Çin'deki yavaşlama ve düşük enflasyon yatırımcıları endişelendiriyor
Mayıs ayı BofA Merrill Lynch Fon Yöneticisi Araştırması, yatırımcıların Çin'deki büyümenin yavaşlamasına ve uzun süren düşük enflasyona göre konum alarak, varlık tahsislerinde emtiayı son dört yılın en düşük seviyesine indirdiklerini gösteriyor.
Mayıs ayı araştırmasına katılanların dörtte biri, Çin'de bir sert inişin ve emtiada bir çöküşün kendileri için bir numaralı 'kuyruk riski' olduğunu belirtti. Bu oran, Nisan ayında yüzde 18 oranındaydı. Japonya, Asya-Pasifik ülkeleri ve Küresel Yükselen Piyasalar'daki fon yöneticilerinin net yüzde 8'lik kesimi, Çin ekonomisinin önümüzdeki 12 ayda zayıflamasını bekliyor. Geçtiğimiz ay ise, net yüzde 9'luk kesim Çin ekonomisinin güçleneceğini düşünüyordu.
Katılımcılar, enflasyonu bir tehdit olarak görmediklerinin sinyallerini veriyor. Küresel çekirdek enflasyonun önümüzdeki yıl içerisinde artmasını bekleyenlerin oranı net yüzde 30; bu oran, geçtiğimiz ay net yüzde 45 seviyesindeydi. Aynı şekilde, kısa vadeli faiz oranlarının artmasını bekleyenlerin oranı da, Nisan ayındaki net yüzde 32 seviyesinden net yüzde 14'e düşmüş durumda.
Yatırımcılar, emtia ve yükselen piyasalardaki varlık tahsislerini azaltıp, tahvillere yapılan tahsisleri arttırma yoluna gittiler. Küresel varlık yöneticilerinin net yüzde 29'u, emtiada gösterge altına inmiş durumda – Mart ayında net yüzde 11 seviyesinde olan bu değer 2008 yılı Aralık ayından bu yana en düşük seviyede ve varlık yöneticilerinin net yüzde 17'si de enerji sektörü hisse senetlerinde gösterge altı konumlarını sürdürüyor. Yükselen piyasa hisse senetlerinde gösterge üzerinde olan küresel yatırımcıların oranı Mart ayındaki net yüzde 34 seviyesinden sert bir düşüşle net yüzde 3'e inmiş durumda. Araştırmaya katılanların net yüzde 38'lik kısmı tahvillerde gösterge altında, bu değer de Nisan ayında net yüzde 50 seviyesindeydi.
BofA Merrill Lynch Küresel Araştırma yatırım baş stratejisti Michael Hartnett, "Mayıs ayı Fon Yöneticisi Araştırması, Çin ve Çin ile bağlantılı emtiadan belirgin bir uzaklaşma olduğunu ortaya koyuyor. Ancak yatırımcıların küresel büyüme umutlarını sürdürdüklerini de belirtmek gerekli," şeklinde konuştu. Avrupa yatırım stratejisti John Bilton ise, "Yatırımcıların izledikleri bölgenin Avrupa olduğuna dair işaretler görüyoruz. Yatırımcılar Avrupa hisse senetlerinin ucuzluğunun farkına varmaya başlıyor ve bölgeye dair yabancı para birimi riski endişeleri de ortadan kalkıyor," yorumunu yaptı.
Euro bölgesi hisse senetlerinde umut sinyalleri
Mayıs ayı Küresel ve Bölgesel araştırmaları, Avrupa'ya dair iyimserliğe işaret ediyor – öte yandan, bölgedeki yatırımcılar daha aktif bir politika görmek istiyorlar. Küresel yatırımcıları Euro bölgesini bir sorundan ziyade, bir fırsat olarak değerlendirmeye başlamış durumdalar. EU para birimlerini ve bankalarını bir numaralı 'kuyruk riski' olarak gören katılımcıların oranı yüzde 42'den yüzde 29'a gerilemiş durumda.
Küresel araştırma katılımcıların net yüzde 38'i, Euro bölgesi hisse senetlerinin değerlerinin altında işlem gördüğünü düşünüyor – bu, Nisan ayındaki net yüzde 23 seviyesine göre büyük bir artış. ABD'yi değerinin üstünde olarak değerlendiren yatırımcıların sayısının artmasıyla, ABD ve Euro bölgesi arasındaki "değerleme uçurumu" geçtiğimiz ayda daha da genişledi.
Bölgesel araştırmanın Avrupalı katılımcıları, büyüme konusunda geçtiğimiz aya kıyasla daha iyimserler. Avrupalı fon yöneticilerinin net yüzde 24'ü, Avrupa ekonomisinin önümüzdeki yıl güç kazanacağına inanıyor, bu değer Nisan ayında net yüzde 19 seviyesindeydi. Net yüzde 17'lik kesim şirket kazançlarının önümüzdeki 12 ay içerisinde artacağına inanıyor, bu değer ise daha önce net yüzde 14 seviyesindeydi. Aynı zamanda, mali politikaların fazla kısıtlayıcı olduğunu söyleyen bölgesel yatırımcıların oranı da, geçtiğimiz ayki net yüzde 19 seviyesinden bu ay net yüzde 31'e çıkmış durumda.
Japon hisse senedi tahsisleri son altı yılın en yüksek seviyesinde
Japon hisse senetlerinde yükselme beklentisi sürüyor. Küresel varlık yöneticilerinin net yüzde 31'lik kesiminin Japon hisse senetlerinde gösterge üzerinde bulunmasıyla, Japon hisse senetleri varlık tahsislerinde 2006 yılı Mayıs ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda. Bu oran, net yüzde 20'lik kesimin gösterge üzerinde olduğu Nisan ayından bu yana hızlı bir artış gösterdi.
Küresel yatırımcıların net yüzde 44'ü, Japonya'da şirket kârlılıklarının diğer tüm bölgelerden daha olumlu göründüğünü söylüyor – bu, 2005 yılı Kasım ayından bu yana, bu araştırmada edinilen en iyimser sonuç. Japonya, yatırımcıların 12 ay içerisinde en çok gösterge üzerine çıkmak istedikleri bölge olmayı da sürdürüyor. Nisan ayı sonuçlarına benzer bir biçimde, net yüzde 25'lik kesim Japonya'nın gösterge üstü listelerinin tepesinde olduğunu söylüyor.
Yatırımcılar, kâr payı dağıtımı ya da yatırım diyor
Şirket kârlılıklarında yaşanacak bir artış beklentilerinin ışığında, yatırımcılar şirketlere nakit ödemeler yönünde çağrıda bulunuyor. Küresel araştırmaya katılanların net yüzde 27'si, ödemelerinin (temettü ve geri alımlar da dahil olmak üzere) çok düşük olduğunu söylüyor, bu oran geçtiğimiz aydan bu yana yüzde altı oranında artmış durumda. Nakit akışının hissedarlara geri alım, temettü ya da alım olarak geri dönmesini tercih ettiğini söyleyenlerin oranı, Nisan ayındaki net yüzde 34'lük değerden bu ay yüzde 38'e çıkmış durumda. Şirketlerin sermaye harcamalarını arttırmaları gerektiğini düşünenlerin oranı geçen aydan bu yana yüzde birlik bir artışla net yüzde 47'e ulaşırken, borç geri ödemelerine öncelik verilmesi gerektiğini düşünenlerin oranı ise yalnızca yüzde 9.
Son Dakika › Güncel › Çin'deki Yavaşlama Yatırımcıları Endişelendiriyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.