İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 'Anayasa ve kanunun bu açık hükümlerine ve dosyamızın devasa boyutuna rağmen 15 gün içerisinde bu dosya için gerekçeli kararın yazılmasının fiilen mümkün olmadığı ortadadır" değerlendirmesi yapıldı.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, tahliye taleplerine ilişkin kararını açıkladı. Kararda, 20 Ekim 2008'de Ergenekon Davası'nın duruşmalarına başlandığı, 5 Ağustos 2013'te sona erdiği bildirildi. Kararda, mahkemenin kısa kararında bir kısım sanıklar hakkında 125 suçtan beraat, 9 sanık hakkında düşme, 7 sanık hakkında tefrik, 6 sanık hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, kararın kesinleşmemiş olduğu, gerekçeli kararın yazımının devam ettiği, önemli bir kısmının da yazıldığı belirtildi.
Yapılan yargılamada, " Türkiye'deki derin devletin adı olan Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün çok karışık bir ilişkiler yumağına sahip olduğunun görüldüğü" ifade edilen kararda, örgütün yargılanan mensuplarının cezalandırıldığı, belli bir kısmının açığa çıktığı, bazı hücrelerine ise ulaşılamadığı kaydedildi.
"Her ne kadar belli meslek ve siyasi gruplara mensup bir kısım sanıkların, icra ettikleri meslek faaliyetleri ve AKP hükümetine muhalif kimliklerinden dolayı yargılandıklarını savunsalar da bu doğru değil" ifadelerinin yer aldığı kararda, şu değerlendirmelere yer verildi:
"Çünkü yargılanan sanıklardan çok daha kesin muhalefet yapan gazeteciler ve siyasiler dosyamız sanığı değildir. Çünkü mahkememiz verdiği kararında sanıkları mesleki veya siyasi faaliyetlerinden dolayı değil, Ergenekon Terör Örgütü mensubu olarak işledikleri eylemlerinden dolayı cezalandırmıştır. Sanıklar birçok terör örgütünün yaptığı gibi siyasal, basın ve örgütlenme özgürlüklerini Ergenekon Terör Örgütü'nün amaçları doğrultusunda kullanmışlardır."
Teoride ve pratikte herkesin her türlü suçun sanığı olmasının mümkün olduğu belirtilen kararda, yargılaması yapılan toplam sanık sayısının 275, iddianamelerin toplam sayfa sayısının 6 bin 515, davanın toplam klasör sayısının 3 bin 724, yapılan duruşma sayısının 620, duruşma tutanaklarının toplam sayfasının 41 bin 857, duruşma görüntülerinin toplam hacminin 975,15 gigabayt olduğu bildirildi. Kararda, mahkemeye incelenmek üzere gelen ve iade edilen dijital olarak saklanan dosyaların toplam sayısının 825, iddianamede açılan toplam 803 suç ile ilgili 614 suçtan hüküm verildiği ifade edildi.
Yargılama sürecinin 4 yıl 9 ay 15 gün süren zaman diliminde 620 celse, toplam 3 bin 699 saat, 106 dakika duruşma salonu oturumunun tutulduğu kaydedilen kararda, "Anayasa ve kanunun bu açık hükümlerine ve dosyamızın devasa boyutuna rağmen 15 gün içerisinde bu dosya için gerekçeli kararın yazılmasının fiilen mümkün olmadığı ortadadır. Bu durumda gerekçeli kararın 15 günde yazılmaması değil, yazılmasının hak ihlaline neden olacağı, böylesine hayatın gerçekleri ile hiçbir şekilde bağdaşmayacak bir karar yazımının öncelikle sanıkların hukuki durumlarının yeterince gerekçeye aktarılmaması bu nedenle de gerek Yargıtay aşamasında gerekse İnsan Hakları Mahkemesine başvurulması durumunda denetimin zorlaşacağı açıktır" denildi.
Kararın ancak makul bir süre içerisinde yazılabileceğinin herkes tarafından kabul gören bir husus olduğu anlatılan kararda, gerekçeli kararın 15 gün içerisinde yazılmasının beklenmesinin hak ve nefaset ile bağdaşmayacağı ifade edildi.
- İstanbul
Son Dakika › Güncel › Ergenekon Davası ile İlgili Tahliye Talepleri - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.