Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Genel Sekreteri Ekrem Keskin, "Muhtemelen eylül ayı itibariyle kredi büyüme hızı yıllık bazda yüzde 3 veya biraz üzerinde olacak. Yılsonuna doğru da yüzde 3,5 seviyesine gelmesini bekliyoruz" dedi.
Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektöründe yaşanan güncel gelişmeleri değerlendirmek amacıyla düzenlenen toplantıda konuşan Keskin, son yıllarda dünya ekonomisinin çok sorunlu bir dönem yaşadığını, dünya ekonomisindeki büyüme hızının yeniden eski seviyesine getirilmesi için başta gelişmiş ülkeler olmak üzere tüm ülkelerin yoğun bir çabası olduğunu kaydetti.
Keskin, son dönemde gelişmiş ülkelerde büyüme ile ilgili göstergelerin daha pozitif sinyaller verdiğine işaret ederek, ABD'de toparlanmanın daha erken başladığını, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde ise durgunluktan çıkış emarelerinin henüz çok güçlü olmasa da bulunduğuna dikkati çekti.
Küresel ekonomide toparlanmanın sürdüğünü ama henüz istenen hızda olmadığını aktaran Keskin, risklerin hala çok yüksek olduğunu ve kırılganlığın her an tüm ekonomileri olumsuz yönde etkileyebileceğine dikkati çekti.
Keskin, büyümenin önündeki riskler ve belirsizlik alanlarına bakıldığında, gelişmiş ülkelerde çok yüksek bir kamu borç stoku oluştuğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
"Özellikle mali sektöre yönelik yapılan destekler nedeniyle, gelişmiş ülkelerin borç stoku 2008 yılında Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 82'si iken, bugün yüzde 109 seviyesine çıkmış durumda. Birçok gelişmiş ülkede ve özellikle de AB'de finansal sektörde bankaların mali büyüme sorunları devam ediyor. AB'de karar sürecinin son derece yavaş olması, sorunların çözümü yönünde anlaşılsa bile, bunların uygulamaya geçilmesindeki gecikmeler yine risk alanlarından bir tanesi.
Gelişmiş ülkelerde borç stoku yönetimi, para politikası çıkış stratejisi yönündeki yeni yaklaşımlar, gelişmekte olan sermaye hareketlerinin son 5 yılda görülen düzeyde devam edip etmeyeceği, büyüme için gördüğümüz belirsizlik ve risk alanlar. Diğer yandan küresel ekonominin büyümesi için fırsatlar da var. Hala dünya ekonomisinin genelinde, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde oldukça düşük bir enflasyon beklentisi var. Toparlanma olsa bile enflasyon henüz tehdit alanı değil. Uluslararası ticaret hacminde toparlanmayla beraber bir canlılık var. AB'de bankacılıkta ortak denetime geçiş, AB finansal sektörüne olan güveni olumlu etkileyebilir."
"Türkiye ekonomisi tüm zorluklara rağmen pozitif yönlü büyümesini sürdürüyor"
Fed'in son açıklamalarının, para politikasındaki değişikliklerin küresel ekonomideki hassasiyetler dikkate alınarak yeniden dizayn edeceği yönünde olduğunu anımsatan Keskin, son dönemde yaşanan gelişmelerin piyasalar üzerindeki etkilerine değindi.
Keskin, dış borçlanma maliyetlerinin arttığını anımsatarak, "Dış borcun bulunabilirliği konusunda özellikle Türkiye ciddi bir sorun yaşamadı ama maliyetler arttı ve gelişmekte olan ülkelere giden sermayeler için bu ülkelerin makro dengelerinin önemi arttı" dedi.
Küresel risklerin diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi, Türkiye'nin de performansını etkilediğine işaret eden Keskin, şöyle devam etti:
"Bizim gibi ülkeler için ihracat son derece önemli. Özellikle AB'den gelen dış talebin hala zayıf olması, büyümeye katkısının tamamıyla iç talepten gelmesine neden oluyor. Tasarruf açığımız sebebiyle sermaye hareketlerindeki iki yönlü seyir ve bunların zamanlaması piyasaların riskini önemli ölçüde etkiliyor. Özel sektör tasarruf oranlarında yavaş da olsa düşüş yaşandı. Enflasyon 2013 yılı ekonomi programında açıklanan hedefin üzerinde seyrediyor.
Kredi büyümesi yine bankacılar için ufuk çizgisi olarak belirlenen hedefin daha üzerinde gidiyor. Türkiye ekonomisi tüm zorluklara rağmen pozitif yönlü büyümesini sürdürüyor. Çok az sayıda ülkede olduğu gibi istihdam artışını Türkiye ekonomisi sağlamış durumda ve bütün bunları dış talebin sınırlı bir katkısının olduğu dönemde yaşıyor."
"Bankacılık sektörü, MB'den aldığı sinyalleri ekonomiye doğru bir şekilde yansıtıyor"
Küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin bankacılık sektörüne yansımalarına da değinen Keskin, bankacılık sektörünün eylül ayı itibariyle yıllık bazda yüzde 15 reel olarak büyüdüğünü söyledi.
Keskin, bankacılık sektörünün özkaynaklarının yüzde 8,8'i kadar toplam aktif yarattığını söyleyerek, "Tüm olumlu gelişmelere rağmen Türkiye'de bankacılık sektörünün ve sermaye piyasasının, dolayısıyla birlikte ele aldığımızda finansal sektörün büyüklüğü, henüz arzu edilen seviyede değil" ifadelerini kullandı.
Ekrem Keskin, bankacılık sektörünün Merkez Bankasından aldığı sinyalleri ekonomiye doğru bir şekilde yansıttığını dile getirerek, "Bankaların 2012 Eylül'den itibaren kredilerindeki büyüme hızının artması ekonomideki yavaşlamayı da durdurdu ve 2013 yılının ilk çeyreğinden itibaren ekonomideki büyüme hızı yeniden yükselmeye başladı. Muhtemelen eylül ayı itibariyle kredi büyüme hızı yıllık bazda yüzde 3 veya biraz üzerinde olacak. Yılsonuna doğru da yüzde 3,5 seviyesine gelmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Mevduat artış hızının da devam ettiğine işaret eden Keskin, bu artışın kredilere göre daha yavaş olduğunu söyledi.
Keskin, Özellikle yılın ikinci yarısından itibaren Türk lirasının yabancı paralar karşısında değer kaybının hızlanmasının, yabancı para mevduatı artış hızında ivme gösterdiğini ifade ederek, "Ama hemen şunu söyleyeyim; sabit kurlarla baktığımızda toplam mevduatın Türk lirası-yabancı para dağılımında önemli bir değişiklik yok" dedi.
"Türkiye'de bankacılık sisteminin kredi kalitesinin fevkalade"
Keskin, 2013 Haziran itibariyle 13 milyon 900 bin kişi bankacılık sisteminden bireysel kredi kullandığı bilgisini vererek, ortalama kredi miktarının 15 bin lira olduğunu kaydetti.
Sorunlu kredilerin, tahsili gecikmiş alacakların krediler içindeki payının eylül ayı itibariyle yüzde 2,8 olduğuna değinen Keskin, "G20 ülkeleri ile karşılaştırdığımızda Türkiye'de bankacılık sisteminin kredi kalitesinin fevkalade olduğu görülüyor" dedi.
Keskin, Türkiye'de sermaye yeterliliğinin bugün birçok ülkenin sermaye yeterliliğinin üzerinde olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin büyümeye ihtiyacı içinde olan bir ülke olduğunu ve büyüme içinde kredilerin son derece önemli bir unsur olduğunu belirtti.
Ekrem Keskin, finansal tüketicilerin korunmasıyla ilgili de " Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, BDDK, Tüketici Birlikleri ve Dernekleri'nden sektöre yönelik olan öneri, değerlendirme ve eleştirileri son derecede ciddi bir şekilde değerlendiriyoruz ve bunlardan yararlandık. Bu konuda BDDK'nın da rehberliğiyle sorunların kaynakları ve bunların çözümü üzerinde piyasa işleyişini bozmayacak çözümler üretmeye çalışıyoruz. Takdir edersiniz ki TBB rekabet kuralları ve piyasa ekonomisi anlayışını olumsuz yönde etkileyecek ortak bir karar alma yetkisine sahip değil. Ancak biz bu konuda yargının da vermiş olduğu kararlar ve BDDK'nın uyarılarının üyelerimiz tarafından dikkatle değerlendirilmesinden yanayız" değerlendirmesinde bulundu. - İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › TBB Genel Sekreteri Keskin Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.