığı vurgulanan yazıda şöyle denildi: "Satış blokajı ve geri çekme işlemi uygulanan partilere ait listeler ekte yer almakta olup, geri çekme işlemi uygulanan partilerin kullanımının durdurularak ivedilikle iade işlemlerinin yapılması gerektiği, analiz süreci devam eden satış blokajı uygulanmış partilerin ise ivedilikle kullanımdan çekilerek nihai karar verilinceye kadar karantina altında tutulması gerektiği hususunun ilinizde bulunan ve ilgili ürünleri bulundurabilecek tüm sağlık kurum-kuruluşlarına duyurulması, ayrıca kurumumuz resmi internet sitesinde yapılan bu doğrultudaki duyuruların titizlikle takip edilmesinin önem arz ettiği hususunda bilginizi ve gereğini rica ederim."

'ECZANELERDE SATILMIYOR'

Antalya Eczacılar Odası Başkanı Mehmet Ertekin ise çok sık kullanılan bu anestezi ilacın, eczanelerde satışı yapılan bir ürün olmadığını vurguladı. Ertekin, "Bu yazı kliniklere, hastanelere iletildi, oralarda da uygulamasında durdurulmaya gidilmiş durumda" dedi.

İlacın ameliyathanelerde genel anestezi için kullanılan bir ürün olduğunu, bu nedenle eczanelerde bulunmadığını dile getiren Ertekin, "Sadece hastane alımları içerisinde gerçekleşebiliyor. Serbest eczanelerde bulunabilen veya temin edilip, hastalara iletilebilen bir ürün değil. Bakanlığın toplatılma kararı, tüm hastanelere ulaştırıldı. Olayla ilgili araştırma devam ediyor. O etken maddeye mi bağlı, yoksa sadece o sınıfa ilişkin genel bir şey mi var araştırmalar yapılıyor" diye konuştu.

İlacın çok kullanılan genel anestezi ürünü olduğunu anlatan Ertekin, "Ancak sıkça kullanılan eşdeğer markalar da var piyasada. Hastaneler ürünü direkt üreticiden temin ediyor. Çünkü depolarda da bu ürün yok. Hastaneler ihale usulü ihtiyaçlarını temin ediyor, bu ürün de o kalemler içerisinde kalıyor. Bu tip önlemler zaman zaman oluyor, geri çekme ve toplatmalar. Belli serilerden yola çıkılıyor, vakalara göre davranılıyor. Bakanlık gerekli önlemleri net ve kesin bir şekilde alabiliyor. Hastalarımızın, vatandaşlarımızın bu konuda panik yapmasına gerek yok" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Röp: Antalya Eczacılar Odası Başkanı Mehmet Ertekin

Haber: Mehmet ÇINAR- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA-DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===============

Ayşe Tuba'yı öldürmeden önce 'Satır aldım, tuzağa düşürüp, kafasını keseceğim' demiş ESKİŞEHİR'de satırla başına vurularak öldürdüğü 2 çocuk annesi Ayşe Tuba Arslan'ın (45) katil zanlısı eski eşi Yalçın Özalpay (52) hakkındaki iddianame hazırlandı. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede Özalpay hakkında 'tasarlayarak, canavarca hisle ve eziyet çektirerek' kasten öldürme suçundan ömür boyu hapis cezası istendi. Yalçın Özalpay'ın taksicilik yaptığı sırada aracına binen bir müşterisine "Kendime satır aldım, Ayşe Tuba'yı tuzağa düşüreceğim, kafasını keseceğim, pusuda bekliyorum" dediği ortaya çıktı.

Eskişehir'deki anaokulunda aşçı olarak çalışan 2 çocuk annesi Ayşe Tuba Arslan, Odunpazarı ilçesindeki Atatürk Bulvarı'nda geçen 11 Ekim'de, boşandığı 24 yıllık eşi Yalçın Özalpay'ın

satır ve bıçaklı saldırısına uğradı. Arkasından gelen Özalpay, Ayşe Tuba Arslan'ın başına satırla vurduktan sonra çevredekilerin tepkisi üzerine kaçtı. Polis ekiplerince yakalanıp, gözaltına alınan Özalpay, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Eski eşinin satırlı saldırısı sonucu ağır yaralanan Ayşe Tuba Arslan, tedavi gördüğü Osmangazi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 44 gün sonra hayatını kaybetti. Ayşe Tuba Arslan'ın, ölmeden önce eski eşi hakkında 23 kez suç duyurusunda bulunduğu ve 1, 2, 6 aylık uzaklaştırma kararları aldırdığı belirlendi.

İDDİANAME MAHKEMEYE GÖNDERİLDİ

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Ayşe Tuba Arslan'ın öldürülmesine ilişkin soruşturma tamamlandı. Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Mustafa Şinasi Koç tarafından hazırlanan 4 sayfalık iddianame 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Katil zanlısı Yalçın Özalpay hakkındaki 'tasarlayarak, canavarca hisle ve eziyet çektirerek' kasten öldürme suçundan ömür boyu hapis cezası istendi.

YOLDA KOVALAYIP YAKALAMIŞ

İddianamede, Ayşe Tuba Arslan ve Yalçın Özalpay'ın 10 Eylül 2019 tarihinde boşandıkları bilgisini yer verilirken, katil zanlısı Özalpay'ın eski eşi Ayşe Tuba Arslan'ı takip ederek ve kovalayarak yakaladığı ve Vişnelik Mahallesi Atatürk Caddesi'nde bıçak ile satırla saldırarak birden çok yerinden yaraladı belirtildi. Arslan'ın tedavi altına alındığı Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 44 gün sonra hayatını kaybettiği kaydedildi. Yapılan otopsi işleminde Ayşe Tuba Arslan'ın ölüm nedeni olarak kesici, ezici alet yaralanmasına bağlı kafatası kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve sonrasında gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği anlatıldı.

'İMDAT YARDIM EDİN' DİYE BAĞIRMIŞ

İddianamede olayın tanığı olarak ifade veren Emre Ö. ve Caner G., kafede oturdukları sırada  Yalçın Özalpay'ın Ayşe Tuba Arslan'ı kovaladığını anlatarak, "Kaçan kadın yardım çığlıkları atarak 'imdat yardım edin' diye bağırdı. Satırla kadını kovalayıp yakaladı. Satır ile kadının kafasına doğru tahmini olarak 10 ya da 15 kez vurduğunu gördük" dedi.

MÜŞTERİSİNE BİLE ÖLDÜRECEĞİNİ SÖYLEMİŞ

Katil zanlısı Yalçın Özalpay'ın taksicilik yaptığı dönemde müşterisi olan Şebnem T. de kendiliğinden Cumhuriyet Savcılığı'na başvurarak ifade verdi. Şebnem T., Yalçın Özalpay'ın taksi durağında taksi şoförü olarak zaman zaman müşterisi olduğunu söyleyerek, "Bir seferinde şüpheli Yalçın bana eşini öldüreceğini söyledi. Başka bir sefer ise kendisine satır aldığını, Ayşe Tuba'yı tuzağa düşüreceğini, kafasını keseceğini, pusuda beklediğini. Ayşe Tuba'yı hep tartakladığını söyledi. Konuşmalarının yanlış olduğunu söyleyerek nasihatta bulundum" dedi.

KATİL ZANLISI KENDİSİNİ SAVUNDU: BİR ANLIK CİNNET

Katil zanlısı Yalçın Özalpay ise savcılıkta verdiği ifadesinde eski eşi Ayşe Tuba Arslan'ı 'bir anlık cinnet geçirerek' öldürdüğünü belirterek, "Bir anlık cinnet geçirerek olayı gerçekleştirdim. Çeşitli şahıslardan tehdit aldığım için olayda kullandığım bıçağı belimde, satırı da torba içerisinde taşıdım" diyerek kendisini savundu.

SATIR TAŞIMASI HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI

İddianamede Yalçın Özalpay'ın boşanmadan önce ve boşanma sürecinde Ayşe Tuba Arslan'a yönelik birçok kez çeşitli eylemlerde bulunduğu ve olay sırasında yere düştükten sonra bıçaklamaya devam ettiği hatırlatılarak, "Şüphelinin maktule karşı değişik tarihlerde gerçekleştirmiş olduğu eylemler, şüphelinin yanında hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde bıçak ve satır taşıması, olay tarihinde de maktulü takip edip kovalayarak yakaladıktan sonra maktule karşı sayısız kere bıçak ve satırla vurup, yere düştükten sonra dahi bıçak ve satır ile vurmalarına devam etmesi, şüphelinin maktule bıçak ve satır ile vururken özellikle vücudunda hayati tehlike yaratacak bölgeleri tercih etmesi, söz konusu eylemi eski eşi olan maktule yönelik tasarlayarak canavarca hisle ve eziyet çektirerek gerçekleştirdiğini gösterir" ifadeleri yer aldı.

AYŞE TUBA İÇİN 17 KADIN AVUKAT GÖNÜLLÜ

Ayşe Tuba Arslan'ın eski eşi Yalçın Özalpay tarafından öldürülmesiyle ilgili gönüllü olarak davaya katılan ve vekaletname çıkaran 17 kadın avukat, Arslan'ın ailesine destek verecek. Avukat sayının mahkeme aşamasında artacağı ve sadece kadın avukatların görev alacağı öğrenildi.

ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE

ESKİŞEHİR

================

Hem spor yaptı hem yem bıraktılar

AFYONKARAHİSAR'ın Çay ilçesinde faaliyet gösteren Çay Dağcılık Trekking Grubu üyeleri Sultan Dağları'nda hem yürüyüş yaptı hem de soğukta yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlar için doğaya yem bıraktı.Çay Dağcılık Trekking Grubu üyeleri hafta sonu bir araya gelerek, olumsuz hava nedeniyle doğada yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanları için Sultan Dağları'na tırmanarak Mahsen Yaylası, Gelincik Tepesi ve Sivrice Tepesi'ne çıkarak hem spor yaptı hem de doğaya yiyecek bıraktı. Grubun Başkanı Ali Demiral, "Bu haftaki Sultandağları rota yürüyüşümüz Sivrice bölgesi Mahsen Yaylası, Delikli Kaya Mağarası gidiş geliş toplamda 25 kilometre sürdü. Her meslek gurubundan katılım oldu. Karar aldık yürüyüşe katılan arkadaşlar yanlarına yiyecek aldı. Yürüyüş güzergahımızda tüm canlılar için yiyecekler bıraktık. Böylece haftalık yürüyüşümüzü tamamladık. Çay sınırlarından başlayarak Akşehir sınırlarına kadar uzanan Sultan Dağları'nın her bölgesini program dahilinde her hafta dolaşıyoruz. Hava şartları bizi etkilemiyor. Cesareti ve sağlığı yerinde olan tüm vatandaşlarımızı bu gezilere katılmaya bekliyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------Yemek bırakırken görüntüYürüyüşten görüntüler

HABER- KAMERA: Muzaffer NAL/ÇAY,

==========================

Bakan Pakdemirli, 'Bobo'ya sahip çıktı

MERSİN'de, katarakt nedeniyle görme yetisini kaybeden ve sahipleri tarafından tedavi masrafları karşılanamayan 12 yaşındaki doberman cinsi 'Bobo'nun İstanbul'da yapılacak tedavi ve ulaşım masraflarını Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli üstlendi.

Ev kadını Ferda Şahin'in (50) 12 yıl önce 3 aylıkken sahiplendiği 'Bobo', yaklaşık 5 ay önce görme sorunu yaşamaya başladı. Katarakt olduğu belirlenen 'Bobo', 1 ay önce de görme yetisini tamamen kaybetti. Bunun üzerine Şahin, kentte veterinerle yaptığı görüşmede 'Bobo'nun Ankara ya da İstanbul'daki bir pet kliniğinde özel olarak ameliyat edilmesi gerektiğini öğrendi.

Ferda Şahin, veterinerlerin tavsiyesi ile yaptığı araştırmada İstanbul'daki pet kliniğine ulaşarak, sorunu anlattı. Klinik yetkilileri 'Bobo'nun ameliyatını yapabileceklerini, bunun için de yaklaşık 6 bin TL gerektiğini bildirdi. Çocuğu gibi baktığı köpeğinin sağlığına kavuşabilmesi için gerekli maddi imkana sahip olmayan Şahin, "Bobo'nun körlüğünün kalıcı hale gelmemesi için tek bir şansı var. Bu şansı ona verelim. Ağzı var, dili yok, derdini anlatamıyor. Sağa sola çarpıyor, acı çekiyor. Elimden de bir şey gelmiyor. İmkanı olanlardan yardım istiyorum. Bobo'nun gözlerini açtıralım" diye yardım istedi.

TEDAVİ VE ULAŞIM MASRAFLARI GİDERİLECEK

Şahin'in yardım çığlığını Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemir duydu. İki gün önce Mersin'e yaptığı ziyarette Şahin ile buluşan Pakdemirli, yakından ilgilendiği 'Bobo'nun tedavisi için gerekenlerin yapılması konusunda talimat verdi. İlaç tedavisine başlanan 'Bobo'nun, 1 hafta içerisinde İstanbul'da veteriner hekim Prof. Dr. Murat Şaroğlu tarafından ameliyat edileceği, tedavi ve ulaşım giderlerinin de karşılanacağı öğrenildi.

Köpeğinin sağlığına kavuşacağı için mutluluk duyan Ferda Şahin, Bakan Pakdemirli'ye teşekkür etti.

Görüntü Dökümü-------------------------***ARŞİV***-Ferda Şahin köpeği Bobo ve arkadaşı ile birlikte yürürken-Şahin'in köpeği gezdirmesinden genel ve detay-Köpeğin gözlerinin görüntüsü-Ferda Şahin ile röp-Yasemin Durgun ile röp

SÜRE: 5'00"    BOYUT: 58 MB

Haber-Kamera: Mustafa ERCAN/MERSİN,

=========================

Başkan Sayan, direksiyon başına geçerek otobüs tanıttı

AĞRI Belediye Başkanı Savcı Sayan, yeni alınan 20 otobüsü tanıtmak için direksiyon başına geçti. Sayan, öğrencibüsten sonra, hastabüs uygulamasını başlattıklarını kısa zaman sonra da öğretmenbüslerin ulaşımda olacağını söyledi.

Ağrı Belediyesi tarafından alınan 20 otobüs düzenlenen törenle hizmete girdi. Belediye Başkanı Savcı Sayan, yeni otobüslerle 103 adet büyük küçük aracı halkın hizmetine sunduklarını belirtti. Otobüsleri tanıtmak için sürücü koltuğuna oturarak kent merkezinde tur atan Sayan, amaçlarının halka hizmet olduğunu ifade etti. Ulaşımda diğer kentlerin aksine sürekli ücretleri indirdiklerini vurgulayan Sayan, "Biz Ağrı'da öğrenciyi 25 kuruşa taşırken, 2 lira 25 kuruş olan tam bileti 1.5 liraya indirdik. Hastabüs diye bir uygulama başlattık vatandaşımızı 1 liraya taşıyoruz. Öğretmenbüs uygulamasını birkaç gün sonra başlatacağız. Biz bu uygulamalarla halkımıza hizmet için varız. Kar etmek için yarışmıyoruz, aslı hedefimiz zarar etmeden halkımıza hizmet etmektir. Sosyal devlet anlayışı budur, sosyal belediyecilik budur. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi gönül ve hizmet belediyeciliği ile Ağrı bunu başaracaktır, diğer illerede örnek olacaktır" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜAraçların görünümüBaşkan sayanın araç kullanımıBasına açıklama yapması öğrencilerle röportaj

Haber-Kamera: Servet ARSLAN/ AĞRI,

=====================

İzmir'de çalınan 80 küçükbaş hayvan sahibine teslim edildi

İZMİR'den çalınan 80 küçükbaş hayvanın bulunduğu TIR, Bursa'da ele geçirildi. Hırsızlık olayı ile ilgili iki şüpheli gözaltına alınırken, hayvanlar İnegöl'e gelen çiftçi Yusuf Tekin'e teslim edildi.

İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, İzmir'den çalınan 80 küçükbaş hayvanın, dün bir TIR ile Bursa istikametine geldiği istihbaratını aldı. Bunun üzerine harekete geçen polis ekipleri, marka ve modeli belirlenen 16 KPD 74 plakalı TIR'ın İnegöl'e giriş yaptığını tespit etti. Yoldan önlem alıp TIR'ı durdurarak arama yapan polis ekipleri, dorsesinde 80 adet küçükbaş hayvan buldu. TIR sürücüsü Tamer D. ile yanında bulunan Umut C., hırsızlık şüphelisi olarak gözaltına alındı. Daha sonrasında küçükbaş hayvanların sahibinin çiftçi Yusuf Tekin olduğu belirlendi. Haber verilen Yusuf tekin, Bursa'nın İnegöl ilçesine gelerek hayvanlarını teslim aldı.

Polis ekiplerinin olay ile ilgili soruşturması sürüyor.

Görüntü dökümü;-Koyunlardan detaylar

Süre: 46 saniye, Boyut: 52 MBHaber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL,(Bursa),

==================================

Marketteki soygun güvenlik kameralarında

BURSA'da girdiği markette, kasiyere tabanca doğrultan kimliği belirsiz bir kişi, kasadaki 3 bin lirayı ve cep telefonunu alıp, kaçtı. Soygun anı güvenlik kameraları tarafından görüntülenirken polis ekipleri soyguncuyu yakalamak için çalışma başlattı.

Olay, dün gece saat 23.00 sıralarında merkez Osmangazi ilçesi Çırpan Mahallesi'nde bir markette meydana geldi. Kaşkolla yüzünü kapatan kimliği belirsiz kişi, elinde tabancayla Darmstad Caddesi'ndeki markete girdi. Kasiyer Mert Ahmet Akaylar'ın (18) yanına giden soyguncu tabancasını doğrultarak, kasadaki paraları vermesini istedi. Kasadaki 3 bin lirayı ve kasiyerin cep telefonunu alan soyguncu, marketten çıkıp, kaçtı. Kasiyerin ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kameralarını inceledi.

SOYGUN ANI GÜVENLİK KAMERASINDA

Bursa'daki market soygununu dükkanın güvenlik kameraları kaydetti. Görüntülere, yüzünü kaşkolla kapatan soyguncu dükkana girerek elindeki tabancayı kasiyer Mert Ahmet Akaylar'a doğrulttuğu anlar yansıdı. Kasadaki paraları isteyen soyguncu 3 bin lira ile birlikte Akaylar'ın cep telefonunu alarak uzaklaştı. Bu sırada kasiyer Mert Ahmet Akaylar'ın büyük panik yaşadığı görüldü.

Polis ekipleri soyguncunun kimliğini belirleyip yakalamak için çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü: ------------------------------Soygun anı güvenlik kamerası

Süre: 00.41 Boyut: 77 MB

Haber: Mehmet İNAN/BURSA, - Kamera: Semih ŞAHİN/BURSA,

================================


Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel DHA YURT BÜLTENİ-14 - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement