BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, "eşit gelir dağılımından uzak, insan hak ve özgürlüklerini temel almayan, emekçiye, yoksula, kadına yer vermemiş, bilime kaynaklarını kapatmış, sağlık ve eğitim hakkından çalıp silaha harcanmış erkek egemen militarist bir bütçe kanun tasarısının" görüşmelerini sonlandırmak üzere olduklarını belirterek, "Son gelişmeler göstermektedir ki, esas bütçe Hükümete ve onların yakınlarına ayrılmıştır" dedi.
Buldan, Meclis Genel Kurulu'nda bütçenin tümü üzerindeki görüşmelerde yaptığı konuşmaya, "Eşit gelir dağılımından uzak, insan hak ve özgürlüklerini temel almayan, emekçiye, yoksula, kadına yer vermemiş, bilime kaynaklarını kapatmış, sağlık ve eğitim hakkından çalıp silaha harcanmış erkek egemen militarist bir bütçe kanun tasarısının daha görüşmelerini sonlandırmak üzereyiz. Bu devletin sivilleşme ve demokratikleşme konusunda bir zihniyet devrimine ne denli ihtiyacı olduğunu görmekteyiz. Halkın bütçesi, halkın yararını gözeterek değil, egemen olanların çıkarları doğrultusunda planlanmakta ve harcanmaktadır" sözleriyle başladı.
-"HÜKÜMET KAYNAKLARIN HESABINI KURUŞ KURUŞ VERMEK ZORUNDA"-
Son gelişmelerin, esas bütçenin Hükümete ve onların yakınlarına ayrıldığının göstergesi olduğuna dikkat çeken Buldan, şöyle konuştu:
"Devlet içinde devlet gerçeğini bütün Türkiye ile beraber biz de dehşetle ve utançla izliyoruz. Yıllardır gizli bir ittifak halinde kurulan paralel devlet ve hükümet, el ele verip ne isterlerse yapmışlar, her türlü yasa dışı oluşumlara, yolsuzluklara yol verilmiş. Şimdi çıkar çatışması başlayınca Hükümetten de paralelinden de inciler dökülüyor. Ülkenin cevval savcıları yıllar boyunca Hükümetin yolsuzluklarını sadece izlemiş, zor günlere lazım olur diye delil toplamış. Hukuk açısından bir skandaldır. Diğer taraftan muazzam bir yolsuzluk operasyonu yapılıyor ve hemen akabinde emniyet amirleri görevden alınıyor. Hırsızın emniyet amirlerini görevden aldığı bir devlet düşünsek, bulamazdık. Kendi ülkemizde bizzat tanıklık ediyoruz. Diğer taraftan, bu amirlerin adı onlarca şiddet, infaz ve hak ihlaline karışırken, bir tanesini dahi görevden alınmazken, bu amirler hırsızlara dokununca hepsini birden görevden alıyorsunuz. Operasyon yapanlar için "Babamın oğlu affetmeyeceğim' diyen Başbakan, bunu yolsuzluk yapanlar için söylemiyor. BDP olarak, "Buyurun her türlü derin yapılanmayı ortaya çıkaralım, bu yapılanmalar nasıl örgütlendiler, geçmişte neler yaptılar ve bugün neyi amaçlamaktalar, açığa çıkaralım' diyoruz. Hırsızlıkların üzerine de ne pahasına olursa olsun gidelim. Bu Hükümet kaynakların hesabını kuruş kuruş vermek zorundadır. Bu durumun geçiştirilecek hiçbir tarafı yoktur, olamaz."
-MİLLİ İRADE DEDİĞİNİZ ŞEY NEDİR?"-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Herkes milli iradeye saygı duymalı" sözlerini hatırlatan Buldan, şunları ifade etti:
"Sizlere sormak isterim, milli irade dediğiniz şey nedir? Türkiye halkının iradesi mi? Ancak gerçek demokrasinin uygulandığı ülkelerde halkın iradesinin gerçek temsilinden söz edilebilir. Demokratik seçimlerin olmadığı bir ülkede aldığınız oylara yaslanarak milli iradeden söz edemezsiniz. Yüzde 10 seçim barajının olduğu bir ülkede halkın iradesinin gerçek temsili siz olamazsınız. Yargının seçimler sırasında ortaya koyduğu taraflı tutumlar, vekillikten düşürme, seçilmişleri hapishanelerde tutsak etme uygulamaları ortadayken "Ben milli iradeyi temsil ediyorum' diyemezsiniz. Seçim çalışmalarımız, mitinglerimiz her an engelleniyor, siyasi kadrolarımızın neredeyse tamamı hapishanelerde tutuluyorken, halk iradesinin temsili siz değilsiniz. Yoksulluğa mahkum ettiğiniz insanlara maddi ihtiyaçlarını dağıtarak satın aldığınız oylarla halk iradesine sahip olamazsınız. "İşkenceye sıfır tolerans' diye söz verip işkenceyi sokağa taşırsanız, bu işkenceden onlarca insan, gözünü, çeşitli uzuvlarını kaybedip canından dahi olursa, dağın taşın hala yasını tuttuğu 35 Roboskili can hala faili meçhul tutulan şekilde sizin emrinizdeki güçlerle katlediliyorsa halk iradesini temsil ettiğiniz söylenemez. "Kürt sorununu çözeceğiz, barışı getireceğiz' deyip çözüm sürecinde savaş görüntüleri verip, bu görüntülere seyirci kalırsanız hangi iradeyi temsil ettiğiniz tartışma konusu olur. Bizim ve diğer demokrasi güçlerinin eleştirdiği bütün bu uygulamalar, halkın iradesini değil, Başbakan'ın ve hükümetin bir bütün olarak ortaya koyduğu "Ben yaptım-oldu'cu, demokrasi kriterlerinden uzak, insan hak ve özgürlüklerine aykırı ve çözüm sürecine hizmet etmeyen uygulamalardır. Savaşın dilini bırakmazsak, barışın dilini konuşamayız. Hükümete sesleniyorum, zafer elde etmek için tekçilik söylemlerine sığınmanız gerekmez, kazanmak için ırkçıların sizi alkışlamasına ihtiyacınız yoktur. Sürece dair samimiyetin iktidarın dilinde, bürokratik uygulamalarında ve kolluk kuvvetlerinin tavırlarında da görmek istiyoruz."
Son Dakika › Güncel › Bdp'li Buldan: Esas Bütçe Hükümete ve Onların Yakınlarına Ayrılmıştır - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.