
AB Komisyonu, Türkiye'de eğitim harcamalarındaki artışın olumlu etkisinin görüldüğünü, ancak eğitimin kalitesi ve eğitimde kadın-erkek eşitsizliği sorunlarının devam ettiğini bildirdi. AB Türkiye'de devlet yardımlarının şeffaflığının artırılması konusunda ilerleme olmadığını, ihale mevzuatının AB müktesebatıyla aynı doğrultuda olmadığını belirtti.
-RAPORDA TÜRKİYE-
Raporda Türkiye hakkında yer alan değerlendirmelerden bir bölümü şöyle:
"-Enflasyon 2012'de önemli ölçüde düştü, fakat son dönemlerde yeniden hızlandı ve merkez bankası hedefinin üzerinde olmaya devam ediyor.
-Mayıs ayından bu yana Türkiye'nin finansal piyasaları ve Türk Lirası, uluslararası para koşullarında beklenen değişiklikler, iç siyasi huzursuzluk ve komşu Suriye'deki iç savaş bağlamında şiddetli aşağı yönlü baskı altında kaldı... Merkez bankası, şeffaklık ve öngörülebilirlikte zorluk çıkaran sıradışı ve kompleks bir para politika çerçevesi içinde çeşitli hedefleri izlemeyi sürdürdü. Politika duruşu sık sık değişen iç ve uluslararası koşullara yanıt vermek üzere ayarlandı.
-Önceki yılların aksine 2012'de mali hedef, harcama aşımları ve yetkililerin beklentilerinden daha hızlı gerçekleşen bir ekonomik yavaşlamaya bağlı olarak kaçırıldı... Genel yönetim mali dengesiyle ilgili zamanında bilgi eksikliği, genel kamu finansmanında şeffaflığı azaltmaya devam etti... Gelirlerde bir artış ekonomik aktivitede toparlanmayı yansıtıyor ve dolaylı vergiler son eylülden bu yana arttı... Genel olarak mali performans süren harcama aşırılıklarından olumsuz etkilendi fakat kamu borcunun sürdürülebilirliği boyutuyla tatmin ediciydi.
-Türk ekonomisi finansal belirsizlik krizleri ve küresel risk algısındaki değişikliklere karşı kırılgan kalmayı sürdürüyor ve makroekonomik politika karışımının iyileştirilmesi için ortam var.
- Hükümet ana sektörlerde fiyat ayarlama mekanizmasına müdahale etmeye devam ederken fiyat liberalizasyonunda bir ilerleme kaydedilmedi. Özelleştirme yeniden hız kazandı fakat görece düşük düzeyde kalmaya devam ediyor.
-Yeni iş kurma anlamında piyasadan çıkış maliyetli ve uzun süreli olur, iflas süreçleri hala ağır ve verimsiz kalırken piyasaya giriş koşulları tatmin edici.
-Ticaret hukukuyla ilgili yasal sistem görece iyi işlemeye devam ediyor, fakat bir ilerleme gözlenmedi.
-Finansal sektör iyi performans gösterdi ve esneklik sergilemeyi sürdürüyor.
-İşleyen bir piyasa ekonomisinin varlığı konusunda, piyasa mekanizmalarının fonksiyonelliği uygun seviyede.
-İnsani ve fiziki kapasite konusunda, reformlar ve artan eğitim harcamaları şu ana kadar eğitime devam etme ve okullaşma oranları üzerinde olumlu etki yaptı, fakat eğitimi kalitesi ve kız-erkek eşitsizliği konusunda önemli sorunlar devam ediyor... Ülkenin fiziki sermayesindeki iyileştirmeler ılımlı.
-Sektörel ve girişim altyapısı anlamında ağ endüstrilerinin liberalleştirilmesi hız kazandı.
-Devletin rekabet üzerindeki etkisi: Devlet yardımlarıyla ilgili 2011 eylülünde devreye girmesi gerekli mevzuat ikinci kez ertelendi. Devlet yardımları otoritesi hala resmi bir devlet yardım envanteri oluşturma ihtiyacı duyuyor. 2012 teşvik paketi dahil, tüm devlet yardım sisteminin müktesebatla uyumlu hale getirilmesiyle ilgili bir eylem planının yürürlüğe konulması bekleniyor. Kamu ihaleleriyle ilgili yasal çerçeve eşitli muafiyetler içermeye devam ediyor ve hala AB müktesebatı doğrultusunda değil. Devletin etkisi ve rekabetçilik konusunda, genel olarak, devlet yardımlarında şeffaflığın artırılmasında ilerleme olmadı.
-AB ile ekonomik entegrasyon yüksek olurken Türkiye'nin uluslararası fiyat rekabeti 2012'de, birim emek maliyet artışı ve para biriminin değer kazanmasına bağlı olarak önemli ölçüde düştü."
Son Dakika › Ekonomi › Ab Komisyonu (3/son): Eğitim Harcamalarında Artış Olumlu Etki Yaptı, Ancak Eğitimde Kalite Sorunu... - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.