AİHM Kararlarının İhlali Mecliste Tartışıldı - Son Dakika
Son Dakika Logo

AİHM Kararlarının İhlali Mecliste Tartışıldı

01.04.2026 20:37

CHP'nin AİHM kararlarının uygulanmaması üzerine verdiği önerge, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.

(TBMM) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmamasının yarattığı olumsuzlukların araştırılması üzerine CHP tarafından verilen önerge üzerine "Sanıyorsanız ki bir kayyumun atadığı dekan, sizi savunuyor. Hayır, sizi bile savunmuyor. Sayın milletvekilleri, ne yaptığınızın, Anayasa'nın hangi maddelerini bir inat uğruna ihlal ettiğinizin ya da nasıl bir ihlale göz yumduğunuzun farkına varın. Suçsuz bir insanı ağırlaştırılmış müebbete mahkum etmenin de bir adabı vardır. Sayın Genel Kurul, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporunda AİHM ve AYM kararlarının eksiksiz uygulanması vurgusu, farklı siyasi partilerin ortak görüşüyle yer aldı. Gereğinin yapılması artık hepimizin sorumluluğundadır" dedi. Öneri, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında şans ve bahis reklam giderlerinin matrahtan düşülmesinin sonlandırılması, bazı kıymetli taşların ÖTV kapsamına alınması, kripto varlıkların vergilendirilmesi, KDV istisnalarının daraltılması ile bedelli askerlik tutarının artırılmasını öngören "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi"nin ikinci bölümünün görüşmeleri için toplandı.

CHP, kanun teklifinin ikinci bölüm görüşmeleri öncesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarının uygulanmamasının yargı içerisinde, hukuk sisteminde ve dış ilişkilerde yarattığı krizlerin araştırılması amacıyla Meclis araştırması önergesi verdi.

"Gençler polis şiddetiyle ölüyor"

CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, önerge üzerine konuştu. Gökçen, şunları kaydetti:

"Gezi eylemleri 2013 yılında gerçekleşiyor. Bu sırada eylemcilerle oturup toplantı yapıyorsunuz. Parkın park olarak kalıp kalmayacağına dair bir referandum yapılsın, halk karar versin diyorsunuz. Gençler polis şiddetiyle ölüyor. 2026 itibarıyla Abdullah Cömert'in katili serbest, Ali İsmail Korkmaz'ın katili serbest, Medeni Yıldırım'ın, Berkin Elvan'ın katili serbest. Bir kişiyi 18 Ekim 2017'de gözaltına alıyorsunuz. Bu kişi Osman Kavala. Kavala 18 Ekim'den 1 Kasım'a kadar savcı ve hakim yüzü görmüyor. 2019 yılının Şubat ayına kadar iddianame bile hazırlanmadı. Yani Gezi'den sonra 5.5 yıl geçmişti, suçlamalar ancak bu zaman yapıldı. 2019'da AİHM bu konuda ilk kararını verdi. 657 sayfalık iddianame şişirilmiş, sadece hukuka uygun fiiller sıralanmış, sivil toplum faaliyetleri suç gibi gösterilmiş, MASAK raporunda hukuka aykırı bir işleme rastlanılmamış, tek tanık beyanı dikkate alınmış, o tanık da 'ben suçlu görmüyorum' demiş. Henri Barkey ile bir araya geldiği iddia edilmiş, tam o günlerde farklı şehirlerde oldukları tespit edilmiş."

"Türkiye'nin kendi Anayasa'sına aykırı olarak AİHM kararını neden uygulamadığı anlaşılamamaktaydı"

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Makul şüphe bile olmadığı için ve siyasilerin davayla ilgili açıklamalarını dikkate alarak madde 5'in birden çok yönden ve madde 18'in madde 5 ile birlikte ihlal edildiğine karar verdi. 18 Şubat 2020'de Osman Kavala oybirliğiyle beraat etti. Aynı gün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı başka bir soruşturma nedeniyle gözaltı kararı verdi. Cezaevinden çıkmadan tekrar 1 gün içinde tutuklandı. Bir taraftan beraat kararı veren hakimlere disiplin işlemi başlatıldı. Diğer taraftan hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan tahliye verildi. Casusluk suçundan tutuklama yapıldı. Hükümet gitti ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne dedi ki, 'Biz kararınızı uyguladık, darbe teşebbüsünden tahliye ettik. Kavala meğer casusmuş.' Mahkeme bu yedek tutuklama formülünü kabul etmedi. İhlal prosedürü başlatıldı. 2022'de bir ihlal kararı daha verdi. Türkiye'nin kendi Anayasa'sına aykırı olarak AİHM kararını neden uygulamadığı anlaşılamamaktaydı. Çünkü AİHM kararlarının uygulanmasında Anayasa değişikliği gerekiyorsa kanun değişikliği gerekiyorsa bu zaman alabilir. Ancak bir başvuru ve bir kişi hakkında, çözümü çok basit, sebebi de çok net olan bir krizin çözülmemesinde 'Neden?' sorusunun hukuki bir cevabı yoktur. Tek bir cevap vardır: Kişisel bir öfke ve kin. Kavala casusluktan beraat etti, hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 1 tek şiddet eylemi ve 1 tek şiddet eylemiyle illiyet bağı iddiası bile olmadan.

"Bozbayındır, keşke sadece poğaça konuşsaydı"

Geçtiğimiz günlerde, 25 Mart'ta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, üçüncü kez Kavala sorununu inceledi ve bir duruşma yaptı. Bu duruşmada hükümeti kayyumla yönetilen ve ne yazık ki öğrenci ve akademisyen düşmanlığıyla bilinen Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Ali Emrah Bozbayındır temsil etti. Bozbayındır, keşke sadece poğaça konuşsaydı. Bozbayındır, ceza yargılaması ve insan haklarını koruma sistemi arasındaki farkı bilmeyerek hükümeti AİHM'de temsil eden ilk kişi oldu. Dolayısıyla orada hangi hakların, nasıl ihlal edilmediğini bile anlatmadı. Anayasa Mahkemesi'nin yine Gezi ile ilgili Tayfun Kahraman ve Can Atalay kararlarının neden uygulanmadığını açıklamadı. Başbakanlık ofisi üzerine yaşanan sosyal medya tartışmaları seviyesinde bir konuşma yaptı. Ancak Çarşı davasındaki beraatle bu davadaki ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası arasındaki çelişkiyi ve tutarsızlığı açıklayamadı. Gezi'de hayatını kaybeden gençleri örnek göstererek, Gezi'nin bir şiddet eylemi olduğunu iddia etti. Osman Kavala'ya beraat kararı veren hakimlere disiplin işlemi başlatıldığını ilk kez orada duydu. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunu ilk kez orada duydu. Sanıyorsanız ki bir kayyumun atadığı dekan, sizi savunuyor. Hayır, sizi bile savunmuyor.

"Yargı sistemini temelinden sarsan bu krizin etkilerinin araştırılması için desteklerinizi bekliyoruz"

Sayın milletvekilleri, ne yaptığınızın, Anayasa'nın hangi maddelerini bir inat uğruna ihlal ettiğinizin ya da nasıl bir ihlale göz yumduğunuzun farkına varın. Suçsuz bir insanı ağırlaştırılmış müebbete mahkum etmenin de bir adabı vardır. Sayın Genel Kurul, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporunda AİHM ve AYM kararlarının eksiksiz uygulanması vurgusu, farklı siyasi partilerin ortak görüşüyle yer aldı. Gereğinin yapılması artık hepimizin sorumluluğundadır. Hukuk devletini ve yargı sistemini temelinden sarsan bu krizin etkilerinin araştırılması ve bir an önce çözülmesi için meclis araştırması açılmasını öneriyor, desteklerinizi bekliyoruz."

CHP'li Gökçen'in ardından söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, "Önümüzdeki öneri hukuk devleti hassasiyeti görüntüsü altında Türkiye'yi uluslararası alanda tartışmalı göstermeye dönük siyasi bir çabanın Meclis zeminine taşınmasından ibarettir" diye konuştu.

Osman Kavala hakkında 2019 yılında verilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin daire kararının 2020'de kesinleştiğini hatırlatan Yüksel, şöyle devam etti:

"Mahkemenin 2022 yılında gördüğü büyük daire yargılaması ise tutukluluğa dair yeni bir hukuki değerlendirme değil, sözleşmenin 46'ncı maddesi bağlamında yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği incelemesi olan istisnai bir usuldür. Geçen hafta duruşması yapılan davanın ise daha sonraki tutukluluk kararlarıyla ilgili olduğu görülmektedir. Bu yeni tutukluluk kararlarıyla ilgili olarak iç hukukun öngördüğü şekilde yeniden Anayasa Mahkemesine başvurarak iç hukuk yollarının tüketilmesi beklenmektedir. Kaldı ki bu dava konusunun da Anayasa Mahkemesi önünde derdest olduğu görülmektedir. Bu hususlar dikkate alındığında bağlayıcı olan kararların uygulanmaması şeklinde genel sonuçlar çıkaran bu önerge hukuk sistemimiz açısından doğru bir değerlendirme ortaya koymamaktadır. Kaldı ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 2019 tarihli kararının 142'nci paragrafında Gezi olayları sırasında şiddet yanlısı grupların gösterilere katıldığını, çok sayıda ölüm, yaralanma ve Vandalizm eylemi meydana geldiğini, böyle bir tabloda devletin bu olayları soruşturması, failleri tespit ederek adalet önüne çıkarmasının tamamen meşru ve hukuken yerinde olduğunu ifade etmiştir."

CHP'nin önerisi AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel AİHM Kararlarının İhlali Mecliste Tartışıldı - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement