Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2014 yılı Türkiye'nin ekonomik büyümesini yüzde 3,3 olarak beklediklerini, büyümeye katkının da net ihracattan geldiğini bildirdi.
Türkiye Ekonomi Kurumu (TEK) tarafından Antalya Beldibi'nde düzenlenen 4. Uluslararası Ekonomi Konferansında konuşan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Türkiye'nin dengeli büyümesi için Merkez Bankası tarafından yürütülen politikalar ile Banka'nın fiyat istikrarına destek vermek amacıyla yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Merkez Bankası'nın fiyat istikrarına destek vererek dengeli büyümeyi desteklediğini kaydeden Başçı, iç denge açısından fiyat istikrarının çok önemli olduğunu vurguladı.
İhracatçılara destek amacıyla ihracat reeskont kredileri verildiğini kaydeden Başçı, Türk Eximbank veya gönüllü bankalar aracılığıyla verilen kredinin, kısa vadede libor, uzun vadede libor artı 20 baz puan şeklinde maliyet getirdiğini, bankaların da bu maliyeti ufak bir marj koyup ihracatçılara kullandırdıklarını söyledi.
TL olarak verilen bu kredinin avro veya dolarla geri alındığını vurgulayan Başçı, bu şekilde Merkez Bankası'nın döviz rezervlerine de katkı sağlandığını bildirdi.
Eski bir mekanizma olan bu uygulamanın küresel kriz sonrasında aktif olarak kullanıldığını anlatan Başçı, şöyle konuştu:
"Şu anda alacak bakiyemiz 9 milyar dolar civarında. Yani rezervlerimize artı ilave katkı girecek önümüzdeki dönemde. Biz bu limitleri şimdi gözden geçiriyoruz, aynı zamanda maliyetini biraz daha düşürmek için neler yapabiliriz ona bakıyoruz. Özellikle ilave 20 baz puanı almasak da olur gibi görünüyor. Dolayısıyla orada maliyette de düşüş söz konusu olabilecek, bu da 'ihracatçımızın talebini artıracaktır ve ilave bir kolaylık da bağlanabilecektir' diye düşünüyoruz."
Sürdürülebilir kredi büyümesinde referans oranının yüzde 15 olduğunu belirten Başçı, bunun makro hedeflerle de uyumlu bir kredi büyümesi olduğunu bildirdi.
-Dövizde borç verme faiz oranları gözden geçirilecek
Avro ve dolarda son borç verme faiz oranlarını gözden geçirdiklerini anlatan Başçı, son borç verme kredisinin kullanılamamasını ancak bir güven unsuru olarak kalmasını istediklerini söyledi.
ABD Merkez Bankası para politikasını sıkılaştırırsa, Merkez Bankası olarak dolarda yüzde 7,5 olan son borç verme faiz oranının biraz daha yükseltileceğini açıklayan Başçı "Herkes ABD Merkez Bankası sıkılaştırınca ne yapacağımızı merak ediyor, yapacağımız şey bu. Bankalarımız borçlarını döndürmeye devam edecekler, cari açık da iyileşmeye devam edecek, finansman ihtiyacı da yavaş yavaş azalacak" diye konuştu.
Bankaların çekirdek yükümlülükleri de desteklemek istediklerini belirten Başçı, öte yandan bankaların yurt dışından borçlanmalarından daha ziyade içiriye yönelmeleri, yani mevduatı ve sermayeyi tercih etmeleri şeklinde bir teşvik mekanizması getireceklerini bildirdi. Başçı, "Burada da zorunlu karşılığa ödediğimiz telafi faizi yoluyla bu mekanizmayı devreye alacağız. Daha çok çekirdek yükümlülüklerine önem veren bankalara biraz daha yüksek telafi faizi ödeyeceğiz zorunlu karşılıklarda" dedi.
83 milyar dolarlık likidite imkanı
İhracat reeskont kredileri yoluyla bu yıl toplam net rezervlere 13 milyar dolar civarında katkı yapılacağını öngördüklerini dile getiren Başçı, 38,5 milyar dolar bankaların parası, ayrıca zorunlu yabancı para cinsinden de 33,6 milyar dolar olmak üzere, bankaların Mekez Bankasında 72,1 milyar dolarları bulunduğunu söyledi.
Başçı, "Buna bir de 11 milyar dolarlık son borç verme limitini eklerseniz 83 milyar dolarlık bir likidite imkanı var" diye konuştu.
11 milyar dolarlık son borç verme limitini yukarı yönlü revize etmeyi planladıklarını kaydeden Başçı, 10 Aralık 2014 tarihinde yapacakları toplantıda bunu ilan edeceklerini bildirdi.
Başçı, şöyle konuştu:
"Bize hep soruluyor (ABD Merkez Bankası sıkılaştırırsa siz ne yapacaksınız?) Biz de bunu yapacağız işte. Bankaların bir hafta vadeli Merkez Bankası'ndan olur da bir borçlanma imkanları olursa, ondan önce rezerv opsiyonlarını kullanmalarını isteyeceğiz. Rezerv opsiyonunuzu kullandınız mı, oradaki imkan tamam mı. (Kullandık hala ihtiyacımız var) derlerse o zaman dolarda 7,5, avroda 6,5 borç alabilecek gelecek sene boyunca. 2016'da ABD Merkez Bankası artırırsa biz de 8,5'a çıkartacağız. Avroyu ise değiştirmeyeceğiz. Bu da bizim bir tür sıkılaştırmaya karşı güvence unsurumuz oluyor. Salı günü bir açıklama yapacağız, zorunlu karşılıklara telafi faizini bir teşvik unsuru olarak kullanılmasının detaylarını kamuoyuna açıklayacağız."
-Büyüme tahmini yüzde 3,3
Küresel büyümenin yavaşladığı bir dönemde Türkiye'deki ekonomik büyümeyi yüzde 3,3 olarak beklediklerini bildiren Başçı, katkının net ihracattan geldiğini, bundan da çok memnun olduklarını bildirdi.
Enflasyonun önümüzdeki dönemde düşmeye başlayacağını, istihdamda ise 2007-2013 döneminde yıllık yüzde 3,5'a yakın bir artış kaydedildiğini söyleyen Başçı, bu rağmen yüzde 9'lar seviyesinde olan işsizlik rakamının işgücüne katılımın hızla artmasından kaynaklandığını bildirdi.
Özellikle kadınlarda işgücüne atılımın her yıl bir puan arttığını kaydeden Başçı, bu artışın da devam edeceğini vurguladı.
İhracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 65'lerde bulunduğuna işaret eden Başçı, söz konusu rakam yüzde 70'e ne kadar çok yaklaşırsa dış denge probleminin de o kadar azalacağını ifade etti.
İhracatta ABD'nin payının arttığını Irak'ın ise düştüğünü söyleyen Başçı, ihracatçıların ürünlerini hızla başka pazarlarına kaydırmasının ihracaatta önemli bir avantaj olduğuna dikkati çekti.
Özel sektörde özellikle büyük firmaların yurtdışında borçlanmada herhangi bir zorluk yaşamadıklarını kaydeden Başçı, dolayısıyla Merkez Bankası olarak bankalara odaklandıklarını sözlerine ekledi.
- Antalya
Son Dakika › Ekonomi › 4. Uluslararası Ekonomi Konferansı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.