İçinde bulunduğumuz Kanser Haftası'nda, bu hastalığa dikkat çekmek ve erken teşhis için farkındalığı arttırmak amacıyla; Emsey Hospital'ın 750 kişilik tüm personeli 1 hafta boyunca yakasında pembe kurdele taşıyacak…
Onkoloji bölümündeki hastalara manevi destek sağlamak ve onların yanlarında olduklarını hissettirmek amacıyla yapılan bu sosyal projede yer aldıkları için çalışanlar da memnuniyetlerini dile getirdiler.
Kanserin farkında olun, korkmayın!
Kanser vücuttaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan bir hastalıktır. Normalde vücudun herhangi bir yerinde hücre öldüğünde, çoğalmayla ölen hücrenin yerine yenisi oluşmaktadır. Örneğin; beş tane hücre ölünce yerine beş tane yeni hücre oluşmaktadır. Ancak kanser hücresi kontrolsüz olarak çoğaldığından beş tane yerine binlerce hücre oluşmakta, zamanla oluşan bu hücreler kan dolaşımına girerek vücudun başka yerlerine ulaşmaktadır.
Emsey Hospital'dan Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Karagöl konuyla ilgili görüşlerini şu şekilde belirtiyor; "Örneğin, mideden kaynaklanan kanser hücresi kan yoluyla beyine gitmekte beynin içine yerleşip bir mikrop gibi orada çoğalmaya devam etmekte ve beyin hücrelerinin içerisinde kendine yer açmak için normal hücreleri öldürmektedir. Böylece normal hücreler ölünce vücutta felç gibi, görme kaybı gibi fonksiyon kayıpları da oluşmaktadır. Tümör hücresinin normal hücreleri öldürmesi direk yolla olmamakta normal hücrenin beslenme oksijenine el koyarak beslenmezsizlikten veya oksijensizlikten ölmesine neden olmaktadır."
Halk arasında kitlenin dişisi terimi kanser için kullanılmaktadır. Gerçekten de insan vücudunda iki çeşit kitle vardır.
1. Sadece olduğu yerde çoğalan vücudun başka yerine gitmeyen halk arasında erkeği denilen iyi huylu kitleler.
2. Hem olduğu yerde çoğalan hem de vücudun başka yerlerine yayılan halk arasında dişisi denilen kanser kitleleri.
Her geçen gün yaygınlaşıyor
Dünya sağlık örgütünün verilerine göre şuanda dünyada yılda 10 milyon yeni kanser hastası oluşmaktadır. 2020 yılında bu sayının 13 milyon olacağı tahmin edilmektedir. Türkiye'de yaklaşık yılda 200 bin civarında yeni kanser vakası görülmektedir.
Dünyada benzer şekilde kanser görülme sıklığında da artış devam etmektedir. Bu kanserin yaygınlaşmasında kötü beslenme, koşulları, çevre kirliliği, sigara ve alkol kullanımı gibi aslında önlenebilecek nedenler sebep olmaktadır. Kanser tedavisine yıllık 500 milyar dolar civarında dünyada para harcanmaktadır. Bu paranın % 20'si önlenebilir kanser nedenlerine ayrılırsa %80 kanser görülme sıklığında azalma olacağı tahmin edilmektedir.
Kanser tedavisinde neler yapılabilir?
Standart kemoterapi, cerrahi ve radyoterapi dışında kanser tedavisinde başka önemli faktörler de vardır…
Beslenme: Doğal beslenme, kimyasallardan uzak ortamda yetiştirilmiş gıdaları tüketmek çok önemlidir. Örneğin; Amerika'da dini bir gurup olan Amişi topluluğu sadece doğal koşullarda yetiştirdiği doğal gıdalar tüketmektedir. Bu topluluk; elektrik, telefon gibi modern hiçbir teknolojiyi kabul etmemektedir. Yapı malzemeleri hiçbir kimyasalı içermeyen evlerde oturan bu toplulukta akciğer, meme, kalın bağırsak gibi kanser türleri normal Amerikan toplumuna göre %50 daha düşük görülmektedir. Ancak bu toplulukta evlilikler kendi içlerinde yapılması zorunlu olduğundan irsî kanserler daha sık görülmektedir.
Akupunktur: Kanserin tedavisinde diğer bir faktör insanlık medeniyetinin başladığı son 10 bin yıl içerisindeki geliştirilmiş kimyasal dışı yöntemlerin içlerinde bilimsel olarak etkinliği gösterilmiş yöntemlerin destek amaçlı kullanılması oluşturmaktadır. Örneğin; akupunktur kanser ağrısı ve kemoterapiye bağlı yan etkilerin azaltılmasında oldukça etkili bir yöntem olup kullanılabilir.
Bağışıklık sisteminin güçlü olması: Yurtdışında bir kongrede şöyle bir vaka sunulmuştur. 17 yıl önce cilt kanseri tedavisi görmüş ve düzelmiş bir hasta trafik kazasında hayatını kaybetmiştir. Ve sağlıklı olduğu için 2 böbreği, 2 tane böbrek hastasına verilmiştir. Böbrek nakli yapıldıktan sonra böbreğin vücuttan red edilmemesi için bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar her hastaya uygulanmaktadır. İki hastada da bağışıklık sistemi baskılanmış ve bir yıl sonra maalesef her iki hastada o böbrekleri veren kişideki cilt kanserinden hayatını kaybetmiştir.
Bu durum araştırıldığında doktorlar şu kanıya varmışlar. Aslında trafik kazasında ölen kişinin böbreklerinde ve muhtemelen vücudunun her yerinde cilt kanseri vardı. Ama hastanın bağışıklık sistemi iyi olduğu için hastalık ilerlemedi ve hasta normal hayatını yaşamaya devam etti... Kanser hücreleri bulunan böbrekler bağışıklık sistemi baskılanmış hastalara verildiğinde, kanser nedeniyle böbrek verilen hastalar hayatını kaybetti. Bu durum gösteriyor ki moral bağışıklık sistemi nedeniyle çok önemli bir kanser savaşma yöntemidir.
Aile desteği ve moral motivasyon: Diğer bir kanser tedavi faktörü hastanın moral ve motivasyonudur. Kanser tedavisinde aile desteği de çok önemlidir. Aile desteği olan hastalarda özellikle moral motivasyon ve beslenme daha iyi olmaktadır. Diğer bir faktör ise hastanın kanser tedavisinde doktor ile çok iyi iletişim kuruyor olması doktora sıkıntılarını rahatça anlatması doktorunda hasta için yeterli vakit ayırabilmesi önemlidir.
Kanserin önlenmesinde nelere dikkat edilmelidir?
Doğacak çocuğun kimyasallara maruz kalmaması için anne adayının hamile kalmadan en az 1 yıl öncesinden itibaren beslenme konularına dikkat etmesi gerekir. Anne adayının kötü alışkanlıklardan kesinlikle uzak durması lazımdır.
Ebeveynlerin çocuklarını, doğumdan itibaren kötü beslenme alışkanlıklarından uzak tutması gerekir. Bunun için fastfood, şekerli beslenme gibi kötü beslenme şekillerinden uzak durulması ve sebze, meyvenin ömür boyu tüketilecek şekilde beslenme alışkanlığı olarak çocuklara öğretilmesi gerekir. Yapılan bir çalışmada; çocukluk döneminde az meyve tüketimi yapan bireylerde, erişkinlikte az tüketenlere göre çok daha fazla kalın bağırsak kanserinin gelişimini arttırdığı gösterilmiştir.
Erişkinlik döneminde beslenme, spor, kötü alışkanlıklardan uzak durma gibi kansere karşı yapılması gereken şeylere dikkat edilmesi önemlidir.
Gündelik hayatta kullanılan temizlik malzemeleri, giyim malzemeleri, elektro manyetik alan oluşturan elektrikli veya elektronik malzemelerin kullanımında bilinçli olunması gibi diğer kanserle ilişkisi olabilecek faktörlere dikkat edilmesi gerekmektedir.
Kanser tanısında kullanılan tarama yöntemlerine uyulması, meme kanserinde 50 yaşından sonra en az yılda bir kez mamografi, 20 yaşından sonrada 3 yılda bir, 50 yaşına kadar doktor muayenesi ve ayda 1 kez kendi kendine meme muayenesi yapılması gerekir.
Rahim ağzı kanseri için evlilikten sonra 40 yaşına kadar, ilk olarak yıllık daha sonra da 2 yılda bir kadın hastalıkları doktor muayenesi ve smear aldırması gerekir.
Kalın bağırsak kanserlerinde 50 yaşından sonra yılda bir kere gaytada gizli kan testi 5 yılda bir ise endoskopik bağırsak muayenesi yapılması gerekir.
Son Dakika › Güncel › Kanser Hastalarına Manevi Destek - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.