Son dönemde Siverek ve Maraş'ta yaşanan saldırılar, sadece güvenlik sorunu değil, modern insanın anlam krizinin bir yansımasıdır. 13 yaşındaki bir çocuğun intihar isteği veya başkalarını öldürme arzusu, bireysel değil toplumsal bir çöküşün belirtisidir. Bu olaylar, ABD'deki okul saldırılarıyla benzerlik taşır ve temelinde değerlerden yoksun bir medeniyetin gençleri kimlik bunalımına sürüklemesi yatar.
Ülkemizde bu olaylar hakkında farklı görüşler öne çıkmakta; emniyet güçleri suç boyutuna odaklanırken, akademik çevreler sosyolojik ve pedagojik analizler yapmaktadır. Sosyal medya, dijital oyunlar, aile yapısı ve eğitim sistemi gibi unsurlar suçlansa da, bu değerlendirmeler gençlerin neden sanal dünyaya sığındığını tam olarak açıklamamaktadır. Bir gencin 'Çok yalnızım' diyerek manifestoda bulunması, bu çöküşün sosyal ve ontolojik zeminlerini göz ardı edemeyeceğimizi gösterir.
Modern dünya, insanı anlamdan koparan bir boşluk yaratmıştır. Dijital dünya bu boşluğu büyütse de asıl neden değildir. Her trajedinin ardından dijital oyunların yasaklanması, sosyal medya denetimi ve güvenlik önlemlerinin artırılması gibi çözümler önerilir; ancak bunlar sadece belirtilerdir. ABD'de son beş yılda okullara yapılan saldırıların sayısı yılda 250-350 arasında değişmekte ve güvenlik önlemleri yetersiz kalmaktadır. Sorun güvenlikten daha derindir.
Çocuklarımızın daha fazla ekrana değil, daha fazla anlamaya; daha fazla denetime değil, daha fazla yönlendirmeye; daha fazla yasağa değil, daha güçlü bir varlık tasavvuruna ihtiyacı vardır. Saldırıları gerçekleştiren bireylerde yalnızlık, değersizlik hissi ve anlam yoksunluğu gibi ortak unsurlar bulunur. Modern dünya, insanı anlamdan koparan üç temel kırılma üzerine inşa edilmiştir: hakikati aşkın olandan koparıp öznel tercihe indirgemek, insanı kul olmaktan çıkarıp tüketen birey haline getirmek, hayatı imtihan olmaktan çıkarıp haz peşinde koşulan bir deneyime dönüştürmek.
Eğitim sistemi, medya ve kapitalist üretim biçimiyle kurumsallaşan bu kırılmalar, insanın varlıkla bağını koparmış ve yönsüz, amaçsız bir insan tipi bırakmıştır. Modernizm, insanın aşkın olanla bağlarını koparmış; ona nasıl yaşayacağını öğretirken neden yaşadığını öğretmez. İnsan, varlığının 'nasıl'ını öğrenirken 'niçin'ini unutmuştur. Bugün insanlık tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar bilgiye sahiptir, ancak bu bilgi belirsizlikleri artırmaktadır.
İnsan, yeryüzünde sadece tüketen bir varlık değil, yaratılışına anlam verilmiş bir varlıktır. Modern insan, ilahi olan her şeye karşı savaş açarak en büyük sapmayı yaşamış ve hakikati tercihe indirgeyince anlam çökmüştür. Ortaya çıkan, amacı ve yönü belli olmayan bir hayat serüvenidir. Modern dünya tarihte eşi görülmemiş bir refah üretmiş, ancak insanları daha yalnız, daha içeriksiz ve daha şaşkın hale getirmiştir. Liberal özgürlük anlatısı anlam üretmemekte, kapitalist bolluk ruhu tatmin etmemekte, seküler hayat insanı doyurmamaktadır.
Bugün insanlık; değerin metaya, mutluluğun hazza, kimliğin tüketime, hakikatin tercihe indirgendiği bir buhran içerisindedir. Modern hayat, insana daha fazla özgürlük, konfor ve seçenek sunmuş, ancak anlam, hedef ve istikamet verememiştir. Anlam kaybı, sadece bir boşluk yaratmaz; aynı zamanda o boşluğu dolduracak sahte anlamları da çoğaltır. Gençlerin yöneldiği şiddet, nihilizm ve dijital kaçış biçimleri, bu sahte anlam arayışlarının tezahürüdür.
Bugün bir insanın kimliği, neye inandığıyla değil, hangi platformda ne kadar görünür olduğuyla belirlenmektedir. İnsanlar artık sadece ürünleri değil, kimlikleri, tarzları ve duyguları bile hızla tüketip değiştirmektedir. İnsan kendisini aşkın bir hakikate nispet ederek yaşamadığında, varlığını geçici hazlar ve kırılgan kimlikler üzerinden kurmaya başlar. Bu durum, en küçük sarsıntıda dağılan bir kişilik üretir.
Bu nedenle mesele sadece 'gençleri korumak' değildir; asıl mesele, nasıl bir hayat tasavvuru inşa ettiğimizdir. Eğer insanı yalnızca biyolojik, psikolojik ya da toplumsal bir varlık olarak tanımlarsak, onun yaşadığı krizi de bu dar çerçevede çözmeye çalışırız. Oysa insan, yaratılış olarak Allah'a nispetle anlam kazanan bir varlıktır. Bugün ihtiyacımız olan temel şey, daha fazla yasa, denetim veya teknoloji değil; insanı yeniden 'niçin yaşadığını' hatırlatacak bir hakikatle buluşturmaktır.
Son Dakika › Güncel › Modern Dünyada Anlam Krizi ve Gençlerin Şiddeti - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?