İZMİR'de geçen 30 Kasım'da arkadaşlarıyla okul kantininde sohbet ederken aniden fenalaşıp kalbi duran, kaldırıldığı Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde yeniden hayata döndürülen üniversite öğrencisi 18 yaşındaki George Can Fenn için kötü günler geride kaldı. Eve çıkan Can, "O günü hiç hatırlamıyorum, şimdi çok iyiyim" derken, doktorların umutsuz konuştuğu oğluna yeniden kavuşan anne Güzide Yazıcı, "Can'a beni yalnız bırakma oğlum, demiştim, bırakmadı. Can'a sihirli bir değnek dokundu" dedi.
Yaklaşık 15 yıl önce "Ferhunde Hanımlar" dizisinde, Eşkiya filminde rol alan Can Fenn, bu yıl İzmir Ekonomi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Bölümü'nü kazandı. Hazırlık sınıfında okuyan Can kısa sürede çok sayıda arkadaş edindi. Can, bir arkadaş grubuyla 30 Kasım günü kampüsteki Hope's Cafe'de otururken kötüleşti. Arkadaşlarının ısrarına karşın, o gün yeni aldığı yavru köpeğini kimseye bırakmamak için doktora gitmeyi reddeden Can bayıldı. Panik yaşayan gençler Can'a müdahale edilmesi için hemen okul doktorunu ve ambulans çağırdı. Bilinci kapanan Can Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi acil servisine kaldırıldı. Kalbi duran Can müdahalelerle geri döndürülürken, Ankara'da oturan ailesine haber verildi. Kalbi, kan dolaşımı ve solunumu duran, cihazla solutularak getirildiği acil serviste kalbinin çalıştırılmasının ardından Kalp Damar cerrahisi Yoğun Bakım Kliniği'ne yatırılan Can Fenn'in bilincinin tamamen kapalı olması, endişeleri daha da artırdı. Can destek cihazlarıyla hayatta tutulurken, kalbini durduran neden araştırılmaya başlandı. Başta, hiç umut verilemezken Can'ın yavaş yavaş bilinci açıldı, kendine geldi. Sağlığı hızla düzelenen Can, yoğun bakımdan servise çıkarıldı, bir dizi tetkik ve tedavi sürecinin ardından da taburcu edildi. Can, nekahat dönemini Mavişehir'deki evlerinde annesi Güzide Yazıcı ile geçirmeye başladı. Anne Yazıcı, Can'a üç yaşından beri babalık yapan ve oğlunun baba diye hitap ettiği eşi Erol Yazıcı ile İzmir'e, neyle karşılaşacaklarını bilmeden, korku içinde geldiklerini söyledi. Anne baba olarak günlerce hastade oğullarının iyi haberini almak için beklediklerini belirten anne Yazıcı, şöyle konuştu:
"BENİ BIRAKMA DEDİM, BIRAKMADI"
"Oğlumun hayata dönmesinde hemen hastaneye ulaşması için çaba harcayan arkadaşları, ilk müdahaleyi yapanlar, acil doktorları ve çalışanlarının emeği çok büyük. Daha sonra yoğun bakımda ve serviste, tetkik ve müdahalelerde bulunan herkese çok teşekkür ediyorum. Şimdi çok mutluyum. Ama İzmir'e korka korka geldik. Can'ın bilinci kapalıydı, kalbi çalıştırılmıştı ama umutsuz vakaydı. Doktorlar yaşaması konusunda hiçbir şey söyleyemiyorlardı. Allahtan ümit kesilmez, diyorlardı. Başhekim Prof. Dr. Eyüp Hazan, 'Sihirli bir değnek değdi, bu çocuğa' dedi. Beni yoğun bakımda da Can'ın yayına çok sık aldılar. Can'a, 'oğlum beni yalnız bırakma' dedim, bırakmadı. Şimdi her şey çok iyi gidiyor, sadece biraz biraz unutkanlığı var, doktorlar çok doğal diyor. Örneğin 5 dakika önce yaptığı şeyi hatırlamıyor. Doktorlar, yaşının çok genç olduğunu, atlatacağını söylüyorlar. 6 ay hatta daha önce düzelebileceğini, belirtiyorlar. Tetkikleri sürüyor, kontrollere gidiyoruz."
Öte yandan arkadaşlarıyla kantinde oturdukları güne ait hiçbir şey hatırlamadığını belirten Can Fen, "Bayıldığımı, o günü hiç hatırlamıyorum, gözümü açtığımda hastanedeydim. Bana hastaneyi de anlatıyorlar orayı da hatırlamıyorum. Şimdi kendimi iyi hissediyorum, annem sürekli benimle. Annemi özledim, babamı özledim, arkadaşlarım Hüseyin, Murat, Berkay'ı özledim, onlar Ankara'dalar. Hepsini çok seviyorum. İyileşince üniversiteye devam edip hiç kalmadan bitirmek istiyorum" dedi.
Son Dakika › Güncel › Kalbi Duran Can'a Sihirli Değnek Dokundu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.