Marangozluk yapan İhsan Dolcan ile luthier oğlu Oğuz Dolcan, yıllar önce çıraklıkla başlayan yolculuklarını bugün aynı atölyede ustalıkla sürdürerek zanaatkarlık geleneğini yaşatıyor.
Mesleğe 12 yaşında çırak olarak başlayan İhsan Dolcan, yıllar içinde edindiği tecrübeyle 28 yaşında İstanbul'un Seyyid Ömer Mahallesi'nde kendi atölyesini kurdu. Dolcan, burada sürdürdüğü marangozluk mesleğini zamanla oğlu Oğuz Dolcan ile birlikte icra etmeye başladı.
Küçük yaşlardan itibaren babasının atölyesine gidip gelen Oğuz Dolcan, babasının itirazlarına rağmen atölyeden kopamadı. Henüz 8 yaşındayken babasının çırağı olan Dolcan, ahşapla iç içe büyüdü.
Bir dönem babasının da emeğinin bulunduğu el yapımı gitarları gören Oğuz Dolcan'ın müzik ve enstrüman yapımına ilgisi arttı. Babasıyla birlikte ilk gitarını yapan Dolcan, zamanla luthierliğe yöneldi.
Üniversite eğitimini yarıda bırakarak atölyeye dönen Oğuz Dolcan, çocuk yaşta çırak olarak adım attığı atölyede bugün kendi ustalık eserlerini üretiyor.
Meslek hayatında en büyük ilham kaynağı babası olan Dolcan, onun bilgi ve tecrübelerinden yararlanmayı sürdürüyor.
Baba-oğul, aynı atölyede 10 yılı aşkın süredir birlikte çalışırken, birbirlerinden aldıkları güçle üretmeye ve zanaatkafv rlık geleneğini gelecek kuşaklara aktarmaya devam ediyor.
"Usta-çırak veya baba-oğul ilişkisinden ziyade zamanla arkadaşlık geliştirdik"
Babasıyla atölyede yaşadığı deneyimi AA muhabirine anlatan Oğuz Dolcan, aynı atölyede usta-çırak ve baba-oğulun ötesinde birbirlerine arkadaş olmayı başardıklarını, bundan keyif aldığını söyledi.
Dolcan, yolculuğunun aldığı bir gitarla başladığını anlatarak, "Babamla çalışmanın hem güzel hem de zor olan yolları vardı. İlk zamanlarda babam buraya gelmemi istemiyordu. Zamanla rüştümü ispatlayınca o da icazet verdi. Bu şekilde devam ettim. Açıkçası işin en keyif verici yanı babamla burada sürekli vakit geçirme, kendimi geliştirme imkanı buluyorum. Bir usta-çırak veya baba-oğul ilişkisinden ziyade burada zamanla arkadaşlık geliştirdik. Burada bir hayatı paylaşıyoruz. Bu çok keyifli bir şey." diye konuştu.
Mesleklerinin dedesinden yadigar olduğunu, 70 yıldır sürdürdüklerini kaydeden Dolcan, "Rahmetli dedem doğramacıydı, babam marangozluğu ben de luthierliği devam ettiriyorum. Onun çalışkanlığı bana ilham oluyor. Babam şu an 62 yaşında, mesleğini hala ilk günkü aşkla devam ettiriyor. Bu, ilerleyen yıllarda bu meslekte onun gibi olmamda bana ilham veriyor." ifadelerini kullandı.
"Atölyenin Oğuz tarafından devam ettirileceğini bilmek çok güzel"
Baba İhsan Dolcan da mesleğe çırak olarak yanında başlayan oğlunun ustalığını görmenin gurur verici olduğunu dile getirdi.
Oğlunun hikayesinin çok eskiden yaptığı bir gitarla başladığını belirten Dolcan, şunları anlattı:
"Oğuz onu gördü. Beraber bir gitar yapmamızı istedi ve yaptık. Daha sonra bu işe gönül verdi. Akademi öncesinde buraya çok girip çıktı, buranın tozunu yuttu. Konservatuvara gitti, orada kendini geliştirdi ve şimdi burada baba oğul beraber çalışıyoruz. Onun burada ustalığını görmek kesinlikle gurur verici. Müşterileriyle konuşuyorum, yaptığı işleri görüyorum. Müzik olarak belki onun kadar bilgim yok ama yaptığı bir eserini elime aldığım zaman kalitesini görebiliyorum. Bu da bir baba olarak çok güzel bir şey."
Dolcan, mesleğin son temsilcileri olduklarını ifade ederek, "Bizden sonra bu atölyenin Oğuz tarafından devam ettirileceğini bilmek çok güzel. O yönden kendimi şanslı görüyorum. Oğlumun ilk ürününü görmenin hissini anlatamam. Yaptığı gerçekten kolay bir şey değil ve herkesin yapabileceği bir şey değil. Bir kere o ruhun, el hassaslığının olması lazım. En başta sabır gerekiyor. O yönde kendisini çok takdir ediyorum." dedi.
Son Dakika › Güncel › Baba-Oğul Zanaatkarlık Geleneği - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?