İstanbul'da Dünya İnfertilite Farkındalık Ayı dolayısıyla "Umut Bilimle Doğar" projesi kapsamında infertiliteye ilişkin güncel gelişmeler, doğru bilinen yanlışlar ve tedavi süreçleri uzmanlar tarafından aktarıldı.
Bireylerin doğru, güvenilir ve bilimsel bilgilere erişimine katkı sağlamayı hedefleyen "Umut Bilimle Doğar" projesi çerçevesinde Beşiktaş'ta bir otelde düzenlenen programda, uzman hekimler infertilite konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla bilgi paylaşımında bulundu.
Program kapsamında düzenlenen panelde Türkiye'deki doğurganlık eğilimlerine ve infertiliteye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği (TÜBİD) Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de toplam doğurganlık hızının 2025 yılında 1,42 seviyesine gerilediğini aktardı.
İnfertilitede tedaviye erişim konusuna değinen Tıraş, "Yapılan çalışmalar, infertiliteyle karşılaşan önemli bir hasta grubunun tedaviye ulaşmada geciktiğini ya da ulaşamadığını gösteriyor. İnfertilite söz konusu olduğunda erken değerlendirme, doğru merkeze yönlendirme ve uygun tedaviye zamanında erişim büyük önem taşıyor." dedi.
Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Vakfı (TFRM) Başkanı Prof. Dr. Gürkan Bozdağ da dünya genelinde toplam doğurganlık hızında uzun yıllardır devam eden bir düşüş olduğunu, Birleşmiş Milletler verilerine göre 1950'lerde yaklaşık 5 seviyesinde olan toplam doğurganlık hızının 2024'te 2,25 seviyesine gerilediğini kaydetti.
Bu tablonun yalnızca bireysel değil, toplumsal açıdan da önemli sonuçlar doğurduğuna işaret eden Bozdağ, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her 6 kişiden biri yaşamının bir döneminde infertiliteyle karşılaşıyor. Bu nedenle infertilite konusunda farkındalığın artırılması ve bireylerin doğru bilgiye erişimi büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı.
Üreme Tıbbı ve Cerrahisi Derneği (ÜTCD) Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu ise infertilitede kadın ve erkek kaynaklı faktörler ile kadın yaşının infertilite üzerindeki etkilerine ilişkin, "İnfertiliteyi yalnızca kadın ya da yalnızca erkek kaynaklı bir durum olarak değerlendirmek doğru değil. Vakaların yaklaşık üçte biri kadın, üçte biri erkek, üçte biri ise her iki tarafı ilgilendiren veya açıklanamayan nedenlerle ilişkili olabiliyor. Bu nedenle sürecin bir çift olarak ele alınması ve değerlendirilmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
Bugün bireylerin daha ileri yaşlarda çocuk sahibi olmaya başladığına değinen Fıçıcıoğlu, kadın yaşının fertilite açısından kritik bir faktör olmaya devam ettiğini belirterek, bu konuda erken dönemde doğru bilgiye sahip olmanın ve bilinçli planlama yapmanın büyük önem taşıdığını vurguladı.
Panelde ayrıca, erkek infertilitesinde sık karşılaşılan faktörler, sperm sağlığı, yaşam tarzı faktörlerinin etkileri ve bazı genetik hastalıkların önlenmesine yönelik bilimsel yaklaşımlar da ele alındı.
Çocuk sahibi olmakta zorlanan çiftlerin izlemesi gereken süreçlerin aktarıldığı panelde, değerlendirme ve tanı aşamalarından başlayarak aşılama ve tüp bebek gibi tedavi seçeneklerine kadar genel bilgiler paylaşıldı.
Panelde aynı zamanda tedavi sürecinin çiftler üzerindeki duygusal etkileri, çift iletişimi, hasta yakını desteği ve profesyonel destek ihtiyacı da konuşuldu.
Son Dakika › Güncel › İstanbul'da İnfertilite Farkındalığı Artıyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?