Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Elimizde zaten Suriye'den gelen güvenlik risklerine karşı silahlı kuvvetlerimizin ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin her türlü tedbiri alması yönünde çok güçlü bir tezkere var, süresi devam eden ama ihtiyaçlar daha başka birşey gerektirirse, tabi nihai otorite TBMM'dir, TBMM'ye başvururuz ama şu anda meclis tarafından bize verilmiş yetki var" dedi.
Bakan Davutoğlu, Karabük Valisi İzzettin Küçük ile makamında bir süre görüşmesinin ardından çıkışta gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Bir gazetecinin "Türkiye, kimyasal silah saldırısına karşı herhangi bir önlem aldı mı?" sorusu üzerine Bakan Davutoğlu, "Bu konuda en başından itibaren ilgili birimlerimiz, Suriye'den gelebilecek riskler konusunda her türlü tedbiri almaya devam ediyorlar" diye konuştu.
Bakan Davutoğlu, bugün Ankara'da bu konularla ilgili görüşmeler yapacağını vurgulayarak, akşam da planlanmış bir gezi kapsamında gelişmeleri de istişare etmek için Suudi Arabistan'a geçeceğini anlattı.
Basın mensuplarının, "Dün kü telefon görüşmelerinizde ABD ve Rusya dışişleri bakanlarının görüşlerini operasyon sinyali olarak algıladınız mı?" şeklindeki bir soru üzerine Davutoğlu, şunları söyledi.
"Operasyon ifadesi akıllara birçok şeyi getirdiğinden tabir olarak farklı değerlendirilir. Ancak bugün uluslararası toplumun sınavla karşı karışıya olduğu aşikar. Nasıl 1995'te 8 bin Boşnak kardeşimiz katledildiğinde, o gece hepimiz, 'kim, niçin duruyor, niçin harekete geçilmiyor' diye isyan ettiysek. Hepimiz aynı zamanda insanız, babayız. Bir babanın iki çocuğunun cansız bedenine sarılışının görüntülerini hepiniz izlediniz. Kimyasal silahla öldürülmüş. O babanın hissiyatı, BM misyonunun temelini oluşturur. Orada şehit edilen binlerce insan var, yaralı oldukları için şu anda ölmekte olan da. Bir de işin o boyutu var, gözardı edilen. 3,5-4 gün sürdü Suriye'nin izin vermesi. Neyi beklediler, o sürede kaç yaralı daha öldü?"
"Bu insanlık suçu karşılıksız bırakılamaz"
Bakan Davutoğlu, "Bu bir insanlık suçudur, bu insanlık suçu karşılıksız bırakılamaz, müeyyidesi neyse onun gereği yapılmalıdır" diyerek aksi takdirde BM'nin misyonundan bahsedilemeyeceğini vurguladı.
Herkesin, kimyasal silah saldırısı olduğunu kabul ettiğine işaret eden Bakan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Büyük bir kısım da biz de aynı kanaatteyiz, bunun rejim tarafından işlendiği yönünde. Gecikmesi sebebi de burada zaten adamların. Bazı azınlıktaki ülkeler ise farklı kanaatlerdeler. Bu ayrılığın giderilmesi için bu araştırmanın bir an önce yapılması ve net bir tablonun ortaya çıkarılması lazım. Net tablo ortaya çıktıktan sonra da BM'nin artık tek vüctut olarak karar alması lazım. O hepimizin işini kolaylaştıracaktır. Türkiye'nin her zaman ki tercihi, BM Güvenlik Konseyi'nin tek bir bütün olarak karar alması ve bir BM normu oluşturmasıdır ama bazı ülkeler de farklı düşünceler içerisinde diye yanı başımızda böyle bir facianın olması ve Türkiye'ye güvenlik riski oluşturacak şekilde devam etmesi bizim gözardı edemeyeceğimiz gerçeklik halindedir. Onun için gerekli her türlü tedbiri almak, bizim gibi düşünen ülkelerle almak önem taşır ama her zaman ki tercihimiz, BM Güvenlik Konseyi'nin tek bir vücut halinde hareket etmesidir."
"Tezkere çıkarılması görüşü"
Bakan Davutoğlu, gazetecilerin, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "gerekirse tezkere çıkarılabileceği" yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine, bunun erken bir tartışma olduğunu kaydetti.
BM Güvenlik Konseyinin alacağı tutumu göreceklerini ifade eden Davutoğlu, "O alandaki gelişmeleri göreceğiz. Tabi Sayın Başbakan Yardımcımızın kasttettiği bir ihtiyaç halinde Türkiye'nin gerekli hukuki adımları atmaya hazır olduğudur. Yoksa bugünden yarına hemen böyle bir gelişme olacağı anlamına gelmiyor. Sayın Başbakan Yardımcımız, 'gerekirse böyle bir adımın atılabileceğini' ifade ediyor. Zaten elimizde Suriye'den gelen güvenlik risklerine karşı silahlı kuvvetlerimizin ve Türkiye hükümetinin her türlü tedbiri alması yönünde çok güçlü bir tezkere var, süresi devam eden ama ihtiyaçlar daha başka bir şey gerektirirse, tabi nihai otorite TBMM'dir, TBMM'ye başvururuz ama şu anda bize verilmiş yetki var meclis tarafından. Yetki tartışmaları da dün dile getirildi. Şu anda bize verilmiş Türkiye'nin güvenliği yönünde olabilecek risklere yönelik yetki var. Bundan daha büyük güvenlik riski de bölge ve Türkiye için de olmaz."
Vali Küçük, daha sonra Bakan Davutoğlu'na ziyaretin anısına Safranbolu konaklarının tasvir edidiği bir tablo hediye etti.
- Karabük
Son Dakika › Güncel › Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Karabük'te Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.