AK Parti Ankara Milletvekili ve Başbakan Erdoğan'ın siyasi konulardaki Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, Apo'nun "araçsal konumdan stratejiksel konuma geçmem lazım" önerisi dahil çözüm süreciyle ilgili gelişmeleri bugünkü köşe yazısında değerlendirdi. Akdoğan, "Abdullah Öcalan son açıklamasında kendisine 'araçsal' değil 'stratejik' konum biçilmesi gerektiğini söylüyor. PKK'nın eylemsizlik kararı, Türkiye'yi terk etmesi ve silah bırakması gibi adımların atılmasında Öcalan'ın ne kadar etkili olduğu ve nihai noktaya ulaşılıp ulaşılamayacağı henüz belli değil" değerlendirmesinde bulundu.
KÖŞE YAZISIYLA YANIT VERDİ
Öcalan'ın Suriye'deki gelişmeler üzerinden kendisine bölgesel bir aktörlük ve rol üretmeye çalıştığını öne süren, PYD'nin Suriye Kürtleri üzerinde kısmi etkinlik kurması, Kuzey Irak'ta yapılacak muhtemel Konferans gibi konuların Öcalan'ı böyle bir düşünceye sevkettiğini savunan Akdoğan, "Öcalan, PKK üzerinden ulaşmaya çalıştığı araçsal rolü, PYD üzerinden stratejik role çıkarmaya çalışıyor. PYD'nin Suriye'de yaşanan kaosu fırsat bilerek yakın zamanda bir statü elde edeceği tahayyülü, Türkiye'deki demokratik reformları küçümseyen bir tatminsizlik ve şımarıklık üretiyor" diye yazdı.
Sürecin "eylemsizlik ve Türkiye'yi terk etme" şeklinde farklı bir kulvarda devam devam ettiğini, terör yönteminin dayandığı tehdit, dayatma ve şantajın bu sürecin ruhuna uygun düşmeyeceğini, buna rağmen PKK'nın her fırsatta hükümete yönelik bu anlama gelen açıklamalar yaptığını kaydeden Akdoğan'ın köşe yazısından bazı bölümler şöyle:
"DAYATMAYA EYVALLAH ETMEYİZ"
- Cemil Bayık, daha büyük savaş tehdidi savuruyor, ikinci aşamaya geçilmezse sürecin biteceği şantajını tekrarlıyor, hükümetin belli adımları belli tarihler içinde atmasına yönelik dayatmalardan bir türlü vazgeçmiyor. Terör tehdidi ve dayatmasına hiçbir zaman eyvallah etmeyen hükümetin süreci zehirleyen bu tür şantajvari açıklamalara eyvallah etmesi de mümkün değildir.
"TABANINI CANLI TUTMAK İSTİYOR"
-Hükümete ve Başbakan'a yönelik ağır suçlama ve hakaretler bilinçli olarak halkta var olan güveni sarsmayı hedefliyor. Kandil, sürecin mimarı olarak Öcalan'ı gösteriyor ve süreçten dolayı hükümetin siyasi fayda sağlamaması için elinden gelen çabayı gösteriyor. Hem her adımı hükümetten bekliyor, hem de halkın hükümete şükran hissetmesini engellemeye çalışıyor. Dikkat edilirse söylem düzeyinde hükümetin "kötü' ve "düşman' algısı güçlendirilmeye ve bölge halkının sempatisi kırılmaya çalışılıyor. Örgüt ve uzantıları, sürekli muhalefet ve düşmanlık üreterek tabanını canlı tutmak istiyor. Karakol, korucu, baraj gösterileri muhalif karakteri korumanın enstrümanları...
"ATILAN ADIMLAR GÖRMEZDEN GELİNİYOR"
-AK Parti iktidarının bugüne kadar Kürt meselesine yönelik attığı her adım örgüt tarafından ya görmezden gelindi, ya küçümsendi ya da kendi mücadelesinin sonucu gibi gösterildi...
Kin ve nefret söylemlerinden vazgeçmeyen bir anlayışın, demokratik reformlar konusunda da önyargıyı beslemesi şaşırtıcı değil.
"TEK MERMİ SIKMADIK LAFI NASIL GERÇEĞİ YANSITMIYORSA..."
-"Güçlerimiz tarafından Türk ordusuna ve güvenlik kuvvetlerine karşı tek bir mermi sıkılmamıştır' sözü nasıl gerçeği yansıtmıyorsa, "Geri çekilme kararına da güçlerimiz harfiyen uymuş ve uygulama süreci devam etmektedir' sözleri de hakikati yansıtmıyor.
-Türkiye'yi fiilen terk eden örgüt üyelerinin oranı yüzde 20'ler sınırındadır... Hareket halinde olanların veya yer değiştirenlerin oranı da yüzde 10'u geçmemektedir.
"ÖCALAN'IN ETKİSİ HENÜZ BELLİ DEĞİL"
-Abdullah Öcalan son açıklamasında kendisine "araçsal' değil "stratejik' konum biçilmesi gerektiğini söylüyor. PKK'nın eylemsizlik kararı, Türkiye'yi terk etmesi ve silah bırakması gibi adımların atılmasında Öcalan'ın ne kadar etkili olduğu ve nihai noktaya ulaşılıp ulaşılamayacağı henüz belli değil.
Öcalan Suriye'deki gelişmeler üzerinden kendisine bölgesel bir aktörlük ve rol üretmeye çalışıyor. PYD'nin Suriye Kürtleri üzerinde kısmi etkinlik kurması, Kuzey Irak'ta yapılacak muhtemel Konferans gibi konular Öcalan'ı böyle bir düşünceye sevkediyor. PKK üzerinden ulaşmaya çalıştığı araçsal rolü, PYD üzerinden stratejik role çıkarmaya çalışıyor.
"SURİYE YÜZÜNDEN TÜRKİYE'Yİ KÜÇÜMSÜYORLAR"
PYD'nin Suriye'de yaşanan kaosu fırsat bilerek yakın zamanda bir statü elde edeceği tahayyülü, Türkiye'deki demokratik reformları küçümseyen bir tatminsizlik ve şımarıklık üretiyor.
Çözüm sürecini kararlılıkla ve sabırla devam ettiren AK Parti iktidarı ise tüm gelişmeleri yakında takip ediyor ve Türkiye'nin çıkarlarını en üst düzeyde korumaya çalışıyor."
Son Dakika › Güncel › Yalçın Akdoğan: Dayatmaya Eyvallah Demeyiz - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.