Kılıçdaroğlu: "Yurtta Barış Dünyada Barış"
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 34.Olağan Kurultay'da yaptığı konuşmada, barışın altını çizdi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 34 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 34. Olağan Kurultay'da yaptığı konuşmada, barışın altını çizdi. "Yurtta barış dünyada barış" sözlerini salonda bulunan tüm CHP'lilere tekrarlatan Kılıçdaroğlu, "Egemen güçler ateşi elleriyle tutmazlar. Onlar ateşi tutacak maşalar ararlar. Onun için taşeronluğa soyunmayın, ateşi ellerinizle tutmayın, onurlu dik olun, kimseye boyun eğmeyin burası Mustafa Kemal'in ülkesidir. Yurtta barış dünyada barış" dedi.
CHP'nin Olağan Kurultayı'nda konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, ekonomik gelişmeler ve dış politikada izlenen yöntem konusunda iktidara sert eleştirilerde bulundu. Dünya'nın değiştiğini, yeni bir düzen ve iş bölümü bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, enerjinin her geçen gün pahalılaştığını ifade etti. İklim değişikliğinin yarattığı yeni bir ekonomik gerçek bulunduğu belirten Kılıçdaroğlu, "Bilim ve teknolojideki gelişme yeni bir ekonomik gerçektir. Dünyada bilgiyi, bilimi yakalamamızın, toplumu bilgiyle kaynaştırmamızın yolu dünyadaki gelişmeleri görerek, önemli adımlar atmasını sağlamaktır. Bizim güzel bir sözümüz var. "Büyük balık, küçük bağı yutar' diye, artık hızlı balık, yavaş balığı yutuyor işin özü budur" dedi. Türkiye'nin değişen dünyayı yakalamak için hızlı olmak, üretmek ve gönenç toplumu olmak zorunda olduğunu, bunun için gerekli olan stratejinin de hızlı yetenek inşaasından geçtiğini ifade eden CHP lideri, "Hızlı balık, yavaş balığı yutarsa, hızlı yetenek inşasını mutlaka sağlamak zorundayız. Bunun yolu çağdaş eğitimle olur. Türkiye'nin en büyük silah ne bor madenidir ne de toryum madenidir, Türkiye'nin elindeki en güçlü silah genç, başarıya aç insan potansiyelidir, bunu harekete geçirmemiz lazım" diye konuştu. Türkiye'nin üretebilmesi için üretim zincirini çağdaşlaştırıp bilimle tanıştırması gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin en ciddi sorunlarından birisinin işsizlik olduğunu, kadınların çalışma yaşamı dışına itildiğini, milyonlarca insanın yoksulluk sınırı altında yaşam savaşı verdiğini söyledi.
-İŞSİZLİK BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR-
Genç boşanmaların çığ gibi arttığını, iş kazalarında Türkiye'nin Avrupa birincisi dünya üçüncüsü olduğunu ve son 10 yılda iş kazalarında ölenlerin sayısının terörden çok daha olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, kadına şiddetin yüzde bin 400 arttığını, hapisanelerin tıkabasa dolu olduğunu kaydetti. İcra dairelerinde dosya sayılarında patlama yaşandığını sözlerine ekleyen Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:
"İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. İşsizlik, sağlıklı, düzenli, geleceği güvenle bakan bir toplumun en büyük tehlikesidir. Bu tehlikeyi görmemiz, gereğini yapmamız gerekiyor. Neden üreten Türkiye diyoruz; üreten Türkiye işsizliği değil, istihdam yaratan Türkiye demektir. Tüketim endeksli bir ekonomi işsizlik yaratmıştır, milyonlarca insanımız işsiz kalmıştır. Tüketen Türkiye finans sektörünü ön plana çıkaran Türkiye demektir. Finansal yatırım sanayi yatırımlarını önüne çekmekte. Bir masa ile sandalyeyle milyonları kazanmak mümkün hale gelmiştir. Sanayici ise dişe diş, göze göz bir mücadele vermektedir. Son 10 yılda ödediğimiz faiz, 328 milyar dolar. Bu parayla 10 tane GAP yapıyor."
-TÜKETİME ENDEKSLİ BİR EKONOMİ POLİTİKASI TARIMI DA ÇÖKERTTİ-
Tüketime endeksli bir ekonomi politikasının tarımı çökerttini ifade eden Kılıçdaroğlu, 2003 - 2010 yılları arasında ithal edilen tarım ürününün 70 milyar 449 milyon dolar ettiğini belirterek, "Bir dönem Türkiye'yi değil, Ortadoğuyu besleyen bir Türkiye Cumhuriyeti nasıl oluyorda son 10 yılda 70 milyar dolar tarım ürünü ve gıda ithal ediyor" diye konuştu.
Çiftçilere verilen mazot desteğinin miktarının 550 milyon TL, bu mazottan kesilen verginin ise 8 milyar TL olduğunu söyleyen CHP Lideri, Mustafa Kemal Atatürk'ün "Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamının yolunu alışkanlık haline getiren milletler evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybederler" sözlerine atıfta bulunarak, "O diyor ki; "üretin, çalışın, üreterek, çalışarak dünyada söz sahibi olabilirsiniz' diyor. Onunu için önce üreteceğiz, çalışacağı sonra gönenci toplumun her kesimine hakça dağıtacağız" dedi.
-EGEMEN GÜÇLER ATEŞİ ELLERİYLE TUTMAZLAR, ONLAR ATEŞİ TUTUCAK MAŞALAR ARARLAR-
Salonun sıcaklığı nedeniyle delegelerden ve partililerden izin alarak ceketini çıkaran Kemal Kılıçdaroğlu, dış politikaya yönelik değerlendirmelerde bulundu. Dış politika konusunda Türkiye'nin tarihinde en büyük kırılmaları yaşadığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Batının egemen güçlerin Ortadoğu'da taşeronluğuna üstlenmek... İşte burnunuzu böyle sürterler. Egemen güçlerin Ortadoğu'da taşeronluğuna üstlenmek tarihimize, insanımıza saygısızlıktır. Egemen güçler ateşi elleriyle tutmazlar. Onlar ateşi tutacak maşalar ararlar. Onun için taşeronluğa soyunmayın, ateşi ellerinizle tutmayın, onurlu dik olun, kimseye boyun eymeyin burası Mustafa Kemal'in ülkesidir. Yurtta barış dünyada barış diyorduk."
"Yurtta barış dünyada barış" sözlerini salonda bulunan partililerin tekrar etmesini isteyen Kılıçdaroğlu, Mustafa Kemal Atatürk ve halkın duymak istediğinin barış olduğunu kaydetti. Akdeniz açıklarında düşürülen uçağın nasıl düştüğünün halen bilinmediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Merak ediyorum bunlar saygın bir devlet mi, yoksa Türkiye Cumhuriyeti bir aşiret devleti mi oldu? Her kafadan bir sesin çıktığı bir yönetim anlayışı olabilir mi?" dedi.
-TÜRKİYE SORUNLAR BATAĞINA SÜRÜKLENDİ-
Hükümetin "sıfır sorun" sözünü anımsatan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin tam bir sorunlar batağına sürüklendiğini savundu. İktidarın sürekli olarak CHP'ye "niye savaş istemiyorsunuz yoksa Esad'ı mı destekliyorsunuz?" dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, Suriye'de yapılan katliamlara her zaman karşı olduklarını, bunu Mısır'daki sağır sultanın bile duyduğunu ancak iktidarın duymadığını savundu. Suriye'de, bütün dünya da hiç bir insanın burnunun kanamasını istemediklerini, yüreklerinde insan sevgisi olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, "Suriye'ye barışın özgürlük gelmesini istiyoruz ama uluslararası hukuk neyi öngörüyorsa bizde onu öngörüyoruz. BM, nasıl karar alırsa o karara saygı duyarız. CHP hukukun üstünlüğüne inanan bir partidir. Uluslararası hukuk neyi öngörüyorsa bizde onu destekliyoruz. Biz savaş istemiyoruz. Bölgemizde savaş istemiyoruz" dedi. Kılıçdaroğlu daha sonra ise kurultay salonunda bulunanlardan "Biz savaş istemiyoruz" sözlerini tekrarlamalarını istedi.
-CHP SORUN ÜRETEN DEĞİL ÇÖZÜM ÜRÜTEN BİR PARTİDİR-
Kurtuluş Savaşı'nda yedi düvele karşı mücadele edildiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, Kıbrıs Barış Harekatı'nın nedenlerine dikkat çekti. "Bizim insanımızı katlediyorlardı onun için yine bir sosyal demokratik düzen, yine bir CHP'li Kıbrıs'a gitti ve Barış Harekatı'nı gerçekleştirdi" diyen CHP Lideri, bir yıl önce hükümete Türkiye'de uluslararası Suriye konferansı düzenleme konusunda çağrıda bulunduklarını anımsattı. Bu konferansa İran, Rusya ve AB ülkelerini davet edilmesi ve bölgede "ağabeylik" yapılması öneri getirdiklerini ancak hükümetin bu öneriyi ellinin tersiyle ittiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bir yıl sonra Rusya bizim önerilerimizi sahiplendi. Suriye konferansını Rusya'da topladı. Kim prim yaptı, kimin saygınlığı arttı. Savaş kışkırtıcılığı yapan mı, soruna çözüm bulmak için uluslaları konferansı toplayan mı? CHP budur. CHP sorun üreten değil çözüm ürüten bir partidir" değerlendirmesinde bulundu.
-DIŞ POLTİKADA ÇİFTE STANDART OLMAZ-
Dış politikada çifte standart olmayacağının altını çizen Kılıçdaroğlu, şu tespitlerde bulundu:
"Suriye'de katliam var diye sabah akşam savaş tamtamları çalacaksın, öbür taraftan milyonlarca insanı katleden uluslararası tutuklama emri olan yargılanan Ömer El Beşir'i de Türkiye'ye çağırıp "merhaba' diyeceksin. Türkiye Cumhuriyeti'nin katillerle işi yoktur. Uluslararası mahkemelerin mahküm ettiği bir katili hangi yüzle, anlayışla, Türkiye'ye davet ediyorsun. Tutarsızlık bununla sınırlı değil. Bakınız, İsrail bizim düşmanımızmış. Sormazlar mı adama "sen Malatya Kürecik'e o İsrail kalkanını niye kurdun arkadaş' diye. İsrail'i korumak için onu oraya kurduğunu bilmeyen mi var? Bizim tarihimizde bizim dış politikamızda ilk kez bir sıcak çatışma halinde Rusya ve İran Kürecik'i vuracaklarını ilan ettiler. Düşman üretme üzerine bir dış politika üretme oluşturulabilir mi?"
-CELALLENMEK İSTEDİLER BİR TELEFON GELDİ, YELKENLERİNİ İNDİRDİLER, KOLTUKLARINI OTURDULAR-
Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin Doğu Akdeniz de zengin petrol ve doğal gaz bulduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, kaynakların aranma sırasında iktidarın adamaları savaş nedeni sayacağı ve donanma gönderileceği konusunda açıklamalarda bulunduğunu hatırlattı. Güney Kıbrıs'ın aramaları yaparak kaynakları bulduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, "Biz ne yaptık Piri Reisi gönderdik, yolda arızalandı geri çektik. Ağırıma giden bir şey var. Bir Rum bakan "bunları boşverin bunlar konuşurlar ama bir şey yapamazlar' dedi. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ağırıma gidiyor, Türkiye bu hale düşmemeliydi. Türkiye'yi bu hale düşürenlerin halkın yüzüne bakacak yüzleri olmaması lazım. Ne oldu Güney Kıbrıs olayında, celallenmek istediler bir telefon geldi, "aramayı yapan gemi bizim ülkemizin gemisidir' denildi, yelkenlerini indirdiler, koltuklarını oturdular ve seslerini kestiler. Onurlu duran dik duran bir Türkiye Cumhuriyeti, bu iktidar Türkiye'ye yakışmıyor" değerlendirmesinde bulundu.
-BÜYÜK SAVAŞLAR HER ZAMAN ENERJİ KAYNAKLARI ÜZERİNE ÇIKMIŞTIR-
Türkiye'nin enerji açısından Rusya'ya yüzde 60 oranında bağlı olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, dış politika da ekonomide de bütün yumurtaların aynı sepete konmayacağını ifade etti. Aklın bunun gerektirdiğini belirten CHP Lideri, sözlerine şöyle devam etti:
"Gittiniz yüzde 60 Rusya'ya bağımlı hale geldiniz. Bizim Dışişleri Bakanı ne diyor; "Biz Rusya'yı izole edeceğiz' diyor. Ne söyleyeyim... Büyük savaşlar her zaman enerji kaynakları üzerine çıkmıştır. 2035 yılında dünyanın enerji ihtiyacı yüzde 35-40 oranında artacaktır. Türkiye önümüzdeki 20 yıl içinde 280 milyar dolarlık enerji yatırımı yapmak zorundadır. Doğu Akdeniz'de tökezledik, Suriye ile halimiz belli, Irak'la, İran'la, Rusya'yla halimiz belli. ve siz 280 milyar dolarlık enerji yatırımı yapacaksınız. Karadeniz'de Güney Akım Projesini kendi karasularımız üzerinden Rusya'ya verdik. Gel buradan geç diye karşılığında hiç bir şey almadan Ne dedi Putin "Türkler bize yılbaşı hindisi armağan etti' dedi."
-TAŞERONA BİR ŞEY DÜŞMEZ-
Kılıçdaroğlu konuşmasında Türkiye ile Libya arasındaki ilişkileri de değerlendirdi. Başbakan Erdoğan'ın Muammer Kaddafi'nin elinden ödül aldığını anımsatan Kılıçdaroğlu, "Batının egemen güçleri Kaddafi'yi yemek için yola çıkarlar, sende şak şakçısı olursun, Kaddafi linç edilirken alkışlarsın sonra acaba Libya bize bir şey verecek mi diye bavul dolusu parayla oraya gideceksin. Libya'dan sana bir şey gelmedi. Onu egemen güçler daha önce paylaştılar. Sen onların taşeronluğunu yapıyorsun. Taşerona bir şey düşmez. Kıbrıs Barış Harekatı sırasında bize en büyük desteği veren Kaddafi'nin linç edilmesine bizim Başbakanımız neden alkış tutar, vefa denen bir şey var" diye konuştu.
-SIFIRA SIFIR ELDE VAR SIFIR-
Kılıçdaroğlu AB'ye üyelik sürecini de değerlendirdi. AB sürecinde gelinen noktanın belli olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Sıfıra sıfır elde var sıfır. Bizden sonra üyelik başvurusu yapanların hepsi üye oldu biz hala kıyıda köşede bir yerde bekliyoruz" dedi. (ANKA/DEVAM)
(EKİP/ORH) - Ankara