Mardin'de, Suriye'ye gitmek zorunda kalan annesi tarafından 10 yaşında bırakıldığı Deyrul Zafaran Manastırı'nda 68 yıl yaşayıp önceki gün hayatını kaybeden "Bahe" lakaplı Cercis Kaptan'ın cenazesi defnedildi.
Bahe için Deyrul Zafaran Manastırı'nda Mardin ve Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen'in yönettiği ayin gerçekleştirildi.
Özmen, ayin sonrası yaptığı konuşmada, Bahe'nin annesinin, eşi öldükten sonra ona bakamayacağını anlayarak Suriye'ye göç ettiğini, oğlunu ise bu manastırda bıraktığını söyledi.
Onun, başta manastıra uyum sağlamakta zorlandığını anlatan Özmen, "Manastırda büyüyen Bahe, Deyrul Zafaran ile özdeşleşti. Manastırda da ömrünü tüketti. Manastıra ilk geldiği günlerden beri kimseye hizmette kusur etmedi. Manastırı ziyaret edenleri ilk karşılayan kişi Bahe oldu. Manastıra ilk adım attığınızda Bahe o mağrur tavrıyla karşılardı sizi. Hatırını sormanız onun için en güzel hediye idi" dedi.
Daha sonra cenaze, bir grup Hristiyan, Süryani ve Müslüman vatandaşın katıldığı törenle manastırın arkasındaki mezarlıkta, Hristiyan geleneklerine göre toprağa verildi. Defin işleminin ardından Özmen ve Mardin'deki Süryani Kırklar Kadim Kilisesi Papazı Gabriel Akyüz, taziyeleri kabul etti.
Özmen, bir gazetecinin, törene Müslümanların da katıldığını hatırlatması üzerine, Mardin halkı olarak bayramlarda ve cenazelerde büyük bir birlik içinde olduklarını dile getirdi. Dayanışma konusunda Mardin'in, örnek bir kent olduğunu vurgulayan Özmen, "Bu güzellikler, bu kaynaşma, bu beraberlikler umarız tüm illere, Ortadoğu'ya ve tüm dünyaya iyi bir model ve örnek olur" diye konuştu.
- Bahe
Mardin'den 68 yıl önce Suriye'ye gitmek zorunda kalan 3 çocuklu Süryani bir annenin, bakamadığı için manastıra bıraktığı küçük oğlu Bahe, burada rahip ve rahibeler tarafından büyütüldü.
Yıllarca manastırın bahçıvanlık, çobanlık ve temizlik işlerini yapan ve aradan geçen yıllarda sürekli annesinin gelmesini bekleyen Bahe, sadece özel günlerde manastırdan çıktı.
Manastırda 68 yıl çok sayıda metropolit, rahip, rahibe ve hizmetçiler gelip geçti ancak Bahe hep burada kaldı. Son zamanlarda yürümekte bile zorlanan ve gözlerini kaybeden Bahe, vefat eden annesinin özlemini hep hissetti.
Hayatının Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Süryanice anlatıldığı, yönetmenliğini Haydar Demirtaş'ın yaptığı "Misafir" adlı belgesel film, Kuzey Amerika'nın ilk Türk belgesel ve kısa film yarışması niteliğindeki "8. Boston Belgesel ve Kısa Film Yarışması"nda en iyi belgesel ödülüne layık görüldü.
Bir süre önce rahatsızlanan Bahe, tedavi gördüğü özel bir hastanede önceki gün kalp yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi.
-manastır
Son Dakika › Güncel › Bahe'nin cenazesi toprağa verildi - - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.