"Kürt Sorununda Günah Kemalist Devletin" - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

"Kürt Sorununda Günah Kemalist Devletin"

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
"Kürt Sorununda Günah Kemalist Devletin"
 Güncelleme: 

"Kürt Sorununda ilk günah Kemalist devletindi. Sorunu inkâr, asimilasyon, tedip, tenkil, tehcir ve katliamla başlattı."

Star Gazetesi yazarı Berat Özipek bugünkü köşe yazısında "Kürt Sorununda ilk günah Kemalist devletindi. İnkâr, asimilasyon, tedip, tenkil, tehcir ve katliamla sorunu o başlattı." diye yazdı.

"DÜN KEMALİST DEVLETTİ BUGÜNSE PKK"

Onlarca yıl boyunca on binlerce masum insanın canına mal olan isyan ve çatışmaların, yitip giden ve savrulan hayatların asıl ve ilk sorumlusu olarak Kemalist devleti gösteren Özipek bugünse Kürt Sorununda ilk defa demokratikleşmenin ulaşılabilir bir hedefi ifade ettiği bir dönemde; çatışmaların, yitip giden ve savrulan hayatların sorumlusunun masayı deviren PKK'nın olduğunu yazdı.

İşte Özipek'in yazısından dikkat çeken satırlar:

Uludere Katliamı hiç yaşanmayabilirdi. Bu insanlar ölmeyebilir, Kürtlerle Türkler arasına bir kez daha nifak girmeyebilirdi. Eğer PKK masayı devirip bu kanlı yolu yeniden açmamış olsaydı, biz bugün bunları konuşuyor olmayacaktık.

Kürt Sorununda ikinci günah PKK tarafından işlendi ve Uludere için elverişli zemin bizzat onun tarafından sağlandı. Dolayısıyla bugün yaşanan bütün ölümlerin asıl sorumlusu PKK'dır; tıpkı yakın geçmişe kadar devlet olduğu gibi.

"MİLLİYETÇİLİĞİN HEPSİ PİS!"

Ben "ezilenlerin milliyetçiliği"ni mazeret kabul etmem. Milliyetçilik milliyetçiliktir ve hepsi pistir.

Kürt Sorununda Kürtlerin haklarından yana taraf olmam, dört yaşındaki çocuğu yetim bırakan zulmü sineye çekmemi gerektirmiyor. Vahşet vahşettir ve bu devletin sicilinin bozuk olması PKK'nınkini görmemeyi gerektirmiyor.

BDP, PKK CİNAYETLERİNİ NEDEN ELEŞTİRMİYOR?

BDP vesayet altında olduğu için mi PKK'nın cinayetlerini eleştirmiyor? Sanmıyorum, öyle olsaydı en azından Uludere için de söz söylemelerinin ahlaki meşruluğunu kendi elleriyle yok ettiklerini bildikleri için susarlardı.

Ama sorun onların da Türk ulusalcılarıyla aynı adalet terazisini kullanmaları; aynı kötülüğü farklı terazide tartmaları. Böyle bakınca, sivil siyasetçilerin kaçırılmasını "savaş süreçlerinde bu tür şeyler olabiliyor" şeklinde açıklıyor Pervin Buldan.

Bunu diyene sorarlar, siz Uludere'ye ne olduğu için karşı çıkıyorsunuz? Orada masum insanlar öldürüldüğü için mi, yoksa öldüren "karşı taraf" olduğu için mi?

SAVAŞTA BÖYLE ŞEYLER OLUR MU?

Herkes için genel bir kural olmasını isteyeceğimiz biçimde davranmamızı öğütler Kant; ister misiniz "savaşta bu tür şeyler olur" kalıbının genel bir kural olmasını?

BDP çözümün yolunu açmakta hayati bir rol oynayabilirdi.

Ama bunu yapmıyor ve sorunun bir parçası gibi davranıyor.

Kaynak: Haberler.Com