Mısır ve Suriye'deki Katliama Tepki Gösterileri

Son Güncelleme:

İHH Başkanı Yıldırım: "Esad, Saddam gitti, Allah'ın izniyle bu kimyasal silahtan sonra o çocuklarımızın nefesi seninde tahtını sallayacak. Sende gideceksin" İhvan sözcülerinden Hatip: "İslam hilafetinin merkezi Türkiye'dir"

Mısır'daki darbe karşıtlarına yönelik katliam ile Şam'daki kimyasal silah saldırısı, Gaziantep'te İHH öncülüğünde düzenlenen mitingde binlerce kişinin katılımıyla kınandı ve protesto edildi.


Suriye'de sarin gazı içeren kimyasal silah kullanılmasına, tüm dünyadan tepkiler gelmeye devam ederken 16 ilden Gaziantep'e İstasyon Meydanı'na gelen binlerce kişi katliamı protesto etti.


Mısır, Suriye ve Türk bayrakları ile Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin resimlerini taşıyan eylemciler, sık sık tekbirler getirerek, yapılan dualara iştirak etti.


Katılımcıların slogan atarken "Rabia işareti" yaptığı ve bazılarının da üzerinde bu işaret ve "Gazze-Antep" yazılı beyaz tişört giydiği görüldü.


Rabia işaretli dövizler taşıyan vatandaşlar, "Müslüman zulme sessiz kalamaz", "Müslüman uyuma kardeşine sahip çık",  "Birleşmiş Milletler terör örgütü", "Paşaların tankları, susturamaz halkları", "Esma yolun yolumuzdur" sloganları attı.


İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingte yaptığı konuşmada, Mısır'daki darbe karşıtlarına yönelik katliam ile Şam'daki kimyasal silah saldırısını kınadı.


Türk insanının fekakarlığının örnek bir duruş olarak nitelendiren Yıldırım, şunları kaydetti:


"Hep gözümüzü yaşarttı. Bizim insanlarımız çok fedakar insanlar, Bosna dedik ağladılar. Kulaklarındaki küpeleri, ellerindeki bilezikleri, yüzükleri verdiler. Erkekler ceplerini boşalttılar. Çocuklarımız en sevdiği oyuncakları ortaya koydular. Bir gün Bosna başka bir gün Çeçenistan, Kosova, Makedonya, Afganistan, Mısır, Libya,Suriye derken bütün İslam dünyasını gezdik. Bombaların altında çocuklarının kollarını ve bacaklarını kaybettiklerini gördük. Bizim yüreğimizde tuzun içerisinde çaresizlikten eridi bitti. Ama ayaktayız, direniyoruz ve kazanacağız." dedi.


"Suriye'deki kimyasal silah kullanılırken, o çocukların nefes alırken o vücutlarının titreyişini gördünüz mü?" diyen Yıldırım,  Esad ve Sisi'nin gördüğünü, yüreklerinde hiç acıma olmadığını belirterek, "Onlar hayvanlardan daha da aşağılıktır" ifadesini kullandı.


Batılı ülkelerin kendilerine göre çizdiği sınırların kendilerini ilgilenirmedini dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti:


"Bizim yüreğimizde ümmetin sınırları var. Biz Mısırlıyız, Suriyeliyiz, Iraklıyız. Yeryüzünde nerde bir mazlum varsa, bizde oralıyız. İstanbul ile Kahire arasında hiç bir fark görmedik. Esad, Saddam kimyasal silah attı, Halepçe'de 5 bin insanımızı katletti. Sende kimyasal silah attın, aldığımız rakam 4 bini geçmiş durumda. Esad, Saddam gitti, Allah'ın izniyle bu kimyasal silahtan sonra o çocuklarımızın nefesi seninde tahtını sallayacak. Sen de gideceksin. Hemde boynuna urganla, iple ve idam sahpesında gideceksin. Bunu göreceğiz."


Yıldırım, Mısır istihbaratının isteği üzerine İsrail'in Mavi Marmara'yı vurduğunu, şimdi Mısır'da Müslümanları katleden insanların yine istihbarat örgütü olduğunu belirtti.


Hüsnü Mübarek'in serbest kaldığını anımsatan Yıldırım, Mübarek'in tekrar hapse gireceğini belirterek, "Hanım kardeşlerime sesleniyorum. Sizde Esma'nın yerine kendinizi koyun da babasına cevaben mektup yazın ki Esma'nın unutulmadığını o baba bilsin. Cenaze namazını kılamadıysa Türkiye'de binlerce Esma'nın Muhammed Biltaci'nin yanında olduğunu bilsin. Eğer Mısır askeri kurtulmak istiyorsa, Esma'ya (vur) diyen komutanına silah doğrultutğunda kurtulur" diye konuştu.


AK Parti ve Saadet Partisi'ye mazlumlar için yaptığı mitingler için teşekkür eden Yıldırım, işadamlarının Başbakan Erdoğan'a (çok ileri gitme ekonomimiz bozulur) sözünü hatırlarak, "ABD ve Avrupa Türkiye'yi tehdit etti. Başbakan Erdoğan'da dedi ki (bizim ekonomik çıkarımız önemli değil, bizim kardeşlik çıkarımız vardır. Elbitte bir firavuna bir Musa gelir) dedi.  Biz yalnız kalmadık sırtımızı Allah'a dayadık. Allah bizi yalnız bırakmaz."


İhvan sözcülerinden Hüzeyfe El Hatip ise Allah'ın ayetlerinin Şam'da ve Mısır'da ümmetin bulunduğu her yerde okunduğunu ifade etti.


Okunan ayetlerin ümmeti koruduğunu vurgulayan Hatip, "İslam hilafetinin merkezi Türkiye'dir. Buradan bu İslam beldesinden, İslam hilafetinin merkezinden Allah yolunda cihad eden Şam'daki kardeşlerimize sesleniyorum. Biz yalnızca sizi desteklemiyoruz, buradaysak sizinle beraberiz. Ey Şam, Allah sizinle beraberdir ve sözünden dönmez. Gaziantep'den Rabia Meydanı'ndaki kardeşlerimize sesleniyoruz. O meydanda hiç bir günahı ve suçu olmadan kanları dökülen kardeşlerimize sesleniyoruz. Türkiye bu tür olayları tecrübe etmiştir. Kesinlikle bu zulmün karşısında susmayın. Suriye'deki kardeşlerimizi ise bugün Rusya ve İran bütün silahlarını orada kullanmış durumdadır."


Yasak olmasına rağmen Suriye'de kimyasal silahın Müslümanların üzerinde kullanıldığını kaydeden Hatip, bu katliamın Esed'in gidişinin habercisi olduğunu ifade etti.


Hatip, ABD, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin, Mısır'daki yapılan darbeye sevinmelerini yanlarına kar kalmayacağını, onların da günlerinin yakın oluduğunu belirtti.


"Bacılarımız, bu gün Esmalar şehit olsa da, bir esma şehit olur bin esma var" diyen Hatip, Türkiye ve halkının, hükümetin, Başbakan Erdoğan'ın ve Allah'ın Müslümanların yanında olduğunu sözlerine ekledi.


İHH öncülüğündeki mitinge 24 sivil toplum kuruluşu destek verdi.


Mitinge AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, Gaziantep Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu ve bazı belediye başkanları katıldı.



Mardin


Mardin'in Kızıltepe ilçesinde Mısır'daki darbe karşıtlarına yönelik katliamla, Şam'daki kimyasal silah saldırısı, Mustazaflar Cemiyeti üyelerince protesto edildi.


Kızıltepe Özgürlük Meydanı'nda toplanan grup adına basın açıklamasını okuyan Mustazaflar Cemiyeti yönetim kurulu üyesi İbrahim Bahadır, İslam aleminin kıyımdan geçirildiğini ve ümmetin kan ağladığını söyledi.


"Mısır'da, Suriye'de, Irak'ta, Çeçenistan'da 21. yüzyılın Kerbelası yaşanıyor" diyen Bahadır, şöyle konuştu:


"Yıllardır Filistinli kardeşlerimize zulüm ve ölüm yağdıran Siyonistler, Gazze'yi dünyanın en büyük açık hava hapishanesine çevirdiler. Mısırda bir günde 3 binden fazla kardeşimiz katledildi, 15 bine yakın Müslüman yaralandı. Suriye'de BM'nin rakamlarına göre ölenlerin sayısının 100 bini aştığı, bunun yarısının da masum sivillerin oluşturduğu vurgulanıyor. Resmi olarak bir buçuk, gerçekte ise iki milyon kişi göçmen durumuna düşmüş, dört milyon insan kendi ülkesinde sefalet hayatı yaşıyor."


Mısır'da yaşanan olaylara gözyaşı dökerken, Suriye'de yaşanan katliam haberinin yürekleri dağladığını ifade eden Bahadır, Suriye'de yaşanan vahşetin en büyük sorumlusunun baas rejimi ve Beşar Esad ile desek veren ülkeler olduğunu söyledi.


Midyat'ta ise Cevat Paşa Camisi'nde yatsı namazı sonrası, bazı sivil toplum kuruluşu üyeleri cami önünde toplanarak üzerilerinde "Rabia işareti" bulunan tişörtler ve rozetler taktı.


Tekbir getirip Rabia işareti yapan kalabalık, "Kahrolsun Zalimler, "Mursi'ye selam direnişe devam", "Kahrolsun küresel emperyalizm" ve "İhvana selam direnişe selam" sloganları attı.


Kur'an-ı Kerim tilavetinin okunmasının ardından konuşan Din Bir - Sen Midyat Temsilcisi Tevfik Acar,  "Mısır'da, Şam'da, Filistin'de, Gazze'de şehit olan her müminin kanı, binlerce müminin yeniden doğuşu için bir hayat, yol oldu" dedi.


Açıklamanın ardından bir süre daha slogan atan topluluk daha sonra dağıldı.



-Karabük


Mısır'da darbe karşıtlarına yönelik katliam ile Şam'daki kimyasal silah saldırısını protesto etmek için Karabük Genç Haraketi önderliğinde örgütlenen grup, Karabük Belediyesi önünde toplandı.


Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının destek verdiği etkinlikte, Suriye ve Mısır halkı için dua okudu.


Çeşitli dövizler açan kişiler, "Kahrolsun Sisi, Mücahit Mursi'" sloganları attı. - Ankara

Kaynak: AA