Almanya'da Köln Eyalet Mahkemesi'nin sünneti yaralama suçu kapsamına almasına tepkiler sürerken, İngiliz medyası da konuya yer ayırdı. Guardian gazetesi, Anglikan rahip Giles Fraser'in makalesini yayınlarken başyazısında 'Almanya sünnet tartışmasını yapmaya en az ehil olan ülke' diye yazdı.
BBC, bu konudaki gelişmeleri aktarırken, Müslüman ve Yahudiler'in tepkilerini yayınladı. Guardian gazetesi de Almanya'daki sünnet tartışmasını sayfalarına taşırken St Paul Katedrali önündeki işgal eylemleri sırasında adından söz ettiren Anglikan rahip Giles Fraser'in sünnet kimliğimdir başlıklı makalesini yayınladı. Yahudi kökenli bir aileden gelen ve kendisinin de sünnet edildiğini anlatan Fraser, Köln'deki sünnet yasağının 'liberal anlayışın kör noktası'nı ortaya koyduğunu yazdı. Fraser, Bebeklerin sünneti liberal anlayışın temel varsayımlarından birine aykırı düşüyor görüşünü aktarırken, Bilinçli rıza gösterilmediğinden, sünnet bir tür şiddet olarak algılanıyor; çocuğun temel haklarının ihlali olarak görülüyor. Benim liberal anlayışı ahlaki tasavvurun sınırlanmış bir şekli olarak görmem de bundan diye devam etti.
Rahip Fraser, makalesinde doğru ve yanlışların sadece bireysel seçime indirgenemeyeceğini savunurken, Seçim yapmayı her şeyin ölçütü saymak, kapitalizmin ahlak anlayışına boyun eğmektir. İnanç kendinizden daha büyük bir şeyin parçası olmaktır. 'Biz', 'ben'den önce gelir. Yahudi ve Müslümanlar sünnet ile kendilerinden büyük bir gerçekliğin parçası oluyor dedi. Anglikan rahip Giles Fraser, Liberalizmin tarih bilinci olmadığını, Köln'deki mahkemenin de tarih bilincinin bu kadar az olması nedeniyle böyle saçma ve nahoş bir karar aldığını ekledi.
Guardian da bugün yayınladığı başyazısında da Fraser'ın eleştirilerine destek verirken, şu görüşleri aktardı
Bu meşru bir tartışma ise, Almanya bunu yapmaya en az ehil olan ülke. Öncelikle, ülkedeki Yahudi toplumunun toparlanması zaten zaman aldı ve bu karar dini özgürlüklerine doğrudan saldırı olarak görülebilir. İkincisi, karar laik bir toplumda dinin konumuna odaklanıyor. Laikliğin hedefi dini uygulamaların dışlandığı homojen bir ortam mı olmalıdır yoksa, farklı dini uygulamaların serpilmesine olanak veren bir çoğulculuk mu Sünneti çocuk dövmekle aynı kategoriye koyan bir anlayış en hafif ifadeyle bunu kimlik işareti olarak görenlere duyarsızdır. Aynı savlar, Fransa'daki peçe yasağı ya da İsviçre'deki minareler için de geçerlidir. Laik toplumun yasalarının hedefi bir dini anlayışın, diğerine baskın çıkmasını önlemek olmalıdır. Dindar insanlara dindar olmamalarını söylemek değil.
Son Dakika › Güncel › Sünnet Tartışmasında Almanya En Az Ehil Olan Ülke - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.