BDP'nin Diyarbakır'da desteklediği bağımsız milletvekili adayı Leyla Zana, Bismil İlçesi'nde düzenlediği mitingde Kürtçe konuştu.
BDP'nin Diyarbakır'da desteklediği bağımsız milletvekili adayı Leyla Zana, Bismil İlçesi'nde düzenlediği mitingde Kürtçe konuştu. Zana, "Kürtlere tarih boyunca iki şey dayatıldı. ya teslimiyet ya da silahlı direniş. Demokratik yollar Kürtlere layık görülmedi. 21'inci yüzyıl Kürt halkının yüzyılıdır. Sizde biliyorsunuz ki özgürlük büyük bedeller sonucu alınır. Bu halk da o bedeli ödemiştir. Bir daha Kürt gencinin bir tırnağının kanamasını bile istemiyorum" dedi. Zana'nın mitinginin ardından göstericiler polise taşlarla saldırınca olaylar çıktı.
BDP'nin Diyarbakır'da desteklediği bağımsız milletvekili adayı Leyla Zana, geçen hafta içinde 17 yaşındaki İbrahim Oruç'un gösteride vurularak öldürüldüğü Bismil'de miting düzenledi. 'Demokratik çözüm' adı verilen mitinge katılmak üzere beraberinde BDP Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş ile ilçeye gelen Zana, uzun araç konvoyuyla karşılandı. Zana ve beraberindekiler, gittikleri
BDP binası önünde, PKK ve Abdullah Öcalan lehine atılan sloganlar ve PKK flamaları ile karşılandı.
Parti önünde asılan Abdullah Öcalan ve öldürülen İbrahim Oruç'un fotoğrafları önünde Kürtçe konuşan Zana, 1991'deki ruh halinin gözlerinde canlandığını, halkın okyanus, kendilerinin ise sadece bu okyanusta birer balık olduğunu söyledi. Zana, "Sizin büyük umutlarınız, kara gözlerinizde belli oluyor. Bu halk önderliğini yıllardır aklında, yüreğinde, duruşu ile bugünlere kadar getirdi. Bundan sonra da bu duruşunu devam ettirecek. Kadınlar, gençler ve Vedat Aydın'ın ruhu, Halil İbrahim'in gençliği, bizleri bugüne kadar getirdi"dedi.
YSK protestolarında yaşamını yitiren İbrahim Oruç'un toprağın altında değil onurlu duruşu ile yüreklerinde olduğunu söyleyen Zana, şöyle konuştu:
"Eylemlerimiz demokratik çözüm eylemleridir. Demokratik ve barışçıl yöntemlerle Kürt sorununun çözülebileceğini söylüyoruz. 1993 yılında önderlik, (Abdullah Öcalan) Kürt sorunun barışçıl çözümü için ateşkes ilan etti. Daha sonra tekrar ateşkesler yapıldı. Ama devlet anlamadı. Kürtlere tarih boyunca iki şey dayatıldı. ya teslimiyet ya da silahlı direniş. Demokratik yollar Kürtlere layık görülmedi. 2'inci yüzyıl Kürt halkının yüzyılıdır. Sizde biliyorsunuz ki özgürlük büyük bedeller sonucu alınır. Bu halk da o bedeli ödemiştir. Bir daha Kürt gencinin bir tırnağının kanamasını bile istemiyorum. Çünkü onların tırnağı kanadığında yüreğimi ateş sarıyor. Kürt halkın bütün Ortadoğu için örnektir. Çünkü gençleri kadınları ile yıllardır alandaydı"
MOLOTOFU DA KURŞUNU DA DURDURMAK BAŞBAKAN'IN ELİNDE
Zana, Başbakan Tayip Erdoğan'ın 'Molotof atıyorlar' sözlerini eleştirerek, molotoflara ve kurşunlara da gerek olmadığını ancak bunları durdurmanın Başbakan'ın elinde olduğunu söyledi. Zana, "Sizin bu isteğiniz, kararlılığınız ve yürekliliğiniz, önderliğinizi aranıza getirecek. Artık kimse bu karalı halkı yolunda geri çeviremez. Önderlikle yapılan diyaloglar sizin direnişinize bağlıdır. Bu seçim Kürt halkının kendisini temsil gücünü açığa çıkaracağı bir seçim olacak"dedi. Zana, konuşmasının sonunda gençlerden sakin olmalarını istedi.
Zana'nın konuşmasını ardından İbrahim Oruç'un öldürüldüğü yere gidilerek, karanfiller bırakıldı.
Oruç'un amcası İhsan Oruç, "Biz bu ölümden sonra dahi Erdoğan'a kardeşlik elini uzatıyoruz" dedi. Zana ve bareberindekiler Oruç için kurulan taziye çadırını ziyaret etti.
OLAYLAR ÇIKTI
Taziye ziyareti ardından ilçe merkezindeki AKP ilçe binasına doğru yürümek isteyen çoğu çocuk bir gruba polis izin vermedi. Bunun üzirine polis ile grup arasında çatışma çıktı. Polisler müdahalede tazyikli su, plastik mermi ve biber gazı kullanırken, gençler de polislere taşlarla karşılık verdi. Öte yandan Diyarbakır merkez'den müdahaleye takviye olarak polis ekiplerinin gelmesi de dikkat çekti.
