"Hekim Olarak Nükleer Santrallere Karşı Olamayız" - Son Dakika
Son Dakika Logo

"Hekim Olarak Nükleer Santrallere Karşı Olamayız"

"Hekim Olarak Nükleer Santrallere Karşı Olamayız"
30.04.2011 12:00

Japonya'da yaşanan Fukuşima felaketi, Çernobil'in 25'inci yıldönümü Türkiye'de nükleer santraller konusunu gündemden düşürmedi

Japonya'da yaşanan Fukuşima felaketi, Çernobil'in 25'inci yıldönümü Türkiye'de nükleer santraller konusunu gündemden düşürmezken, Türkiye Nükleer Tıp Derneği Başkanı Prof. Dr. Ömer Uğur, "Hekim olarak nükleer santrallere karşı olamayız. Nükleer tıp, ülkemizde her yıl 400 bin hastaya tanı, 50 bin hastaya da tedavi hizmeti veriyor. Bunlarda kullandığımız tüm radyoaktif ürünler nükleer teknoloji ürünü ve biz bu ürünlerde dışa bağımlıyız. Nükleer santraller şifa da dağıtıyor aynı zamanda" dedi.

İzmir'de 27 Nisan'da başlayan, 1 Mayıs'ta sona erecek 23'üncü Ulusal Nükleer Tıp Kongresi'nin de başkanlığını yapan Prof. Dr. Uğur, soruları yanıtladı. Türkiye'de nükleer santraller kurulması konusuna hekim olarak baktıklarını belirten Prof. Dr. Uğur, şöyle dedi:

"Japonya'da deprem ve tsunami felaketi sonrasında Fukushima Daiichi Nükleer Güç Santrali'nde yaşanan sızıntının yaratacağı sorunlar konusunda pekçok şey yazılıp söylendi. Kaygının temel nedeni radyasyon konusundaki bilgi eksikliği ve radyasyonun duyu organlarımızla algılanamayan, görünmez bir tehlike oluşundan kaynaklanmaktadır. Dernek olarak nükleer enerji santrallerine karşı değiliz. Hekim olarak nükleer santrallere karşı olamayız. Çünkü nükleer tıpta kullandığımız bütün radyoaktif ürünler nükleer teknoloji ürünüdür ve insan sağlığı için kullanılmaktadır. "

"UYARILARI ÖNEMSİYORUZ AMA SAĞLIK DA ÖNEMLİ"

Nükleer santrallerin güvenli kurulmasının, bütün tedbirlerin alınmasının, çevre örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının bütün uyarılarını çok önemsediklerini kaydeden Prof. Dr. Uğur şunları söyledi:

"Nükleer santrallere sadece hekim olarak bakıyoruz, olaya siyasi açıdan yaklaşmıyoruz, o başka devlet kurumlarının işi. Hastalara kullanılan bu ajanlar nükleer tıpta ve radyasyon onkolojisinde kullanılıyor. Biz açık radyoaktif, radyasyon onkolojisi ise kapalı radyoaktif kaynakları kullanıyor. Bunların hepsi nükleer santrallerde üretilen izotoplar. Dünyada şunun bilinmesinde fayda var; nükleer tıp için bu radyoaktif ilaçları üreten üç nükleer santral var. Biri Güney Afrika'da, biri Hollanda'da diğeri Kanada'da. Geçtiğimiz yıllarda bu santraller bakıma alındı ve nükleer tıpta büyük bir kriz oldu. Teknesyum 99 m dediğimiz bir jeneratör ürünü vardı, bir radyoaktif maddeden elde ediliyordu. Bu üç santralden geliyordu. Türkiye'de nükleer santral olmadığı için, radyoaktif maddede büyük oranda yurtdışına bağımlıyız. Hasta tanıları büyük bir oranda yapılamadı dünyada. 2011 yılı itibariyle, izotopla verilen tanı ve tedavilerin alternatifi olmadığı müddetçe, şifa da dağıtılıyor aynı zamanda. Fakat "nükleer santrale hayır' deyince bu hastaların tanı ve tedavisi nasıl yapılacak, onun cevabının da verilmesi lazım. Hekim olarak hastalarımıza tanı ve tedavi sunmak, mümkünse Türkiye'de bu ilaçları üretmek, yurtdışına bağımlı olmamak bizim tercihimiz. Yurtiçinde bu alandaki üretim çok sınırlı, yüzde 80 dışa bağımlıyız ve sanırım yıllık maliyet 20 milyon dolar civarında. "

SAĞLIĞINA KAVUŞMUŞ BİNLERCE HASTA VAR

Prof. Dr. Uğur, nükleer tıbbın Türkiye'de yılda 400 bin hastaya tanı, 50 bin hastaya tedavi hizmeti verdiğini vurguladı. Türkiye'de tiroid kanseri veya hipertiroidi nedeniyle bizzat radyoaktif iyot tedavisi almış ve sağlığına kavuşmuş binlerce hasta bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Uğur, "Bu nedenle gerekli olduğunda tıbbi radyasyon uygulamalarından kaçınmak için bir neden yoktur" dedi.

Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Seyfettin Ilgan da nükleer teknolojinin bir tercih değil bir zorunluluk olduğunu söyledi. Türkiye'nin de nükleer teknolojiye sahip olması gerektiğini belirten Ilgan, "Çünkü gelişmenin bütün basamaklarında bütün önemli teknolojilerde her zaman nükleer sözkonusu olur. Savunmadan uzay teknolojisine kadar her alanda. Nükleere kötü gözle bakılması bizim için uygun bir yaklaşım değil. İşte örneği, nükleer tıpta kullandığımız bütün ürünler nükleer teknoloji ürünüdür ve insan sağlığı için kullanılmaktadır" diye konuştu. - İzmir

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel 'Hekim Olarak Nükleer Santrallere Karşı Olamayız' - Son Dakika


Advertisement