4. İstanbul Finans Zirvesi - Son Dakika
Son Dakika Logo

4. İstanbul Finans Zirvesi

4. İstanbul Finans Zirvesi
18.09.2013 16:50

Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Turhan: "Türkiye ile ilgili olumsuz haberlerin daha sıklıkla duyulduğu bir ortamda, NASDAQ gibi bir kuruluşun Borsa İstanbul ile doğrudan sermaye yatırımını da gündemde tutan bir ortaklığı yapmak istemesi bir çok uluslararası basında yer buldu"

EDA TOPÇU - Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, NASDAQ OMX ile Borsa İstanbul arasındaki stratejik ortaklığa ilişkin, "Türkiye ile ilgili olumsuz haberlerin daha sıklıkla duyulduğu bir ortamda NASDAQ gibi bir kuruluşun Borsa İstanbul ile doğrudan sermaye yatırımını da gündemde tutan bir ortaklığı yapmak istemesi bir çok uluslararası basında yer buldu" dedi.

Turhan, Anadolu Ajansı'nın (AA) resmi iletişim sponsoru olduğu ve "Kalıcı Büyümenin Finansmanı" temasının işlendiği 4. İstanbul Finans Zirvesi'nde AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Borsa İstanbul ile NASDAQ OMX'in stratejik ortaklığına değinen Turhan, Borsa İstanbul'un 1998'den bu yana teknolojisine yatırım yapmadığını, İstanbul'un uluslararası finans merkezi haline getirilmesi isteniyorsa, İstanbul'daki finansal işlemlerin uluslararası standartta, güvenlikte, hız ve etkinlikte gerçekleştirilmesi gerektiğini anlattı.

Bu anlaşmanın olumlu şekilde sonuçlandırılması halinde 2014 yılı başında başlayacak çalışmaların, iki yıl içinde Borsa İstanbul'un uyguladığı teknolojinin yenilenmesiyle sınırlı kalmayıp, şirketin teknik ekiplerinin her türlü teknik destek ve çalışmayı yapmasına yeterli hale gelmesini de sağlayacağını ifade eden Turhan, "NASDAQ gibi küresel bir ismin Borsa İstanbul'da yer alması, şirketin isminin yanına kendi adını yazdırması ülkemiz, piyasalarımız ve şirketimiz açısından sağlayacağı kazanımları dikkate almamız gerekiyor. Bu attığımız adım ön adımdır, bunun sonuçlanması düzenleyici ve denetleyici otoritelerin onayına bağlıdır. Yapılan çalışmaların neticesinde herkesin en doğru kararın alacağını düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

İbrahim Turhan, anlaşmadaki hissenin belli olup olmadığına ilişkin soruya ise NASDAQ OMX'in halka açık şirket olduğunu, ortaklıktaki pay sahipliği ve fiyatlamasıyla ilgili bir açıklama yapmanın söz konusu olmadığını söyledi.

Turhan, bu konuda çıkan haberlerin düşündükleri ve yürüttükleri müzakere çerçevesinden kopuk olacağını belirterek, "Türkiye ile ilgili olumsuz haberlerin daha sıklıkla duyulduğu bir ortamda NASDAQ gibi bir kuruluşun Borsa İstanbul ile doğrudan sermaye yatırımını da gündemde tutan bir ortaklığı yapmak istemesi birçok uluslararası basında yer buldu. Biz bundan ülkemiz adına büyük bir onur duyuyoruz" diye konuştu.

"Oluşacak yeni dengede, Türkiye yine rekabetçi bir üstünlük elde edecektir"

Fed Başkanı Bernanke'nin 22 Mayıs'ta yaptığı açıklamaların ardından, tahvil piyasasında likiditede yaşanan daralmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Turhan, şunları kaydetti:

"Tahvil Piyasası'nda piyasa yapıcısı bankalar var zaten. Özellikle hazinenin yaptığı ilk ihraçlarda ya da Merkez Bankası'nın bankalar arası para piyasasında yaptığı işlemlerde, bu piyasa yapıcısı bankalar, piyasa yapıcısı olmaktan kaynaklanan avantajlara da sahip oluyorlar.

Bizim aslında getirmeye çalıştığımız model, belki yeteri kadar likiditesi olmayan pay senetlerine de benzer bir yöntemle derinlik ve likidite sağlamak olabilir. Bunun gerçekleşmesi için de yeni teknolojinin bir an önce hayata geçirilmesi gerekir."

Turhan küresel ekonominin şu an büyük ölçüde birlikte hareket eden unsurlardan müteşekkil olduğunu dile getirerek, bunun sonucu olarak küresel ekonominin bir yerinde meydana gelen problemin, diğer bölgeleri de etkilediğini söyledi.

Geçmişte gelişmiş ekonomilerle gelişen ekonomilerin çok net çizgilerle birbirinden ayrıldığını, bugün ise böyle bir durumun artık kalmadığını belirten Turhan konuşmasına şöyle devam etti:

"Dolayısıyla piyasa hissiyatını etkileyen bu ölçekteki gelişmelerde zaman zaman fiyatlarda dalgalanmalar, likiditede azalmalar çoğalmalar yaşanabilir. Önemli olan bizim serbest piyasa ekonomisine, özel sektör öncülüğünde büyüme modeline bağlı, dışa açık ekonomiyi, yatırımcılar arasında aynı kuralların hakim olduğu, kurala göre oyunun oynandığı, oyunun ortasında kuralın değişmediği bir yapıyı sürdürmemiz.

Türkiye ekonomisinin temel dinamitleri o kadar güçlü ki, biz bunun yaptığımız sürece, eninde sonunda, bu dalgalanmanın arkasından oluşacak yeni dengede, Türkiye yine rekabetçi bir üstünlük elde edecektir."

Turhan, Türkiye'nin üstünlük elde etmesi için vazgeçilmez kuralları, "Piyasa ekonomisine sıkı sıkıya bağlılık, kuralların oyun esnasında değişmemesi konusunda ciddiyet ve dışa açık olma noktasındaki güven" olarak özetledi.

Krizden önce dünyada varlık fiyatlarında bir denge olduğunu hatırlatan Turhan, kriz sonrasında likiditenin kaybolduğunu, bütün fiyatların bozulduğunu hatırlatarak, bu bozulmanın rasyonelitenin ötesinde olduğu yorumunu yaptı.

İbrahim Turhan süreçte merkez bankalarının devreye girerek, "motorun yağsız kalıp yanmasını önleyecek" tarzda takviye yaptıkları ifadelerini kullanarak, "O son derece doğru ve mantıklı bir şeydi. Ancak maalesef daha sonra kolaycılığa sapıldı. Merkez Bankaları üstleniversin, Merkez Bankaları problemli varlıkları satınalsın, Merkez Bankaları bankaların bilançolarını temizlesin gibi bir anlayış ortaya çıktı. Öncelikle reel sektörde olan problem bankacılık sektörüne, bankacılık sektöründe olan problem kamu kesimine, kamu kesimindeki problem de Merkez Bankalarının bilançosuna taşındı" değerlendirmesinde bulundu.

Merkez Bankalarından gelen bu desteğin sürdürülebilir olmadığını herkesin bildiğine işaret eden Turhan, bunun değişmesinin zorunlu olduğunu söyledi. - İstanbul

Kaynak: AA

Advertisement