
Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği (KOBİDER) Başkanı Nurettin Özgenç; Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Beyoğlu'ndaki bir sanat galerisinde düzenlenen resim sergisinin kokteylinde, davetlilerle mahalle sakinleri arasında çıkan arbedeye ilişkin olarak bu olayların faillerini dikkatle yakından takip edip, yargıda en ağır ceza almalarını talep edeceğiz, serbest bırakılanlar için de yargıya sitem etmek isterim kesinlikle bu tür olaylara müsamahalı bakmayacağımız herkes tarafından bilinsin.'' diye ifadelerde bulunarak tophanedeki sanat galerilerinin sahipleri ile dertleriyle dertlenen Kültür ve Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay'ın biraz da inanç turizmi ile dertlenmesini bekliyoruz.
Çünkü; Tophane de birkaç kişi tarafından yaşanan ve kültürle sanatla ilişkilendirilerek farklı boyutlara taşınan ama tamamen adli vaka olduğu açıklanan olay üzerine yanında turizmcilerle birlikte o semte ziyarette bulunup sanat galerisi sahiplerine geçmiş olsuna giden sayın Ertuğrul Günay'a ve yanında bulunan turizm dernek başkanlarına biraz da inanç turizmine ağırlık vermelerini öneririz.
Özgenç; Sümela manastırına ve Van Akdamar kilisesine dini etkinlik izni tanıyan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın aynı duyarlılığı ve hassasiyeti Ayasofya içinde göstermesini bekliyoruz dedi.
Devlet yetkililerimizin geçmişten gelen hoşgörü anlayışıyla yakın zaman içerisinde tek günlükte olsa ibadetlerini yapabilmeleri için farklı inanç gruplarına peşi sıra verilen izinler ile dini etkinlikler yapılmasına müsaade edilen Sümela manastırından sonra Van Akdamar kilisesinde ayin yapılması ülkemiz adına kazançtır.
Doğal olarak Müslümanlar da İstanbul'da fethin sembolü olan Ayasofya da ibadet yapabilmek ister.
Medyanın tarihi, ibadet yerleri olan Trabzon da bulunan Sümela manastırı ve Van daki Akdamar kilisesine katılan 1500 veya 2000 dolayındaki kişiler için "oteller doldu taştı, çarşı pazar hareketlendi, ekonomi ye katkısı oldu" yayınlarına katılabiliriz fakat aynı ibadet izninin Ayasofya için verildiği zaman, değil Sultanahmet teki oteller İstanbul'daki bütün oteller dolup taşacaktır.
Bu inanç turizm potansiyeli yabana atılmamalı. Avrupa kültür başkenti olan İstanbul'umuzu diğer dünya ülkelerindeki Müslümanlarda tanımalı.Kapının artık açılıp, Ayasofya'nın müze olarak kalmasının gereksiz olduğunu düşünüyoruz.Çünkü müzeye dönüştürüldüğü 1934 yılında o dönemin konjonktüründe öyle gerekmiş olabilir fakat aradan yıllar geçti köprünün altından çok sular aktı.
Özgenç; Ayasofya'nın ibadete açılmasına inanan,inanmayan laik veya muhafazakar tüm kesimler ortak kanaat gösterebilir,yeter ki gündeme alınsın.
Bu önemli konuda Atatürk'ün dönemini hatırlatanlara bizde şapka devrimini hatırlatmak isteriz. Şöyle ki zamanında Atatürk tarafından şapka devrimi yapılmıştı.
Günümüzde başta yetkiliklerimiz olmak üzere tüm kamu personeli hatta,daha doğrusu herkes devrime açıkça muhalefet ediyor ve bir kimse çıkıpta "Atatürk'ün şapka devrimine uyulmuyor" diye telaffuz ediyor mu? Demek ki günümüz şartları buna uygun değil ki şapka takılmamaktadır.
Başta medya olmak üzere kültür ve turizm ile ilişkili STK'lar ve ekonomi alanındaki yetkililerimize Özgenç şöyle sesleniyor; Ayasofya'nın ibadete açılmasıyla ekonomide yaşanacak olan gelişmeler görmezden gelinmemeli. Bu husus hem sosyal hemde ekonomik olarak bir ihtiyaçtır.
Ayasofya'nın ibadete açılması halinde doğabilecek olan inanç turizmindeki potansiyeli küçümseyenlere hatırlatırız ki Başbakan R.Tayyip Erdoğan'ın "One Minute" sözü üzerine İstanbul da Arap turist kaynıyorsa eğer, tarihi mabedin ibadete açılması halinde insanlar koşarak geleceklerdir. İşte sana makinesi olmayan ama minaresi olan sanayi, yeterki amacına uygun hale getirilsin.
Son Dakika › Güncel › KOBİDER Sanat Adına Tophane'ye Koşanlar, Turizm İçin Ayasofya'yı da Düşünmeli - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?