
Erciyes Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Adnan Öztürk bir basın toplantısı düzenleyerek, cumhurbaşkanlığı seçimi, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin Ankara mitingi ve YÖK hakkında açıklamalarda bulundu.
Erciyes Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Adnan Öztürk, dernek binasında düzenlediği basın toplantısında cumhurbaşkanlığı seçiminin çok abartıldığını ve cumhurbaşkanını TBMM'nin seçeceğini belirten Öztürk, "Cumhurbaşkanı, cumhurun başıdır. Yani halkın başkanıdır. Dolayısı ile halka dayalı olmalıdır. Bizim anayasamızda hepimizin bildiği gibi cumhurbaşkanını halk seçmiyor. Onun yerine halkın seçtiği TBMM tarafından seçiliyor. Mevcut durumda da seçim takvimi öyle işleyecek gibi görünüyor. En azından Başbakan'ın ve hükümetin eğilimi ve gayreti bu yönde. Son bir yıldır bu meclisin süresi dolmak üzere olduğundan seçemeyeceği iddia edildi. Bu görüş tutmadı. Cumhurbaşkanının da süresi doluyor ama önümüzdeki 5, 10, 15 yılda etkili olacak mercilere atama yapabiliyor. Bu meclisin seçeceği anlaşılınca, cumhurbaşkanında olması gereken ve anayasada belirtilen hususlar dışında görüşler iddia edildi. Baktılar bu da tutmayacak yine hepimizin bildiği gibi 367 rakamı ortaya atıldı. Bunun da işe yaramayacağı anlaşılıyor. Şimdi de ülkemizin değişik yerlerinde gösteri ve mitingler düzenlenerek ülkede bir kargaşa ortamı hazırlanıp engelleme çabaları sürdürülmeye çalışılıyor. Belirli şahısların cumhurbaşkanı olamayacağı, hatta bazılarınca bu kişilerin cumhurbaşkanlığının karşı kaldırımlarında bile dolaşamayacağı gibi laflar ediliyor" dedi.
ADD'nin cumhurbaşkanlığı sürecini engellemek için yaptığı çalışmaları beyhude olarak nitelendiren Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Atatürkçü Düşünce Derneği'nin (ADD) düzenleyeceği Ankara mitingi için değişik üniversiteler değişik boyutlarda destek verme çabası içerisindeler. Atatürkçü düşünceyi yaymak dururken bu tür eylemler yapılması abesle iştigaldir. Sanki adamların gözleri dönmüş gibi. Toplantılarının Antalya'da yapılanına katılım oldukça az olmuş. Bizlerin üniversiteler ve değişik üniversitelerden öğretim üyeleri ve öğrenci bazında edindiğimiz izlenime göre bu mitinge katılım beklenenin altında olacak. Ülkeyi beş yıl Başbakan, bakan ve milletvekili olarak yöneten birilerinin cumhurbaşkanı olmasında ne gibi bir sakınca olacaktır. Başbakanlık makamının emanet edildiği şahıslara, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki her makam rahatlıkla emanet edilmelidir. Cumhurbaşkanlığı makamı birilerinin tekelinde değildir. Halkın içinden çıkan kişiler de Cumhurbaşkanı olabilmelidir. Bunun daha önce de örnekleri vardır. YÖK bu işlerle uğraşmak yerine öğretim üyelerinin özlük hakları ile uğraşmalıdır. Öğretim üyelerinin maddi durumları iyi değildir. Mutlaka bu işler için iyileştirme çabaları yapılmalıdır. YÖK'ün 367 rakamını dayatma gayretleri de boşunadır. Üniversite rektörleri atanırken bu sayısal rakamlara kendileri neden önem vermemişlerdir. Cumhurbaşkanlığı konusunda her kurum ve kişi görüş bildirebilir, demokratik hakkıdır. Yalnız bunu eyleme dökmeleri, karışıklık ve kargaşa ortamı oluşturma çabaları yanlıştır" dedi.
(SE-GS-ÖK-Y)
Son Dakika › Yerel › Bu Öğretim Üyeleri YÖK'e Ters! - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.