İran Meclis Başkanı Ali Laricani, bölge ülkelerinde, özellikle Suriye ve Mısır'da meydana gelen olaylarla ilgili yaptığı açıklamada, "Hangi ülke olursa olsun silah yoluyla demokrasiyi kabul etmiyoruz" dedi.
İran meclisinin internet sitesinde yer alan haberde, bölgedeki mezhep çatışmalarına dikkati çeken Laricani, şunları kaydetti:
"İran her zaman farklı inançlarla uyum içerisinde olmuş ve çatışmaları engellemiştir. Ancak maalesef bazı ülkelerde Şii camilerinin bombalandığına ve Şii din adamlarının öldürüldüğüne şahit olduk. Biz tüm Şii ve Sünni gruplarla uyum içerisindeyiz. Bunun en bariz örneği Irak'ta Ehli Sünnet, Şiiler, Kürtler ve Araplarla diyalog içerisinde olmamızdır. Tüm bu grupların birlikteliği ile ülke şartlarının iyileştirilebileceğine inanıyoruz."
"İran hakkındaki korkular normal değil"
"Bölgede İran hakkında yaratılan korkular normal değil" diyen Laricani, bu durumun bazen ihtilaf oluşturmak isteyen bazı ülkelerin istihbarat servisleri tarafından, bazen din adamları bazen de medya tarafından alevlendirildiğini söyledi.
Mevcut hükümet diplomasisinin komşu, Müslüman ve Arap ülkeler ile uyum ve uzlaşı ekseninde olduğunu kaydeden Laricani, birçok yanlış anlaşılmanın diyalog yoluyla ortadan kaldırılabileceğini belirtti.
"Mısır'ın kendi kendisini tedavi etmeye ihtiyacı var, yabancı reçetelere değil"
Mısır'daki tüm çözüm yollarının ülkenin iç şartlarına ve halkın seçimine bağlı olduğunu ifade eden Laricani, "Mısır'ın kendi kendisini tedavi etmeye ihtiyacı var, yabancı reçetelere değil. Mısır için ülke dışından yazılan tüm reçeteleri ham olarak görüyoruz" dedi.
"İran İslam Cumhuriyeti Mısır'da yaşanan şiddetten son derece üzüntü duymaktadır. Zira Mısır, İslam ve Arap dünyasında özel bir yere sahiptir. Mısır'da iç savaş yaşanmasından son derece kaygı duyuyoruz" açıklamasında bulunan Laricani, sözlerine şöyle devam etti:
"Mısır'da yaşanan iç şiddet halkın endişeleriyle bağlantılı. Mısırlı din adamları, akademisyenler ve siyasiler işbirliği yaparak bu duruma bir son vermek için net bir strateji yürütmelidir. Sorunların sokaklarda çatışmaya kadar vardırılmasının Mısır halkının zararına olacağına şüphe yoktur. Bu çatışmalardan yarar sağlayacak olanlar, siyasi ve ekonomik olarak zayıf bir Mısır'ın varlığından hoşnut olacak olan İsrail'dir."
"Mısırlı gruplar ulusal diyalog yolunu seçmelidir"
Mısır'daki tüm grupların kendilerine ait bir tabanı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini vurgulayan Laricani, "Mısır siyasetinde Müslüman Kardeşler, Kıtbiler ve Sufiler gibi birçok grup aktif olarak rol alıyor. Bu grupların, ülke yönetiminin farklı görüşlerin birlikteliğiyle mümkün olacağını kabul etmeleri ve ulusal diyalog yolunu seçmeleri gerekmektedir" diye konuştu.
Laricani, İran'ın Mısır'daki olaylar karşısındaki tutumu hakkında ise "Mısır'daki herhangi bir grubun dışarıdan desteklenmesi, halk arasında çizgiler çizilmesine ve ayrılıkların artmasına neden oldu. İran'ın Mısır'daki olaylar karşısındaki tutumu, tüm ülkelerin Mısır'daki grupların bir araya gelip diyalog kurabilmeleri için yardımda bulunmasıdır. Mısır'ın kendi kendini tedavi etmesi gerektiğine inanıyoruz, dışarıdan yazılan reçetelerle değil" ifadesini kullandı.
"Mısır'da darbe olup olmadığı tartışmalarının sonuca katkısı yok"
Laricani, halk tarafından seçilen Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin ordu tarafından görevden alınması hakkında, "Bazıları bunu darbe olarak adlandırdı, bazıları ise yarı-darbe, bazılarıysa Mursi'ye muhalif olan halkın sokaklara dökülüp ordudan yardım istemesini delil göstererek bu durumun darbe özelliklerini taşımadığını söyledi. Mısır'daki durumu bu seçenekler üzerinden yorumlamanın sonuca hiçbir katkısı olmayacaktır" dedi.
Ülkenin, içinde bulunduğu mevcut durumdan çıkmasının öneminin altını çizen Laricani, "Mısır'da Mursi taraftarları, muhalifler ve ordu olmak üzere üç yönlü bir iç çatışma yaşanıyor ve önemli olan bu çatışmanın son bulmasıdır" diye konuştu. -
Son Dakika › Güncel › Mısır'da Darbe Karşıtlarına Yönelik Katliam - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.