Haber: OKTAY YILDIRIM - Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT
(İSTANBUL) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, belediyeye ait üç binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilmesine "Bir tanesi Atatürk'ün imzasıyla kamulaştırılmış ve belediyeye verilmiş bir bina. Meslek fabrikası binası öyle bir bina. Bu bir miras dolayısıyla. Atatürk'ten kalan böyle bir mirası kimse bu şekilde elimizden alamaz. Umuyorum aklıselim galip gelir ve bu hukuksuz süreç durur" diye tepki gösterdi.
Çeşitli ülkelerden belediye başkanlarının yer aldığı Eurocities ve B40 heyeti, Silivri'de tutuklu bulunan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu için İstanbul'a geldi. Programın ilk ayağı olan Saraçhane'deki buluşmaya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da katıldı.
Burada ANKA Haber Ajansı'na konuşan Tugay, belediye başkanlarının İmamoğlu ile görüşme için izin alamadığını belirterek şunları söyledi:
"Burada Sayın Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ile görüşmeler olacak. Biz de bu değerlendirmelere kendi görüşlerimizle katılacağız. Yani Ekrem İmamoğlu'nun bir yıla yakın süredir içinde bulunduğu durum yerel demokrasi açısından ya da genel olarak demokratik temayüller açısından gerçekten hiçbir zaman unutulmayacak acı bir dönem ve gayri hukuki pek çok unsur barındırıyor içerisinde. Yani İstanbul halkının iradesinin şu anda boşa çıkarılmış olması ayrı bir konu ama bir yargılama sürecinde ne tür kanıtlara dayalı olarak bir insanın tutuklanabileceği ve bu gerekçelerle ne kadar hapiste tutulabileceğiyle ilgili maalesef hukuka yakışmayan durumlar yaşanıyor. Biz başından beri bu sürecin takipçisi olduk. Mağdur belediye başkanlarımızın yanında olduk ancak ülke içerisindeki çabalarımız maalesef bu hukuksuz durumu aşmaya yetmedi. Uluslararası kamuoyunun da şehirler ağlarının da bu durumu takip ettiğinin fark edilmesi lazım. Bugün gelen iki tane şehir network'ünün burada olması bu anlama geliyor."
İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait bazı binaların Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçmesine ilişkin de Tugay, şöyle konuştu:
"Ekim ayında İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne haber vermeden bizim aktif olarak kullandığımız; bir tanesi meslek fabrikası, insanlara meslek edindirme kursları düzenleniyor, yoğun çalışan bir yer, gasilhane dediğimiz bir bina var, burası hem gasilhane olarak kullanılıyor hem de evde sağlık ve evde destek hizmetlerinin aynı zamanda merkezi, karargahı durumunda. Bir de tarihi belediye binamız var, Egemenlik Evi dediğimiz. Burası da İzmir'in ilk belediye binasıdır. Yani İzmir halkının kendi arasında topladığı parayla yaptırılmış binalardır. Bu üç binaya geçen ekim ayında belediyeye hiçbir bilgi vermeden Vakıflar Genel Müdürlüğü, doğrudan tapu üzerinden işlem yaparak kendi üzerine tescil ettirmiş. Sizin mülkünüzü size sormadan gidiyorlar ve üzerine tescil ettiriyorlar. Haberiniz dahi olmuyor. Bizim aylar sonra haberimiz oldu. Bu arada öğrenir öğrenmez hemen mahkemeye başvurduk. Bu tapunun tescilinin iptali için karar alınmasını istedik ve yürütmeyi durdurma kararı çıktı fakat ne yazık ki evvelsi gün bu yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı mahkeme. Şimdi bu üç bina da vakıflar tarafınca yapılmış binalar değil. Dolayısıyla dayandırdıkları kanun, vakıfların yaptırdığı binalar için ancak uygulanabilir bir kanun. Bu yapılan iş tamamen hukuksuz."
Mahkemenin burada İzmir Büyükşehir Belediyesi aleyhine bir karar vermesi mümkün değil. Verirse o da gerçekten hukuksuz bir karar vermiş olur. Şu anda öyle bir durumdayız ki ya o yürütmeyi durdurma kararı kalkınca 'Bu binaları boşaltın' diye polisle beraber gelebilirler. Binaları boşaltmamızı isteyebilirler. Orada aktif olarak hizmet yürüyor. Onun dışında bu haksız, kabul edemeyeceğimiz bir karar. Böyle bir sorunla karşı karşıyayız. Ne olacağını bilmiyoruz. Önümüzdeki günlerde polis eşliğinde tahliye işlemi gerçekleştirilmeye çalışılabilir. Bunun için bütün hukuki yolları kullanmaya çalışıyoruz. Mahkemeye pek çok anlamda başvurduk ancak bütün bunlara rağmen bunu yaşayabiliriz. Ben belediye başkanı olarak bunu kabul etmiyorum. İzmir halkının da bunu kabul etmemesi lazım. Bu böyle boyun eğip de 'Buyurun, binalarımıza istediğiniz gibi el koyun, alın' diyebileceğimiz bir durum değil.
Bir tanesi Atatürk'ün imzasıyla kamulaştırılmış ve belediyeye verilmiş bir bina. Meslek fabrikası binası öyle bir bina. Bu bir miras dolayısıyla. Atatürk'ten kalan böyle bir mirası kimse bu şekilde elimizden alamaz. Umuyorum aklıselim galip gelir ve bu hukuksuz süreç durur. Vakıflar Genel Müdürlüğü de kendine gelir. İzmir'in malını böyle istedikleri gibi el koyup da kendi mülkleri arasına geçiremezler. İzmir'de tonlarca bina vakıflara ait, restore edilmeyi ve kullanılmayı bekliyor. Onları yapsalar ihtiyaç duyacakları her türlü şeyi karşılarlar. Bunlara belediye yıllardır bakıyor, restore etmiş, bakmış, korumuş. Bugüne biz getirmişiz açıkçası. Bu belediyenin hizmetini aksatacak bir şey. Bir kere bunu yapmaları ayıp ama diğer taraftan vakıfların yaptığı bina değil bunlar. Vakıfların yapmadığı binaya vakıflar nasıl el koyuyor? Böyle bir şey kabul edilemez, olmaz."
Son Dakika › Güncel › Cemil Tugay'dan Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne Devredilen Binalara İlişkin Açıklama: 'Atatürk'ten Kalan Mirası Kimse Bu Şekilde Elimizden Alamaz' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?