Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı
Jean Maurice Ripert, Türkiye'ye 2002-2013 yılları arasında sağlanan katılım
öncesi finansal desteğin yaklaşık 6 milyar avroya ulaştığını belirterek, "Sadece
bu yıl gerçekleştirilen 900 milyon avro, tüm AB ülkelerinin dünya üzerindeki tek
bir ülkeye sağladığı en yüksek miktar olmuştur" dedi.
Kalkınma Bakanlığı tarafından Ankara JW Marriot Otel'de düzenlenen
"İşbirliğiyle Büyüme: Uluslararası AB Uyum Politikası Konferansı" başlıklı
uluslararası konferans'ta konuşan Ripert, Türkiye'nin hem siyasi olarak hem de
ekonomik olarak Avrupa Birliği'ne taahhütlerini yerine getirmek için çalıştığını
söyledi.
Türkiye'nin Kopenhag kriterlerini tam olarak uygulamak üzere önemli
çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Ripert, Türkiye'ye 2002-2013 yılları arasında
sağlanan katılım öncesi finansal desteğin yaklaşık 6 milyar avroya ulaştığını
ifade etti.
Ripert, şunları kaydetti:
"Sadece bu yıl gerçekleştirilen 900 milyon avro, tüm AB ülkelerinin dünya
üzerindeki tek bir ülkeye sağladığı en yüksek miktar olmuştur. Türkiye portföyüne
baktığımızda, 2 milyar avroya denk gelen, Türkiye'de devam etmekte olan 200
projemiz vardır. Türk ve yabancı gözlemciler, AB katılım perspektifini Gümrük
Birliği ile beraber ele almaktadırlar ve görüyoruz ki bu gözlemcilerin ortaya
koyduğu gerçek, Türkiye'nin ekonomik büyümesine çok olumlu katkı sağladığı ve
geçtiğimiz 10 yıl içindeki büyümeyi teşvik ettiği yönündedir."
Ekonomik ilişkilerin yanı sıra, sosyal ve kültürel alanlarda da Türkiye ile
AB'nin son derece yoğun bir işbirliği içinde olduğunu vurgulayan Ripert,
Türkiye'den 55 binin üzerinde öğrenci ve akademisyenin, geçtiğimiz yıl içinde AB
araştırma ve eğitim programlarına katıldığını bildirdi.
Ripert, Türkiye'nin bu programlar içinde en yüksek faydayı sağlayan
ülkelerden biri olduğunu ifade etti.
-"Türkiye, 22. fasılla ilgili çok ciddi ilerlemeler kaydetti"-
Türkiye'nin 22. fasılla ilgili de çok ciddi ilerlemeler kaydettiğini dile
getiren Ripert, diğer gelişmelerle birlikte bu ilerlemenin çok önemli olduğunu
söyledi.
Jean Maurice Ripert, hükümetler arası konferansın Haziran ayında
planlandığını belirterek, "Türkiye'nin katılım sürecindeki görüşmelerinde bir
mihenk taşı rolü oynayacaktır. 3 yıldır ilk kez fasıllar konusunda çok olumlu bir
adım olarak karşımıza çıkacaktır ve bu olumlu etki, diğer işbirliği ve olumlu
katkıların da önünü açacaktır. Türkiye zaten 22. fasıl konusunda olumlu
çalışmalar yapmıştır" diye konuştu.
Önümüzdeki yıldan itibaren akıllı, sürdürülebilir ve kapsayıcı politikaların
daha da önem kazanacağını belirten Ripert, bu politikaların AB üyesi ülkeler için
geçerli olduğu gibi aday ülkeler için de geçerli olduğunu sözlerine ekledi.
-"AB fonları, iyi yatırımlara dönüşürse ekonomik çöküşe çare olabiliyor"-
Polonya Bölgesel Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Pawel Orlowski de AB uyum
politikasının mevcut tecrübelerinden faydalanmanın önemini vurguladı.
Bu temelde, AB fonlarının çok daha etkin kullanılmasını sağlayacak
çalışmaların devam ettiğini anlatan Orlowski, Polonya'nın da tıpkı Türkiye gibi
katılım öncesi yardım programlarından yararlanmış bir ülke olduğunu ve bu süreçte
çok önemli dersler aldıklarını ifade etti.
Polonya'nın AB uyum politikası altında en yüksek desteği alan ülke olduğunu
belirten Orlowski, "Polonya, 2007-2013 perspektifinde 67,9 milyar avrodan fazla
destek almıştır. Şu anda 5 ulusal, 16 da bölgesel olmak üzere operasyonel program
yürütmekteyiz. Bunun için AB fonları ve buna ilave olarak ulusal katkı
sağlanmaktadır" dedi.
Orlowski, AB fonlarının diğer faydalarının yanı sıra, yaklaşık 10 bin
kilometrelik yol yapımında, 20 bin kilometrelik atık su sisteminin kurulmasında,
6 bin kilometrelik içme suyu şebekesi ve 35 bin kilometrelik geniş bant internet
ağının kurulmasına da destek sağladığına dikkati çekerek, "AB fonları, iyi
yatırımlara dönüşürse gerçekten ekonomik çöküşe çare, deva olabiliyor" diye
konuştu.
Avrupa ekonomisi 2009 yılında çok ciddi bir gerileme yaşarken Polonya'nın
yaklaşık yüzde 2 büyüdüğünü hatırlatan Orlowski,bu başarının yarısını AB
fonlarının etkin kullanımına borçlu olduklarını ifade etti.
-"Sadece en yoksul bölgelere yatırım yapma lüksümüz yok"-
Avrupa Parlamentosu Bölgesel Kalkınma Komitesi Başkanı, Avrupa Parlamentosu
Üyesi Prof. Danuta Hübner ise bugün sadece en yoksul bölgelere yatırım yapma
lüksünün olmadığını, aynı zamanda büyümeyi tetikleyecek, lokomotif bölgelere de
yatırım yapılması gerektiğini söyledi.
Konferans kapsamında "AB Uyum Politikasının üye ve aday ülkelerin ekonomik
ve sosyal kalkınmasına etkisi, AB'ye ekonomik ve sosyal uyum sürecinin aday
ülkelerin bölgesel gelişme politikalarının dönüşümüne etkisi, 2014-2020 dönemi AB
Uyum Politikası öncelikleri ve aday ülkelere yansımaları" konuları tartışılacak. - ANKARA
Son Dakika › Ekonomi › İşbirliğiyle Büyüme: Uluslararası AB Uyum Politikası Konferansı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.