Başbakan Erdoğan Adıyaman'da (2)
Toplu açılış törenine katılmak üzere eşi, kızı ve 6 bakanla birlikte Adıyaman'a gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kışkırtma ve provokasyonlara gelmeyeceklerini tüm sorunları kardeşlik hukuku içerisinde çözeceklerini söyledi.
Toplu AÇILIŞTA KONUŞTU
Toplu açılış törenine katılmak üzere eşi, kızı ve 6 bakanla birlikte Adıyaman'a gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kışkırtma ve provokasyonlara gelmeyeceklerini tüm sorunları kardeşlik hukuku içerisinde çözeceklerini söyledi.
Gezi eylemlerini ve CHP milletvekillerini eleştiren Başbakan Erdoğan, çözüm süreciyle silahların susması, terör ve ölümlerin adresi olan dağların halayların çekildiği dağlara dönüştüğünü ifade ederek, "Bu huzur ortamı, kardeşlik ortamını sabote eden, huzuru bozan tarihi vebalin altında kalır. Doğu ve Güneydoğulu gençlerin kanı üzerinden uyuşturucu ticareti yapanlar, tuzaklarda maşa olanlar bunun vebali altında ezilir, hesabını veremezler" dedi.
ADIYAMANLILARA TEŞEKKÜR
Valilik önündeki toplu açılış törenine gelen Başbakan Erdoğan, 'Türkiye seninle gurur duyuyor' sloganları arasında çıktığı platformda Adıyamanlılara teşekkür etti. Adıyaman'ın 11 yıl önce Ak Parti'nin kuruluşu sırasında geldiği kentlerin başında geldiğini ifade eden Erdoğan, "Samimiyetinize, ahde vefanıza ve bugüne kadar gösterdiğiniz teveccühe teşekkür ediyorum. Bir kardeş kardeşine nasıl sahip çıkarsa, sizler de bize öyle sahip çıktığınız için; şahsım, kabinem, milletvekilleri ve partimizin merkez karar yönetim kurulu adına teşekkür ediyorum. Allah kardeşliğimizi daim etsin, ve muhabbetimizi artırsın diye dua ediyorum. Biz bu uzun yolculuğa çıkarken ilk duraklarımızdan birisi Adıyaman'dı. 11 yıldır hem ülkemize, hem milletimize kesintisiz olarak hamdolsun hizmet üretiyoruz. Bizim millete ve ülkeye hizmetten başka gayemiz olmadı" dedi.
KİRLİ SENARYOLAR BOZULDU
AK Parti olarak iktidara geldikleri günden bu yana ülkeye hizmeti amaçladıklarını, kışkırtmaları boşa çıkardıklarını ve kirli senaryoları bozduklarını anlatan Başbakan Erdoğan şöyle konuştu:
"Ülkemize, millete hizmeti kendimize dert tasa edindik. Bu yola çıkarken yolculuğun başında Veysel Karani gibi haykırdık ve hakikaten gece gündüz demeden çalıştık. Bugün burada yapacağımız açılışlarda bunun bir diğer örneğidir. Ne dedik; durmak yok yola devam dedik. Olmaz dediler, yapamaz dediler, yapılamaz dediler ama sizler de gördünüz ki hepsi evelallah teker teker yapıldı, yapılıyor ve yapılacak. Daha yapacağımız çok şeyler var. Allah'ın izni, sizin duanızla rabbim ömür verdiği müddetçe size ve ülkemize hizmet etmeye devam edeceğiz. 11 yıl içinde çok zorluklar yaşadık nice engel ve engellemelerle karşılaştık, tuzaklarla, kışkırtmalarla karşılaştık ama o kirli senaryoların hepsi hamdolsun bozuldu. Hiçbir zaman yılgınlığa düşmedik; azimle, kararlılıkla yola devam ettik. Hiçbir zaman boynumuzu yere eğmedik, sırtımızı dönüp geri adım atmadık, sizin bizimle birlikte olduğunuzu hatırımızdan çıkarmadık. Sizin verdiğiniz emaneti; şerefimiz, onurumuz bildik ve o emaneti bugünlere, bu seviyelere taşıdık. Bizim millete ve ülkeye hizmet etmekten, eser kazandırmaktan, taş üstüne taş koymaktan, bu ülkeyi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmaktan başka hedefimiz yok. Bizim derdimiz kardeşlik, muhabbet ve sevgi, gayemiz ülke içinde bölgemizde, dünyada sadece ve sadece barış, sadece ve sadece dayanışma, dostluk ve kardeşlik. 11 yıl boyunca bu gaye, hedef ve hayallerle sizin hizmetkarınız olduk, bundan sonra da sadece hizmet üretmeye, ülkemizi ve şehirlerimizi yatırımlarla buluşturmaya devam edeceğiz."
SANAL GÜNDEMLERE TAKILIP KALMAYACAĞIZ
İktidar olarak halka hizmeti amaçladıklarını ve oluşturulan sanal gündemlere takılmayacaklarını anlatan Erdoğan, Gezi eylemleriyle başlayan olaylara katılanları eleştirdiği konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Biz sanal gündemlere takılıp kalmayacağız. Sanal gündemleri oluşturanlar zannettiler ki bizi meşgul edecekler. Soruyorum; şu hani adları Gezici'midir nedir bilemiyorum Adıyaman'a geldi mi? Gelemediler. Niye? Maya sağlam maya. Yapay tartışmalara Adıyaman prim vermedi, milletin enerjisini heba edenlerden olmadı, bizler de olmayacağız. Biz ülkeye zaman kaybettiren, zarar veren, yakıp yıkan, ellerinde molotof kokteylleriyle milletin huzurunu kaçıranlardan olmadık, olmayacağız. Ülkenin umudunu, hedeflerini, hayallerini örseleyen kirli işlerin, kirli tuzakların içinde iktidar olmadık, olmayacağız. Gayemiz sizlere hizmettir, bizi kimse millete hizmetten alıkoyamaz."
SANDIK DEMOKRASİNİN NAMUSUDUR
Konuşması sık sık sloganlarla kesilen Başbakan Erdoğan, tüm siyasi partilerin sandığa saygı duyması gerektiğini ancak geçmişte darbecilerle el ele olanların darbe çağrısı yaptığını ifade ederek şöyle devam etti:
"Sandık demokrasinin namusudur. Bu meydanlarda molotof kokteylleri ile dolaşan gençlere, onların arkasında olan CHP ve milletvekillerine sesleniyorum; eğer siz kendinize inanıyorsanız, kendinize güveniyorsanız demokraside sandık bu işin namusudur. Sandığa hazırlanırsın, sandıktan neticeyi alırsan biz de seni alkışlarız. Ama alamıyorsan başka yollara başvurarak milletin huzurunu kaçırmayın. Sandık sonucuna saygı duymak her siyasi parti için zorunludur. İktidarımız bunun teminatıdır. Ama bunlar geçmişte hep darbecilerle el ele oldukları için, hala darbe çağrısı yapıyorlar. Dertleri başka. Allah'ın izniyle burası ne Mısır ne Suriye'dir. Çünkü Türkiye artık bu işin olgunluğuna ulaşmıştır. Sandıktan çıkan neticenin takdire şayan olduğu bir ülke durumundadır ve dünyada da demokrasinin örneği olan ülke sınıfındadır. Sandıktan çıkan sonucu muhafaza etmek, emanete sahip çıkmak her hükümet için sorumluluktur. Milli iradenin tecelli edeceği yer sandıktır ve sandıktan çıkan TBMM'dir. Kimin ne hesabı varsa bunu sandıkta görmek zorundadır. Türkiye'de sandık sonuçlarını ayaklar altına alma dönemi artık kapanmıştır. Türkiye'de elinde güç olanın, elinde yetki olanın; millete dayatmalarda bulunma, yok sayma devri artık kapanmıştır. İşte halk burada ve halka rağmen iktidar mümkün değildir. Milletin isteklerine, karakterine, beklentilerine, milletin haklarına kulak tıkama, sırt dönme zamanı artık geri gelmemek üzere geçmişte kalmıştır. Altını çizerek ifade ediyorum; Türkiye'de ret, inkar, asimilasyon politikaları da artık ayaklarımızın altındadır ve geri gelmemek üzere o kapı da kapanmıştır."
BU TOPRAKLARDA ACILARI BİRLİKTE YAŞADIK
Türkiye'de 1071'den itibaren tüm halkların bu topraklarda acı, hüzün ve kederi birlikte yaşadığını söyleyen Başbakan Erdoğan, geçmişte insanların kendi ana dillerinde konuşamadıklarını ifade ederek kardeşlik çağrısı yaptı. Doğu ve Güneydoğu'da çekilen acıların ülkenin farklı bölgelerinde farklı şekillerde yaşandığını ifade eden Erdoğan, "Siz burada ne yaşadıysanız farklı şekillerde bizlerde güney, kuzey ve batıda onları yaşadık. Zulmün biçimi, rengi, tonu değişikti ama zalim ve zulüm aynıydı. 3 Kasım 2002 seçimleriyle birlikte biz bu zulme, ayrımcılığa, ret, inkar, asimilasyon teşebbüslerine ve onu yürürlükte tutanlara sizin verdiğiniz yetkiyle son verdik. Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Gürcü, Abaza, Roman, Boşnak kim olursa olsun hepsi bizim kardeşimiz. Biz yaradılanı yaradandan ötürü sevdik ve bizi ayırmaya çalışanlara hiçbir zaman prim vermedik, vermeyeceğiz. Kardeşliğimizi güçlü tuttuğumuz sürece bizi kimse yıkamaz, her zaman dik duracağız ama dikleşmeyeceğiz ve böyle de yürüyeceğiz. 1071'den beri yaklaşık bin yıldır bu topraklar üzerinde biz beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türkiye'yiz. Bu topraklar üzerinde her ne sorun varsa onu birlikte çözüp neticelendirdik, bundan sonra da birlikte çözeceğiz" diye konuştu,
PROVOKASYON VE KIŞKIRTMALARA GELMEYECEĞİZ
İktidara geldikleri günden itibaren birçok sorunu kardeşlik hukuku çerçevesinde çözüme kavuşturduklarını anlatan Başbakan Erdoğan, kışkırtma ve provokasyonlara gelinmemesi konusunda vatandaşları uyarıp, CHP'li vekilleri eleştirerek Alevilere seslendiği konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Provokasyonlara aldanmayacağız, kışkırtmalara gelmeyeceğiz. Kökü dışarıda olan, ipini Türkiye düşmanlarının tuttuğu provokatörlerin oyunlarına gelmeyeceğiz, tuzaklarına düşmeyeceğiz. Buradan Türkiye'deki Alevi kardeşlerime sesleniyorum; bakın geçen yıl ekim ayından itibaren ana muhalefetin bazı milletvekillerinin bizzat içinde olduğu bir kirli senaryo Türkiye'de sergilenmek isteniyor. Maalesef ibadethanelerde kirli kışkırtmalar yapılıyor, kan akması, gençlerin zamansız ölmesi içi her türlü tahrikler yapılıyor. Bir kirli el maalesef ana muhalefet milletvekillerini maşa olarak kullanıp Türkiye'de huzursuzluk çıkarmak istiyor. Soruyorum; CHP tarihinde başta genel başkanları olmak üzere araştırsın baksınlar acaba kaç tane cemevi açılmıştır? Yazılı ve görsel medyaya, köşe yazarlarına, düşünce adamlarına da sesleniyorum, onlar da araştırsın baksınlar. Ama birde AK Parti döneminde, Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı dönemlerde acaba ne kadar cemevi açılmış onlara da bir baksınlar. Görecekler ki CHP'li yönetimlerle mukayese edilemeyecek destekleri biz verdik. Daha Dersim'in hesabını veremedi bu CHP. Şimdi kalkıyorlar ülkemi karıştırmak için, milleti birbirine düşürmek için maalesef bütün vilayetlerimizde huzursuzluk meydana getiriyorlar. Şunu açık net söylüyorum; hukuk dışı eylemlere karşı Türkiye Cumhuriyeti devleti hukuk içinde her türlü müdahaleyi yapacaktır ve yapma hakkına sahiptir. Çünkü bizim huzurumuzu kimse kaçıramaz, tehdit edemez. Bize can, mal, nesil ve aklın güvenliği için görev verdiniz ve bütün bunları yerine getirmek zorundayız. Şu anda yaptığımız çalışmalar hep buna yöneliktir. Bu oyun, kirli tuzaklara karşı uyanık, sağduyulu, sabırlı ve itidalli olmak zorundayız. Türkiye, geçmişte yaşadığı o ağır acıları bir daha yaşamasın istiyoruz. Bunu Türkiye'ye tekrar yaşatmak ve bizi o karanlık geçmişe döndürmek isteyenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Hale bakın ekonomide sıçrama yapıyoruz, büyümede dünyada en öne geçiyoruz beyler rahatsız oluyor. İnanın meydan bulsalar zil takıp oynayacaklar. Bu CHP, bu. Maraş, Sivas, Gazi mahallesinin acılarını bize tekrar yaşatmak isteyenlerin oyunlarını tek tek bozmak zorundayız. Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe her sorunun çözüyor ancak Türkiye'nin güçlenmesinden, büyümesinden, kardeşliğin güç kazanmasından rahatsız olanlara karşı terörle mezhep çatışmasıyla gençleri kışkırtarak Türkiye'nin yürüyüşünü durdurmak isteyenlere karşı biz de tavrımızı koyacağız. Başımızı asla öne eğmeyecek, umudumuzu yitirmeyeceğiz, tuzaklara düşmeyeceğiz. Aldanan da, aldatanda olmayacağız. Birbirimizin yaşam tarzlarına, inançlarına, değerlerine, diline, kültürüne, geleneklerine ve özgürlüklerine saygı göstereceğiz."
KARDEŞLİK VE HUZURU BOZAN TARİHİ VEBALİN ALTINDA KALIR
Her zaman için ; tek vatan, tek millet, tek bayrak ve tek devlet dediklerini hatırlatan Başbakan Erdoğan, ikinci bir devlet isteğinin mümkün olmadığını söyledi. Çözüm süreci ile silahların sustuğunu, Cudi ve Kato dağlarının terör yerine halayların çekildiği, pikniklerin yapıldığı dağlar olarak gündeme geldiğini ifade eden Erdoğan şunları söyledi:
"Burada ikinci bir devlet isteyenler kusura bakmasın, onlar kendilerine nerede devlet buluyorsa buyursun oraya gitsinler. Ama burada tek devlet, tek vatan ve tek bayrağımız var bu bağımsızlığın ifadesidir. Yıldızı da şehitlerimizin ifadesidir. Tek milletiz bu nedir biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız, bununla bütünleşiyoruz, hepsiyle bir beraber oluyoruz. Önceki gün Şırnak'tan bir haber aldım Beytüşşebap'ta Kato dağından çok farklı güzel bir haber ve bazı anlamlı fotoğraflar medyaya yansıdı. Terörle, ölümlerle, kanla gündeme gelen Kato dağı askerimizin de halaya katıldığı düğünlerle gündeme geliyor. Cudi dağı acı haberle değil köyüne mezrasına dönen, oralarda piknik yapan vatandaşlarla gündeme geliyor. Fakat bunu yeniden bozma gayreti içinde olanlar var, bunlara fırsat vermeyeceğiz, dik duracağız. Bu dağlar terörün dağları değildir; pikniğin, kardeşliğin, halayların bunların yapıldığı dağlardır, olaya böyle bakacağız. Huzur ortamı devam ettikte, bölgede yatırımlar arttı. Aylardır bölgeden acı haberler gelmiyor, esnaf kepenklerini kapatmak zorunda kalmıyor, aylardır evlatlar anneleri tarafından gönül huzuruyla uğurlanıyor. Bu huzur ortamı, kardeşlik ortamını sabote eden, huzuru bozan tarihi vebalin altında kalır. Doğu ve Güneydoğulu gençlerin kanı üzerinden uyuşturucu ticareti yapanlar, tuzaklarda maşa olanlar bunun vebali altında ezilir, hesabını veremezler. Bu huzur ortamına sizler sahip çıkacaksınız. Adıyamanlı, Şanlıurfalı, Mardinli, Bingöllü kardeşim sürece huzur ortamına sahip çıkacak. Bölgedeki tüm vatandaşlarım bu huzur, barış, kardeşlik, sürecine sahip çıkacak. Buna sahip çıktığımız anda ülkenin havası da değişecektir. Silahlar aradan çekilecek siyaset konuşacak. Her ne meselemiz varsa siyasetle, diyalogla, istişareyle en önemlisi kardeşlik hukukuyla çözeceğiz."
BM İPE UN SERİYOR
Suriye'de bilinen 110 bin insanın öldüğünü, ölen 200 bin insanın ise bilinmediğini söyleyen Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin hala karar veremeyerek ipe un serdiğini dile getirdi. Kimyasal silah kullanımına verilen tepkinin, kitlesel imha silahlarına verilmeyişini eleştiren Erdoğan şöyle konuştu:
"Suriye'de bilinen 110 bin insan öldürüldü. Bir diktatör var orda, bu diktatör babasının varisi. Çünkü babası da geçmişte aynı katliamı 30 bin civarında yapmıştı, bu babasını geçti. Şu anda 110 bin bilinen, 200 bin bilinmeyen var. Fakat dünya ne diyor; 'kimyasal silahlarla 1700 kişi öldürüldü' diyor. Bundan dolayı Suriye'nin üzerine gidiyorlar, bizde diyoruz ki; sadece kimyasal silahlar mı, kitlesel imha silahlarını nereye koyuyorsunuz, onu niye gündeme almıyorsunuz? 1700 kişi, kimyasal silahlarla, 110 bin kişi tank, top, uçak ve helikopterlerden atılan bombalarla öldürüldü. Bunları niye bir kenara koyuyorsunuz? Neticesi ölüm olan her suçun dünyada hesaba çekilmesi lazım. Nerde hani dünyanın sesi? Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri burada hala kararını veremedi, ipe un seriliyor. Yok şurada şu toplantı, burada bu toplantı gücü olanlar burada adımını atmıyorlar. Şu anda Türkiye'nin tek ses olması, birlik olması, beraber olması gerekir. Burada yüz binlerce insanı öldüren 7 milyon vatandaşını göçmen haline getiren bir diktatöre karşı birliktelik sesi çıkarmayanlar bu ihanete zulme ortak oluyorlar. Bu topluluk hiçbir zaman zalimlerle beraber olmadı. Biz şuna inanıyoruz; alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste."
Mısır'da da demokrasinin askeri darbeyle yıkıldığını ve kendilerinin darbe yapanların yanında olmayacağını anlatan ve eliyle Rabia işareti yapan Erdoğan, "Biz Suriye halkının da Mısır halkının da yanındayız. Onlar bizim kardeşlerimiz, biz onların yanındayız. Ama zalimlerin, darbecilerin yanında değiliz bunun bilinmesi lazım. Bugüne kadar nasıl söylediysek bundan sonra da böyle söyleyeceğiz, dik duracak, hakkın ve halkın yanında olacağız" dedi.
25 BİN KİŞİ DİNLEDİ
Başbakan Erdoğan'ın eşi ve kızının yanı sıra 6 bakan, 2 genel başkan yardımcısı, çok sayıda milletvekiliyle geldiği törene yaklaşık 25 bin kişi izledi. Öğle saatlerinden itibaren alanı dolduran binlerce kişi, 40 derece sıcaklıkta Başbakan Erdoğan'ın gelişini bekledi. Yaklaşık 40 dakika platformda konuşan Erdoğan'a, kalabalık sık sık 'Türkiye seninle gurur duyuyor' sloganlarıyla destek verdi. Zaman zaman izdihamın yaşandığı alanda, aşırı sıcak nedeniyle baygınlık geçirenlere ise sağlık görevlileri tarafından müdahale edildi.
810 MİLYONLUK YATIRIM
Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından TOKİ tarafından yapılan 1060 konuttan bazı hak sahiplerinin anahtarlarını teslim etti. Başbakan Erdoğan, daha sonra eşi Emine Erdoğan ve yanındaki bakan ve milletvekilleriyle birlikte Adıyaman ve ilçelerinde 810 milyon liraya mal edilen 855 tesisin toplu açılışını gerçekleştirdi. Başbakan Erdoğan, yanındakiler kendisine sevgi gösterisinde bulunan vatandaşları selamladıktan sonra Ankara'ya dönmek üzere Adıyaman Havalimanı'na gitti.
SIKI GÜVENLİK ÖNLEMİ
Başbakan Erdoğan'ın ziyareti nedeniyle Adıyaman'da güvenlik önlemleri de en üst seviyeye çıkarıldı. Şehrin giriş ve çıkışlarında oluşturulan kontrol noktalarında kente gelen araçlar arandı, içinde bulunanlar kimlik kontrolünden geçirildi. Başbakan Erdoğan'ın konuşma yaptığı toplu açılış törenine gelenler üst aramasından geçirildikten sonra alana alındı. Başbakan Erdoğan'ın konuştuğu alan ve güzergahı üzerinde 1200 polis görev yaparken, bir helikopterle de havadan kontrol sağlandı.
KADINLARA KUTLAMA, ERKEKLERE ELEŞTİRİ
Başbakan Erdoğan platformda konuştuğu sırada kendisine yüksek sesle sevgi gösterisinde bulunan kadınlara teşekkür etti. Kadınları enerjisinden dolayı kutlayan Erdoğan, "Maşallah Adıyaman'da hanımların coşkusu ve heyecanı erkeklerden çok ileri. Erkekler herhalde çok yorgun, sesleri çıkmıyor. Bayanlar çok coşkulu, Allah coşkunuzu daim etsin, beyefendilere de örnek etsin" dedi.
Başbakan Erdoğan, kadınların parlamentoda Adıyamanlı kadın milletvekili görmek istedikleri yönündeki taleplerine de, "Adıyamanlı diyor ki; kadın vekil istiyoruz. Bu rekabet evelallah olmaz diye bir şey yok; Parlamentoda en güçlü kadın gruba biz sahibiz. 2015 seçimlerinde Adıyamanlı bir hanım kardeşimizi parlamentoda görmeyi kesinlikle arzu ediyoruz" dedi.