
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez,
"Her Avrupa ülkesi eğer istiyorsa bizim prensiplerimizi dikkate alarak bizzat imamlara eğitim verebilir. Biz bu konuda her türlü katkıyı sağlarız. Ancak bizim de bunun için bazı şartlarımız var" dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Prof. Dr. Mehmet Görmez, Avusturya'nın en çok satan gazetesi Die Presse'ye konuştu.
Röportajında Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yurt dışı hizmetleri hakkında bilgi veren Görmez, Diyanet'in yurt dışına din görevlisi gönderme amacının o ülkelerde yaşayan Müslümanları siyasi etki altına almak olduğu iddialarını reddederek, şu ifadeleri kullandı:
"Modern zamanda, bir devletin kendi insanları üzerinden bir başka ülkeye etki etmek isteyeceğinin düşünülmesini yanlış buluyorum. Eğer bir devlet bir diğerine barışçıl bir şekilde yardım etmek istiyorsa, bu bir nüfuz etme girişimi olarak görülemez. Asıl amacı yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza talepleri doğrultusunda din hizmeti sunmak olan Başkanlığımızın diğer Müslüman topluluklarla olan ilişkisi onların bizim bu hizmetlerimizden yararlanmak istemesiyle sınırlıdır. Bu asla orada yaşayan diğer Müslümanları etki altına almak değildir."
-"Entegrasyon için imam yetiştirilmez"
Prof. Dr. Görmez, Avusturya'ya gönderilecek imamların o ülkede yetiştirilip yetiştirilemeyeceğinin sorulması üzerine şunları söyledi:
"Öncelikle şunu ifade edeyim ki entegrasyon için imam yetiştirilmez, imam din hizmetlerinin icrası için yetiştirilir. Bu konuyu yalnızca Avusturya için değil tüm Avrupa için düşünmek gerekiyor.
Avrupa'da yaklaşık dört milyon Türk vatandaşımız yaşıyor ve 20-30 yıl boyunca hiç kimse onlarla ilgilenmedi. Bu kişiler kendi derneklerini, camilerini kurdular ve fiilen hiçbir uzman kişi bulunmadığından Diyanet İşleri Başkanlığı'na başvurdular. Biz de söz konusu devletlerin makamlarıyla yaptığımız işbirliğiyle bu hizmetleri kendilerine sunduk.
Her Avrupa ülkesi eğer istiyorsa bizim prensiplerimizi dikkate alarak bizzat imamlara eğitim verebilir. Biz bu konuda her türlü katkıyı sağlarız. Ancak bizim de bunun için bazı şartlarımız var.
Öncelikle bilimsel bir altyapı oluşturulmalı. Çünkü bir imamın mesleği basit bir iş değildir. Türkiye'de bu eğitimin içerisinde, imam hatiplerde, ilahiyat fakültelerinde dini bilgilerin yanı sıra fizik, matematik, felsefe ve pedagoji dersinin verildiği onbir yıllık bir eğitim vardır.
Müftü yahut vaiz olmak isteyenler buna ilaveten üç yıllık bir eğitim daha alıyorlar. Eğer Viyana'da bu şartlar sağlanabilirse, o zaman bunu desteklemeye hazırız."
-"Avrupa'da din eğitiminde yanlış algılamalar var"-
Avrupa'da din eğitimi konusunda birtakım yanlış algılamaların da bulunduğuna işaret eden Görmez, bu konuda Avrupa'da iki hatanın yapıldığını söyledi.
Bazılarının Katolik üniversitelerinde hızlıca kurulmuş bölümlerle imamların eğitilebileceğine inandıklarını ifade eden Görmez, Katolik üniversitelerin içinde imam eğitiminin olmasının mümkün olmadığını belirtti.
İkinci hatanın ise bu konunun bir entegrasyon meselesi olarak görülmesi olduğunu belirten Görmez, "Halbuki burada inanç özgürlüğü ve dini vecibelerin özgürce yerine getirilmesi söz konusudur. Hiçbir kültür başka bir kültürün içinde kaybolmamalıdır" ifadelerini kullandı.
Yurt dışında yaşayan vatandaşların kimliklerini kaybetmemek için gayret göstermeleri ve aynı zamanda bulundukları toplumla uyum içinde yaşamaları gerektiğini ifade eden Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu noktada entegrasyonu desteklediğini anlattı.
Son on yıldır, yurt dışında görevlendirilen imamların yabancı dil bilen ve ülkenin kültür bilgisine sahip olan adaylar arasından seçilmesine özen gösterildiğine dikkati çeken Görmez, yurt dışında yaşayan vatandaşlara kimliklerini korumaları konusunda şu önerilerde bulundu:
"Camilerde verdiğimiz vaazlarımızda iki konuya vurgu yapıyoruz. Birincisi, insanların kendi öz kimliklerini korumaları gerektiğidir. Hiçbir kültür bir başka kültür içinde asla kaybolmamalıdır. Bu durum diğer toplumun zenginliğine katkı sağlar. İkinci önemli nokta ise Türklerin toplumla barış içinde yaşamalarının gerekliliğidir. Türkler anadillerini unutmamalı ama yaşadıkları ülkenin dilini mümkün olduğunca iyi şekilde konuşmalılar."
Muhabir: Selma Kasap
Yayıncı: Selçuk Aval - ANKARA
Son Dakika › Güncel › Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Avusturya Gazetesi Die Presse'ye Konuştu.'Her Avrupa Ülkesi Eğer... - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.