Antalya - Ekgegemen Bağış: Ab Sürecinden Korkanlar Var
"pkk da Ohal İstiyor"
"PKK DA OHAL İSTİYOR"
ANTALYA'da medya mensupları için düzenlenen AB seminerinde konuşan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Bugün ülkemizde hala AB sürecinden korkanlar var. Acaba AB Türkiye'yi böler mi, bizim kültürümüze karışır mı, inançlarımızla uğraşır mı, yediğimize içtiğimize karışır mı diye endişe duyan insanlarımız var" dedi.
Başbakanlık Avrupa Birliği Genel Sekreterliği'nin 'Medya Mensupları İçin AB Semineri' Antalya Dedeman Hotel'de başladı. İki gün sürecek seminerinin açılışına, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Uluslararası Avrupa Hareketi Başkanı Pat Cox, Büyükelçi ve AB Genel Sekreteri Volkan Bozkır, Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilci Metehan Demir, Radikal Gazetesi Ankara Temsilci Murat Yetkin ile medya mensupları ve akademisyenler katıldı.
Etkinlik, ozan Aşık Veysel'in, "Uzun İnce Bir Yoldayım" eseri Türkiye'nin 81 ilinin görüntüleri ile birlikte, kültürel farklıları temsil eden kişiler tarafından seslendirilen klip gösterimi ile başladı. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, merhum cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın, AB adaylık süreci aldığında "Uzun ince bir yoldayız" dediğini hatırlatarak, bu klipte Türkiye'nin bütün renkleri, farklı coğrafyalarının, farklı etnik gruplarının, farklı inanç gruplarının, farklı siyasi fikirlerin temsil edildiğini söyledi. Klibi hazırlayan Doğa İçin Çal grubunu tebrik eden Egemen Bağış, AB üyelik sürecinde bu eseri kullanmayı uygun bulduklarını açıkladı. Bağış, vefat eden Cumhuriyet Gazetesi başyazarı İlhan Selçuk'a da rahmet, basın mensuplarına başsağlığı dileğinde bulundu.
KORKULAR GERİDE KALACAK
Türkiye'nin AB sürecinin klipte de görüldüğü gibi bu ülkenin farklı renklerinin buluşabileceği çok ender platformlardan biri olduğunu belirten Egemen Bağış, şunları söyledi:
"Farklı düşüncelerimiz, farklı beklentilerimiz, farklı endişelerimiz, farklı şüphelerimiz, farklı korkularımız olabilir ama AB süreci işte bütün bu gelişen korkuların geride bırakılacağı bir süreç. Geriye dönüp baktığımızda Rahmetli Menderes'in başvuru yaptığı 1959 yılından, Türkiye'nin nereden nereye geldiğini değerlendirdiğimiz zaman, Türkiye'nin her geçen gün çok daha modern, çok daha demokratik, çok daha şeffaf, çok daha çağdaş, çok daha saygın bir ülke olma yolunda azim ve kararlılıkla ilerlediğini görüyoruz. ve bu ilerleme sürecinin gizli güçlerinden bir tanesi şüphesiz ki Türkiye'nin AB sürecidir."
AB sürecinin toplumu bilgilendirme yükümlülüğü olan medya mensupları tarafından da iyi irdelenmesi gerektiğini kaydeden Bakan Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin AB sürecinde çok özellikli kazanımlar var. Bazı şeyleri daha iyi algılamaya başlıyoruz. Ama hala algılama sorunu çeken siyasilerimiz, vatandaşlarımız var ama AB sürecinde bizim kimseyi kaybetmemiz gerekiyor. Bu süreçte herkese ulaşabilmemiz gerekiyor. Bugün ülkemizde hala AB sürecinden korkanlar var. Acaba AB Türkiye'yi böler mi, bizim kültürümüze karışır mı, inançlarımızla uğraşır mı, yediğimize içtiğimize karışır mı diye endişe duyan insanlarımız var. Maalesef bu korkular sadece Türkiye'de değil Avrupa'da da var. 'Bu Türkler gelir bizim birliğimizi bozar mı, bizi değiştirir mi diye korkanlar ve bunun üzerinden siyaset yapanlar var. Bu yüzden iletişim çok önemli."
EKSEN KAYMASI YOK
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde İran'a yaptırımlar konusunda 'hayır' oyu vermiş olmasının ve Gazze'ye insani yardım götürmek için yola çıkan gemilere İsrail saldırısının ardından Türkiye'de 'eksen' tartışmasının başladığını kaydeden Bakan Bağış, şöyle devam etti:
"Türkiye'nin yönü, son bin yıldır olduğu gibi bugün de batıya dönüktür. Bu rotayı değiştirmeye ne kimsenin niyeti vardır, ne de kimsenin gücü yeter. Ama biz batı rotasında ilerlerken doğuyu, kuzeyi, güneyi ihmal etmek zorunda da değiliz. Türkiye'nin AB ile müzakereleri başlattığı yıl İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreterliği'ni üstlenmiştir. Türkiye bu dünyadaki her 10 ülkeden 8'ini, 192 ülkeden 151'inin oyuyla her kıtada, her dinden, her ırktan aldığı destekle 47 yıllık bir aradan sonra dünya barışını korumakla mükellef BM Güvenlik Konseyi üyesi olmuştur."
Terör konusuna da değinen Bağış, "Hiçbir anne evladının kötü bir geleceğe sahip olmasını istemez. Hiçbir anne oğlunun dağa çıkmasını ve Mehmetçiğe silah sıkmasını istemez" dedi. Devletin teröriste gereken cevabı verdiğini belirten Bağış, "Ama yaşla kuruyu da ayırt edebilmek devletin görevidir. Evlat acısının dili dini, ideolojisi olmaz. Evlat acısı her anne için yürek yakar" diye konuştu.
AB ÜYELİĞİNDEN KUŞKUM YOK
Bağış, Türkiye'nin bugün Avrupa'nın 6'ıncı, dünyanın 17'nci ekonomik gücü olduğunu belitti. Avrupa'nın en güçlü ordularından birine ve genç dinamik nüfusuna sahip olan Türkiye'nin Avrupa'nın kilit ülkesi olduğuna dikkat çeken Bağış, "Türkiye'nin AB'ye üyeliğinden hiçbir kuşkum yok. O büyük randevuya hazır olmamız lazım. Türkiye'nin AB serüvenindeki yolu falan ilinden, falan mahallesinden geçmiyor, TBMM Genel Kurulu'ndan geçiyor" diye konuştu.
"PKK DA OHAL İSTİYOR"
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Antalya'da partisinin il danışma kurulu toplantısına katıldı. Anayasa kitapçığı fırlatılması olayını hatırlatan Egemen Bağış, 58, 59 ve 60'ıncı hükümetler döneminde hiçbir Ak Partili'nin başını öne eğecek bir kriz yaşatılmadığını söyledi. Türkiye'nin güneşini batırmaya hiç kimsenin gücünün yetmeyeceğini belirten Egemen Bağış, manşetle gelenin manşetle gideceğini, teşkilatla gelenin de teşkilatın gücü ile hizmetlerine devam edeceğini kaydetti. Terör belasının yeniden hortlatılmaya çalışıldığına işaret eden Bağış, şöyle konuştu:
''Taşeronların işleri arttı ama çabaları boşa. Türkiye ne terörle mücadeleden ne de onun en büyük düşmanı olarak görülen demokratik açılımdan vazgeçmeyecektir. Bu ülkede kardeşle kardeş arasına nifak sokmaya çalışanlara fırsat vermeyeceğiz. Herkesten daha cesaretli, daha vatansever, daha çok demokratız. Bizim siyasetteki rakibimiz falan-filan partisi değil. Rakibimiz kendi başarılarımızın üstünde başarılar elde edebilmektir. Bugün zannetmeyin ki OHAL isteyen Türkiye'de sadece bir siyasi partidir. En az onlar kadar PKK da OHAL istiyor. Kan üzerinden siyaset yapılıyor. Bin yıldır bu topraklarda devletiz ve hiç kimse haydutlukla buna engel olamamıştır."
12 Eylül'ün Türkiye tarihinde bir leke olduğunu belirten Egemen Bağış, şöyle devam etti: '' Demokrasi, insan hakları, kaybedilen bir jenerasyona karşı bir lekedir. Takdir-i ilahi 12 Eylül 1980'i 12 Eylül 2010'da değiştirme fırsatı sunulmuştur. 1960'dan beri Türkiye darbelerle yönetiliyor ve ne tesadüf 60'dan beri AB'ye girmeye çalışıyoruz. Darbe anayasaları ile Yunanistan'da, Portekiz'de AB'ye üye olamamıştı. 12 Eylül'de tarihi yeniden yazacağız.
Bugünkü Anayasa, yüce devlet diyor. Devletin yücesi olmaz. Bireyin yüce olursa devletin de öyle yüce olur. Uzun yıllardır çok büyük bir kaya parçasını yavaş yavaş dağın zirvesindeki yerine götürmeye çalışıyoruz ve bugün çok az kaldı. ya o kaya parçasını zirvedeki yerine bir daha hiç kimsenin oynatamayacağı şekilde yerleştireceğiz, ya da bir daha hiçbir zaman o kaya parçasını yeniden oraya çıkartamayacağız.'
Eksen kayması eleştirilerine de yanıt veren Egemen Bağış, Türkiye'nin ekseninin kaymadığını, belirterek, ''Türkiye duruyor kayan bir şey yok. Ekseni genişliyor' diye konuştu.
HABER -KAMERA : Mehmet ÇINAR/ ANTALYA,(DHA)
(Tür: Yurt)