Çevre ve Şehircilik Bakanı Güllüce Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Çevre ve Şehircilik Bakanı Güllüce Açıklaması

Çevre ve Şehircilik Bakanı Güllüce Açıklaması
04.06.2014 13:42

"Çevre sorunları, artık dünyada farklı, sosyal ve siyasal özelliklere sahip ülkelerin üzerinde anlaştıkları veya anlaşmak zorunda kaldıkları önemli bir konu olmuştur" "Günümüzde çevre duyarlılığı ve iklim değişikliği dünyanın bir numaralı gündemi haline gelmiştir" "Çevreyi koruma ve gözetmeyi bir görev,

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, çevre sorunlarının, artık dünyada farklı, sosyal ve siyasal özelliklere sahip ülkelerin üzerinde anlaştıkları veya anlaşmak zorunda kaldıkları önemli bir konu olduğunu söyledi.

Güllüce, Çevre Deklarasyonu'nu açıkladığı basın toplantısında, Türkiye'de özellikle 2002'den bu yana merkezi hükümet ve yerel yönetimler eliyle cumhuriyet tarihinin en büyük çevre atılımının gerçekleştirildiğini belirtti.

Son 12 yılda 3 milyon 691 bin hektarda ormanların geliştirilmesi ve genişletilmesine yönelik yaptıkları çalışmalarla 2 milyar 711 milyon fidanın toprakla buluşturulduğuna işaret eden Güllüce, ülkeye 900 bin hektar yeni orman alanı kazandırıldığını bildirdi.

Güllüce, 2003'te 15 düzenli depolama tesisi bulunduğunu anımsatarak, bugün 69 katı atık düzenli depolama tesisiyle yaklaşık 903 belediyede 45 milyonluk nüfusa hizmet verildiğini vurguladı.

Patlayan çöp yığınlarından katı atık düzenli depolama sahalarına geçildiğine dikkati çeken Güllüce, Ulusal Hava Kalitesi I·zleme Agˆı olus¸turulduğunu, 81 ilde 165 noktada hava kalitesi o¨lc¸u¨mu¨ yapıldığını ve anlık sonuc¸ların internette on-line yayınlandığını anlattı.

-Çevre, küresel boyutta ele alınmalı

Çevre konusunun küresel bir mesele olduğunu ve küresel boyutta ele alınması gerektiğini dile getiren Güllüce, "Hızla artan dünya nüfusu, plansız sanayileşme ve sağlıksız kentleşme, nükleer denemeler, bölgesel savaşlar, doğal kaynakların israfı, zararlı gazlar sonucunda oluşan sera etkisi, tarımda kullanılan kimyasallar ve deterjanların yoğun kullanımı çevre kirliliğini artırmış, yoğun çevre sorunlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bunun doğal sonucu olarak kirlenen hava, su ve toprak canlıların yaşamını olumsuz yönde etkileyecek boyutlara ulaşmıştır" şeklinde konuştu.

Güllüce, günümüzde çevre duyarlılığı ve iklim değişikliğinin, dünyanın bir numaralı gündemi haline geldiğini ifade ederek, yeni yüzyılda insanlık için en önemli hedefin, yeryüzünde yaşayan herkesin, tüm canlıların ve gelecek nesillerin sağlıklı bir çevrede yaşama ve doğal kaynaklardan yararlanabilmesi olarak belirlendiğini söyledi.

Çevre konusunun artık yöresel ve bölgesel olmaktan çıkıp, evrensel boyut kazandığını belirten Güllüce, dolayısıyla günümüzde tüm insanlığın bugünü ve yakın geleceğini önemli ölçüde etkilediğini kaydetti.

Güllüce, çevre sorunlarının, artık dünyada farklı, sosyal ve siyasal özelliklere sahip ülkelerin üzerinde anlaştıkları veya anlaşmak zorunda kaldıkları önemli bir konu olduğunu aktardı.

-Pek çok uluslararası çevre anlaşması imzalandı

Türkiye'nin pek çok uluslararası çevre anlaşmasına imza atarak, bu konudaki duyarlılığını gösterdiğini dile getiren Güllüce, şöyle devam etti:

"Gelişme ve kalkınma konusunda uzun yıllarımız boşa geçmiş ve gelişmiş ülkelerle aramızdaki fark ciddi ölçüde açılmıştır. Kalkınmayı birincil hedef olarak belirledik. Ancak kalkınmayı çevreyi dikkate alan, çevreyi gözeten bir kalkınma modeli olarak benimsiyoruz. Bu mümkün mü? Evet mümkün. Bütün dünya nasıl yapmışsa ve yapıyorsa biz de öyle yapacağız. Yapıyoruz ve daha iyisini yapacağız. Kalkınma modelimizde çevreye zarar vermeyen yapılaşma ve sanayileşmeyle çevreye verilen zararı en uygun ve hızlı telafi edebilen bir kalkınma modelini esas almaktayız. Bu konuda tüm dünyadan istifade etmek isteriz. Ancak, kendi ülkelerinin kalkınmasında ve ilerlemesinde kullandıkları teknolojileri bizim kullanmamızdan rahatsız olanlar ve kalkınma hamlelerimizi çevre duyarlılığı kisvesi altında engellemeye kalkanlar olursa buna da rıza göstermeyeceğimizin bilinmesini isteriz"

-Çevreyi korumak herkesin görevi

Çevreye duyarlı olmak, korumak ve geliştirmenin birincil görevleri olduğunu vurgulayan Güllüce, "Bu tek başına bir kişinin, kurumun veya bakanlığın, hükümetin yapabileceği bir şey değildir. Çevreyi koruma ve gözetmeyi bir görev, kültür ve değer olarak tüm halkımıza mal edemezsek, insanımıza benimsetemezsek başarılı olamayız. Bunun için yaşadığı çevreye duyarlı, yaşadığı mekanın kimlik ve kişiliğin aynası olduğu bilincinde, sadece kendisini değil gelecek nesilleri de düşünen bir toplum olmalıyız" değerlendirmesinde bulundu.

Güllüce, bazılarının özellikle yok saydığı, göz ardı ettiği, adeta sözünü etmekten çekindiği çevreci geleneğin milli genlerde bulunduğunu bildirdi.

Bilim ve teknolojinin her alanında olduğu gibi çevre konusunda da hiçbir komplekse kapılmadan herkesten istifade edilmesi gerektiğine vurgu yapan Güllüce, şöyle konuştu:

"Geçmişimizde çevreye duyarlı uygulamalar yok muydu? Bunu sorgulamak ve var olan değerlerimizi de ortaya çıkarmak hakkımız ve hatta önemli bir görevimizdir. Su ile temizliği ve suyun temizliğini, israfın yasaklanmasını akidelerinin arasına alan bir kültürün mirasçıları olduğumuzun farkına varmalıyız. Bu değerleri ihya etmeli, geliştirmeliyiz. Muhtaç insanların, yolcuların, kuşların ve sahipsiz hayvanların beslenmelerine fonlar ayıran vakıflar kuran bir medeniyetin, tarih sayfalarında saklanmasına razı olmamalıyız."

-Sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği artırılacak

Güllüce, duyarlılığı artırmak için çevreyi koruyan ve gözeten sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğinin artırılmasını, yeni sivil toplum örgütlerinin kurulmasını ve verimli çalışmalar yapmalarını teşvik edeceklerini anlattı.

"Çevre Benim" adıyla bütün fertleri ve kurumları kapsayan, sürekli ve sürdürülebilir çevre bilinci oluşturmak üzere geniş kapsamlı bir kampanya başlattıklarını belirten Güllüce, çöp ve özel atıkların ayrıştırılarak toplanmasının yaygınlaştırılmasına yönelik projeleri teşvik edeceklerini belirtti.

Bakanlık olarak bu yılki Dünya Çevre Günü'nü yeni bir milat olarak değerlendirdiklerine işaret eden Güllüce, şunları kaydetti:

"Atmosferimize zarar veren deodorantların kullanılmaması, basılı tuttuğun sürece su verebilen sifonların tercih edilmesi, sensörlü muslukların kullanılması, basınçlı su veren aletlerle araba yıkanması gibi tasarruf kültürünü yerleştirmeye çalışacağız. Çöp torbalarını plastik, pil atığı, cam, kağıt atık ve normal çöp olarak ayırmanın teşvik edilmesi için kamu spotlarıyla halkı bilinçlendireceğiz. Köylerimizin doğallığını koruyarak, yaşanabilir ve medeniyetin her imkanından faydalanabilir olmasını sağlayarak kalabalık kentlere göçün engellenmesi ve tersine göçün gerçekleşmesi için çaba harcayacağız." - Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Çevre ve Şehircilik Bakanı Güllüce Açıklaması - Son Dakika


Advertisement