Başbakan Erdoğan AK Parti'nin adayları (3)

Son Güncelleme:

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim üzerimizde bölücü yaftası durmaz. Ama bunların zihinlerinde, masalardaki haritalarında ülkeyi nasıl böldüklerini milletim çok iyi ...

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim üzerimizde bölücü yaftası durmaz. Ama bunların zihinlerinde, masalardaki haritalarında ülkeyi nasıl böldüklerini milletim çok iyi görüyor" dedi.


Partisinin TBMM Grup toplantısında konuşan Erdoğan, gündeme değindi. Hep turist sayısındaki artışın zikredildiğini ama bir de yurt dışına giden vatandaşlar olduğunu belirten Erdoğan, 2003 yılında yurt dışına giden vatandaş sayısının 3,5 milyon iken şu anda 7 milyona yaklaştığını kaydetti. "Bu bir şeyi ifade ediyor herhalde. Her yıl yaklaşık 7 milyon vatandaşımız yurt dışına gidiyor. İş yapıyor, vazife yapıyor, turistik seyahat yapıyor. Nüfusumuzun yaklaşık onda biri artık dünyayı geziyor, görüyor, tanıyor" diyen Erdoğan, bu 7 milyon kişinin dışarıdan Türkiye'nin nasıl değiştiğini, ülkenin pasaportunun, parasının nasıl değer ifade ettiğini bizzat yaşadığını vurguladı.


Erdoğan, anamuhalefet partisi liderinin yurt dışına gittiğinde ülkesini şikayet edip alay konusu olduğunu öne sürerek, "Yavru muhalefet ise neredeyse hiç yurt dışına çıkmıyor. Balkanlara gitseler, Türk cumhuriyetlerine gitseler, Ortadoğu'nun sokaklarında dolaşabilseler inanın kendi ülkelerini daha iyi görecek, tanıyacak, kendi ülkeleriyle gurur duyacaklar. Ama bunlar bırakın Edirne'yi Kars'ı, hala Sivas'ın ötesine geçemiyorlar. Kardeşlerim bizim üzerimizde bölücü yaftası durmaz. Ama bunların zihinlerinde, masalardaki haritalarında ülkeyi nasıl böldüklerini milletim çok iyi görüyor. Hakkari'ye gidip Türk bayrağını sallamayacak, bir diğeri Van'a gidip geçmiş olsun bile diyemeyecek, sonra kalkıp bize hakaret edecek. Bunlar bu ya...Anamuhalefet Hakkari'ye, anlaşma yapıyor, oraya yanına Türk bayrağı alıp gidemiyor. MHP, Van depreminde kalkıp da Van'a gidemiyor. Sevsinler sizin gibi muhalefeti, sizin gibi milliyetçiliği... Milliyetçilik Diyarbakır'da da Trabzon'da da on binlere hitap edebilmek, yüz binlerin gönlünü kazanabilmek, her yerde aynı gönül diliyle konuşabilmektir. Milliyetçilik bütünleştirmektir, kucaklaşmadır, helalleşmedir" diye konuştu.


Türkiye'nin; attığı adımlarla zayıflayan değil, daha da güçlenen, güçbirliği, gönülbirliği, kader ortaklığı yapan bir ülke olduğunu anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Şunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın değerli kardeşlerim. Milletimiz bizi gayet iyi anlıyor, ne yaptığımızı görüyor, ne yapacağımızı da çok iyi biliyor. Attığımız her adımın milletin, ülkenin lehine olduğunu, Türkiye'yi büyütmek için olduğunu, her adımın samimi adım olduğunu milletimiz kalp gözüyle takip ediyor. Teoriler bir kenarda dursun, matematik hesapları onlar da bir kenarda dursun. Biz milletimizle teorileri de aşan, hesapları aşan bir iletişim şekli inşa ettik. Diyor ya Neşet Ertaş 'kalpten kalbe bir yol vardır görünmez/ gönülden gönüle gider yol gizli gizli. Evet, işte o günül diliyle, o kalp diliyle milletimizle konuşuyor, çok da iyi anlaşıyoruz. Bir sıkıntımız yok. Diyarbakır'daki coşku, Trabzon'daki heyecan bunun ispatıdır. Allah'ın izniyle ne yaparlarsa yapsınlar bu gönül dilini unutturamayacaklar, kalpten kalbe giden yolları yıkamayacaklar.


Unutmayın; tuzakların üzerinde bir tuzak var. Hesapların üzerinde bir hesap vardır. Biz iyi niyetli olduğumuz müddetçe, biz hayrı talep ettiğimiz müddetçe önce Allah'ın, sonra milletin hesabı, her hesaba galebe çalacak. Biz bugüne kadar her işimizde şunu söyledik; niyet hayır, akıbet hayır. Başladığımız her işe bu duayla başladık. 'Hak şerleri hayreyler, Zannetme ki gayreyler, Arif onu seyreyler; Mevla görelim neyler, Neylerse güzel eyler...' Biz bismillah diyerek başladık, hayır niyetle başladık İnşallah başladığımız her işte de hayırlı neticelere ulaşacağız. Hiç endişe etmeyin."

-"Dilsiz şeytan olanlardan olmayacağız"

Erdoğan, Mısır'da 3 Temmuz'da yapılan darbenin arkasında enkaz bırakarak ilerlemeye devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti:


"Ne yazık ki 3 Temmuz darbesinin ardından Mısır'da 4 bine yakın kardeşimiz şehit edildi, on binlercesi yaralandı ve binlercesi tutuklandı. Türkiye olarak bu darbeyi eleştirmemiz, Mısırlı kardeşlerimize sahip çıkmamız, tabii olarak darbecileri ciddi şekilde rahatsız etti. Cumartesi günü Mısır'daki büyükelçimizi istenmeyen adam ilan ettiler. Biz de hemen mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde Mısır'ın Ankara büyükelçisini istenmeyen adam ilan ettik. Mısır ile ilişkilerimizi maslahatgüzar seviyesine indirdik. En başta şunu söylemek istiyorum; Mısır'daki darbe yönetimi rahatsız oluyor diye hakkı söylemekten, Mısır halkının yanında durmaktan vazgeçmeyeceğiz. Unutmayın, biz dilsiz şeytan olanlardan olmayacağız. Bizim Mısır ve Mısır halkıyla ilişkimiz, öyle birkaç yıllık değil, asırlara sari. Hatta neredeyse bin yıllık ilişkidir. Bu zalim darbe yönetimi gelir ve geçer ama bizim Mısır halkıyla gönül bağımız ebedidir. Bedeli ne olursa olsun, Mısır halkının yanında durmaya, hakkı söylemeye, Mısır'daki askeri darbeyi ve insanlık dramını dünyaya anlatmaya devam edeceğiz.


Bir taraftan demokrasi diyecek dünya, öbür taraftan darbe yöneticileriyle iş tutacak. Bu nasıl demokrasi? İşte Batı dünyasının şu anda yaptığı bu. Ama Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak hangisiyle karşı karşıya geldiysem şu ana kadar, hepsine 'dik durmuyorsunuz, samimi değilsiniz demokrasi noktasında' diye kendilerine bunu söyledik, söylüyoruz. Niye? Eğer demokrasiye inanıyorsanız, eğer demokrasi diyorsanız, o zaman lütfen bu darbe yönetimlerine hep birlikte siyasi iktidarlar olarak bizler dersi vermemiz lazım. Basit menfaat ilişkileri sebebiyle eğer darbe yönetimleriyle iş tutmaya kalkarsak o zaman bu dünya, darbecilerin egemenliği altına girer ki gelecek kuşaklar 'bize nasıl bir dünya bıraktınız' diye ta'n ederler. Biz Mısır halkıyla sadece elçileriyle değil, birbirine karşı olan kalplerimizle irtibatlı haldeyiz. Bu irtibatı sürdürecek, Mısır halkıyla dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz."

-"Bunların geleceği okumak diye bir şeyi yoktur"

Başbakan Erdoğan, Pazar günü İran ile ilgili önemli gelişmeye şahit olduklarını, Cenevre'de İran'ın nükleer programıyla ilgili yürütülen müzakerelerde üç turun ardından olumlu sonuçlar alınmaya başladığını hatırlattı. 2010 yılında Tahran Deklarasyonu'nun ardından bu konuda ilk kez olumlu hava oluştuğuna dikkati çeken Erdoğan, "Elbette Cenevre'de bir ilk adım atıldı. Ancak başlı başına bu bile umut verici bir gelişme. Tarafların sağduyulu, yapıcı yaklaşımıyla sürecin daha ileriye götürülmesine umut ediyoruz" dedi.


En başından itibaren İran'a yaptırım uygulamak yerine, müzakerelerin sürdürülmesini, meselenin barışçıl şekilde diyalogla çözülmesini savunduklarını belirten Erdoğan, bunun için de çok yoğun ve samimi çabanın içinde olduklarını söyledi. İran'a yaptırım uygulanması kararına da Tahran deklarasyonu kapsamında Brezilya ile birlikte karşı çıktıklarını ifade eden Erdoğan, "Bizim bu çabamız dışarıdan daha çok içeride muhalefet tarafından eleştiri konusu yapıldı. 'Türkiye yalnızlığa itildi, Türkiye'nin ekseni kayıyor, Türkiye İran ile aynı fotoğrafta yer alıyor' dediler. Daha birçok eleştiri yaptılar. Gelinen noktada Cenevre'de ortaya çıkan sonuçla Türkiye'nin haklılığı ortaya çıkmış, Türkiye'nin tezleri kabul görmüştür. Buyrun beş artı bir... Bir araya geldiler mi geldiler, kucaklaştılar mı kucaklaştılar, işte bunlar geleceği okumaktır. Ama bizde ne anamuhalet ne yavrusu; bunların geleceği okumak diye bir şeyi yoktur. Türkiye'yi; haklı, ilkeli tutumundan olayı eleştirenler bugün mahcup duruma düşmüşlerdir. Biz dış politikada başkalarına göre pozisyon alan değil, ilkelerimize göre pozisyon alan bir hükümetiz. Suriye'de, Mısır'da nasıl hakkın yanındaysak, İran'ın nükleer çalışmaları konusunda da sadece hakkın yanında olduk. Suriye'de, Mısır'da nasıl başkalarına göre değil, ilkelerimize göre karar aldıysak; İran konusunda da başkalarına göre değil akıl ve vicdan dengesini gözeterek karar aldık. Türkiye'nin büyüklüğü de işte buradadır. Göreceksiniz zaman, İran konusunda olduğu gibi Suriye ve Mısır konusunda da haklılığımızı inşallah gösterecektir."


(Sürecek)


Kaynak: AA