İHD, Kemiklerin 100 Yıllık Açıklamasını Samimi Bulmadı - Son Dakika
Son Dakika Logo

İHD, Kemiklerin 100 Yıllık Açıklamasını Samimi Bulmadı

İHD, Kemiklerin 100 Yıllık Açıklamasını Samimi Bulmadı
29.02.2012 17:20  Güncelleme: 17:51

Diyarbakır İçkale'de sürdürülen kazı çalışmalarında bulunan kafatası ve kemiklerin Adli Tıp Kurumu'nda yapılan incelemelerde en az 100 yıllık olduğunun açıklanmasına İHD Diyarbakır Şubesi tepki gösterdi.

Diyarbakır İçkale'de sürdürülen kazı çalışmalarında bulunan kafatası ve kemiklerin Adli Tıp Kurumu'nda yapılan incelemelerde en az 100 yıllık olduğunun açıklanması İHD Diyarbakır Şubesi Sekreteri Raci Bilici, tepki gösterdi. Raporu samimi bulmadıklarını ve kendiri için de süpriz olmadığını belirten Bilici, "Minnesota protokolü var. Bu protokol her şeyi çok açık ve net gösteriyor her şeyi, bir mezarın nasıl açılacağı, delillerin nasıl bulunacağı, kimlerin bulunacağı konusunda. Biz bu protokol çerçevesinde kesinlikle mezarların açılması ve delillerin o komisyon da yer alan kişiler tarafından toplanması ve sonuca gitmesidir" dedi.

Diyarbakır'ın merkez Sur İlçesi İçkale Mevkii'nde bulunan, 1990'lı yıllarda Jandarma Merkez Komutanlığı, Diyarbakır Cezaevi ve Adliye binasının bulunduğu alanda restorasyon çalışması sırasında insanlara ait kafatası ve kemikler çıktı. Birinci derecede SİT alanı olan bölgede Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği tarafından, sürdürülen çalışmalarda bugüne kadar 38 kişiye ait kafatası ve kemikler bulundu. Kemiklerin incelenmek üzere gönderildiği İstanbul Adli Tıp Kurumu, incelemelerini tamamlayarak kemiklerin en az 100 yıllık olduğunu, bazı kemiklerin ise hayvanlara ait olduğunu açıkladı.

İHD Diyarbakır Şebe Sekreteri Raci Bilici, Adli Tıp Kurumu'nun kemiklerle ilgili raporu üzerine basın toplantısı düzenleyerek, raporu samimi bulmadığını açıkladı. Kayıp yakını 20 kişinin de katıldığı toplantıda konuşan Bilici, Adli Tıp Kurumu'nun taraf olduğunu ileri sürdü. Bilici, şöyle dedi:

"Adli Tıp Kurumu bir rapor yayınladı. Doğrusu bu raporun sonucu bizim açımızdan herhangi bir şey değiştirmedi, değiştirmeyecekte. Çünkü bu ülkede hala binlerce kayıp, binlerce toplu mezar, ve faili meçhuller olduğu gibi duruyor. Bizler bu ülkede faili meçhullerin faillerinin yargılanması, kayıpların bulunması için yıllardır mücadele ettik, ama yıllardır herhangi bir adım atılmış değildir. Bu rapor, bu sonucu değiştirmedi çünkü geçmişte bir katliam yapılmıştır. Şimdi de aynı şekilde dolayısıyla biz şunu talep ediyoruz. Bu mezarların açılması, delillerin kaybolmamsı sağlıklı bir şekilde sonuca gitmesi için bizim taleplerimiz vardı. İnsanların kayıpları, devlet eliyle kaybedilenler hala duruyor. Tetiği çeken insanlar bunu söylediği halde devlet, hükümet yargı hala hiçbir şekilde bunların üzerine gidip bunların faillerinin, yada dönemin yetkilileri hakkında bir soruşturma, bir araştırma başlatmış değil. Bizim açımızdan sorun yerinde duruyor. Biz Adli Tıp raporunu da sağlıklı bulmadığımız belirtmek isteriz. Geçmişte Adli Tıp Kurumu'nun yayınlamış olduğu raporlar, hasta mahkumlara ilişkin yayınladığı raporlar ortadadır. Diğer toplu mezarlara ilişkin yayınladığı rapor ortadadır. Adli Tıp Kurumu'nun da bağımsız bir kurum olmadığını, bir kamu kurumu olduğunu, taraf olduğunu biz bu tür mezarların buna ilişkin çalışmaların, araştırmaların bağımsız ve bilimsel çalışan kurumlar tarafından yapılmasını istiyoruz"

MİNNESOTA PROTOKOLÜ UYGULANSIN

Bilici, Adli Tıp Kurumu'nun açıkladığı raporun kendileri için sürpriz olmadığını belirterek, şöyle dedi:

"38-40 insanın kafatası veya ceset çıkması bu da bir katliamdır. Hangi döneme ait olursa olsun bizim için sonuç değişmez. O dönemde de bir katliam yapılmışsa bu insan haklarına terstir. Şimdide yada, geçmişte fark etmez. Bu gerçekleri değiştirmiyor. Bu ülkenin geçmişte yaşananların açığa çıkması, faili meçhul, kayıpların ortaya çıkması için bağımsız bir komisyonun oluşturulmasını talep ediyoruz. Binlerce toplu mezar var. Bunların gerçekten sağlıklı bir şekilde açığa çıkması için öncelikle devletin bir irade göstermesi gerekir. Minnesota protokolü var. Bu protokol her şeyi çok açık ve net gösteriyor her şeyi, bir mezarın nasıl açılacağı, delillerin nasıl bulunacağı, kimlerin bulunacağı konusunda. Biz bu protokol çerçevesinde kesinlikle mezarların açılması ve delillerin o komisyon da yer alan kişiler tarafından toplanması ve sonuca gitmesidir. Bu başka ülkeler de böyledir. Bizim talebimiz de böyledir"

Kayıp yakını Selim Acar. babasının Bismil'in Ambar Beldesi'nden kaçırdığını belirterek, "Dönemin Bismil Jandarma Komutanı tarafından alıp götürüldü. Açıkçası bu kazılarda çıkan sonuç bizim için çok şaşırtıcı bir sonuç değildi. Çünkü bu kazılar daha yapılırken bazı milletvekilleri kemiklerin yüz yıllık olduğunu belirttiler. ve sonuçta ona göre çıktı. Bu kayıplar yüzyıl öncesinin kayıpları çıkıyorsa 30 yıl önceki kayıplar neden çıkmıyor? Bunun nedenini yetkilere sormak lazım. Kemikler çıkınca seviniyoruz bizim kayıbımız da buradan çıkar ümidini taşıyoruz. Ama hüsran yine hüsran. Bu kayıpların akıbetlerinin gün yüzüne çıkmasını diliyorum" dedi.

MİNNESOTA OTOPSİ PROTOKOLÜ NEDİR?

Minnesota protokolü, "Yasadışı Yargısız Infazlarla İlgili BM Otopsi Protokolü" olarak biliniyor. ABD'nin Minnesota eyaletinde 1990 yılında kaçak göçmen işçilere yönelik ölümle sonuçlanan yargısız infazlar nedeniyle hazırlandı ve Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilerek uluslararası bir belge haline geldi. İnsan hakları ihlallerinde ölüm olgularının, ayrıntılı biçimde incelenmesini sağlayan yöntem ve otopsi kurallarını içeren protokolü, Türkiye de taraf olarak kabul ediyor. Minnesota Otopsi Protokolü, Birleşmiş Milletler tarafından onaylanıp üye ülkeler tarafından kullanılabilecek işkence izlerinin saptanması için bir işkence muayene protokolü olarak hayata geçti. Birleşmiş Milletler'in ölenlerde işkence muayene usullerini ve standartlarını belirleyen Minnesota Otopsi Protokolü'nün (the Manual on the Effective Prevention and lnvestigation of Extralegal, Arbitrary and Summary Executions) kabulü, işkence olgularının uygun olmayan otopsilerle gizlenmesinin önüne geçmekte önemli rol oynadığı kabul ediliyor.

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel İHD, Kemiklerin 100 Yıllık Açıklamasını Samimi Bulmadı - Son Dakika


Advertisement