Anayasa Mahkemesinden "Yaşam Hakkının İhlali" Kararı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Anayasa Mahkemesinden "Yaşam Hakkının İhlali" Kararı

10.08.2015 15:23

Anayasa Mahkemesi, cezaevinde çıkan yangında ölen mahkumun ailesinin yaptığı bireysel başvuruda, "yaşamı korumak için gerekli tedbirlerin alınmaması ve olay hakkında yürütülen soruşturmanın etkili olmaması" nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğine karar vererek, aileye 30 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.

Anayasa Mahkemesi, cezaevinde çıkan yangında ölen mahkumun ailesinin yaptığı bireysel başvuruda, "yaşamı korumak için gerekli tedbirlerin alınmaması ve olay hakkında yürütülen soruşturmanın etkili olmaması" nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğine karar vererek, aileye 30 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.

Muğla E Tipi Cezaevinde 2013'te yatağını ateşe veren ve çıkan yangında ağır yaralanan hükümlü, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, yangının çok kısa sürede müdahale edilerek kontrol altına alındığı, olayda kurum personelinin ihmali ya da gecikmesinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer bulunmadığına karar verildi.

Hükümlünün ailesinin karara itirazı reddedildi. Bunun üzerine aile, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Başvuru dilekçesinde, hükümlünün psikolojik sorunu olmasına ve daha önce de benzer yakma eyleminde bulunmasına rağmen, gerekli tedbirlerin alınmadığı, infaz koruma memurları tarafından hükümlüye işkence yapıldığı, kötü muamelede bulunan görevliler hakkında soruşturma başlatılmadığı, ölümünde ihmali bulunan görevliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ileri sürülerek, hükümlünün yaşam hakkının, kötü muamele ve işkence yasağının, adil yargılama ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiği savunuldu.

30 bin lira tazminat

Anayasa Mahkemesinin Resmi Gazetede yayımlanan kararında, Anayasanın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı kapsamında, yaşamı koruma yükümlülüğü ile etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlal edildiğine karar verildi.

Ölen hükümlünün anne ve babası ile 7 kardeşi olmak üzere 9 başvurucuya, 30 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.

Başvuru, işkence ve eziyet yasağının ihlali iddiası yönünden ise kabul edilemez bulundu.

Gerekçeden

Yüksek Mahkemenin gerekçesinde, öncelikle cezaevinde işkence ya da kötü muameleye ilişkin iddiaların incelendi ancak yeterli kanıt bulunmadığından başvurunun bu bölümü kabul edilmedi.

Gerekçede, devletin yükümlülüğü kapsamında, cezaevinde kalan kişilerin davranışlarının ve sağlık durumlarının takip edilmesi ve gerektiğinde doktor muayenesine başvurulması, intihar eyleminde kullanılabilecek kesici, delici eşyalara el konulması gibi önlemlerin alınması gerektiği vurgulandı.

Kişi özgürlüğüne aşırı sınırlama getirmeyecek ölçüde, bir tutuklunun veya hükümlünün kendine zarar verme ihtimalini en aza indirecek tedbirlerin alınmasının yetkililerden beklenebileceği ifade edilen gerekçede, devletin öncelikle kişilerin yaşamını korumak için yeterli yasal ve idari çerçeve oluşturması gerektiği aktarıldı.

Aynı yükümlülüğün, cezaevlerindeki kişilerin yaşam ve sağlıklarının korunması için de geçerli olduğuna işaret edildi.

Olayda, ölen hükümlünün cezaevinde geçirdiği son 6 ayda saldırgan tavırlar sergilediği, görevliler ve cezaevinde kalan diğer kişilerle sorunlar yaşaması nedeniyle çok sayıda ceza aldığı ve koğuşunun değiştirildiği belirtildi.

Gerekçede, söz konusu hükümlünün yaşadığı psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle kendisine ilaç tedavisi uygulandığı ve 2012'nin ağustos ayında aynı şekilde yatak yakma girişiminde bulunduğu kaydedildi.

Bunlar dikkate alındığında, hükümlünün daha sıkı şekilde gözetim altında tutulması, kendisine ya da diğer kişilere zarar verme ve ölümüne neden olma riski bulunduğunun cezaevi yetkililerince bilindiğinin kabul edilmesi gerektiği vurgulanan gerekçede, "Somut olayın gerçekleşme koşulları birlikte değerlendirildiğinde, cezaevi görevlileri tarafından yetkileri çerçevesinde hükümlünün ölümünün önlenmesi için gerekli tedbirlerin alındığı söylenemeyecektir. Bu nedenle, yaşam hakkının gerektirdiği yaşamı koruma yükümlülüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir" değerlendirmesinde bulunuldu.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Anayasa Mahkemesinden 'Yaşam Hakkının İhlali' Kararı - Son Dakika


Advertisement