ORSAM Levant Çalışmaları Koordinatörü Dr. Oytun Orhan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın İngiltere ve Almanya ziyaretlerinin mahiyetini AA Analiz için kaleme aldı.
***
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın Berlin ve Londra ziyaretleri Suriye'nin uzun yıllar süren izolasyonunun ardından Avrupa ile ilişkilerin normalleşmesi sürecinde önemli bir diplomatik adım olarak öne çıkmaktadır. Bu temaslar, Suriye açısından kendisini yeniden Avrupa denklemine yerleştirme çabasının göstergesidir. Bu bağlamda Almanya, Avrupa içindeki ağırlığı ve ekonomik kapasitesi nedeniyle bu sürecin merkezinde yer almaktadır. Almanya açısından ise Suriye ile ilişkiler kritik bir dış politika meselesi olmasının yanı sıra iç politika ile de doğrudan bağlantılıdır.
Almanya-Suriye ilişkilerinde yeni normal ne söylüyor?
Ahmed Şara'nın Berlin ve Londra temasları genel açıdan Avrupa'nın Suriye'ye yaklaşımında kademeli bir değişime işaret etmektedir. Büyükelçiliklerin açılması, diplomatik temasların artması ve yeniden inşa sürecine yönelik ilginin yükselmesi Avrupa'nın Suriye ile yakınlaşma niyetini ortaya koymaktadır.
Almanya, Suriye ile normalleşme sürecinde Avrupa Birliği (AB) içindeki rakibi Fransa'ya kıyasla temkinli bir yaklaşım sergilemişti. Zira Ahmed Şara'nın Avrupa'da ağırlandığı ilk başkent Paris olmuştu. Almanya'nın temkinli yaklaşımının temelinde Suriye'nin yeni yönetimine ilişkin şüpheler ve "azınlıkların geleceği" konusundaki hassasiyet yatmaktaydı. Buna bağlı olarak Almanya'nın Suriye politikasında pragmatik ihtiyaçlar ile normatif kaygılar arasında bir denge kurmaya çalıştığı gözlenmekteydi. Suriye'nin kısa sürede uluslararası tanınma elde etmesi, siyasi geçiş sürecinin olumlu yönde ilerlemesi ve son olarak SDG sorununun siyasi anlaşma yoluyla çözülmesi Almanya'nın Suriye ile normalleşme sürecini hızlandırma kararını etkiledi. Ancak Almanya'nın, Suriye ile angajmanı artırırken siyasi koşullar ve değerler üzerinden mesafesini halen korumaya çalıştığı da gözlemlenmektedir. Bu açıdan Şara'nın Avrupa temasları, tam normalleşmeden ziyade kontrollü bir yakınlaşma sürecine işaret etmektedir.
Almanya açısından Suriye'yi kritik kılan temel faktör ülkesinde yaklaşık 1 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapıyor olmasıdır. Almanya Suriyelilerin kademeli şekilde ülkelerine geri dönüşünü teşvik etmekte ve geri dönüşü mümkün kılacak koşulların oluşmasını istemektedir. Diğer yandan kısa vadede kitlesel geri dönüşün gerçekçi olmadığının farkındadır. Almanya ayrıca nitelikli Suriyelilerin ülkelerine geri dönmesinden de kaygı duymaktadır. Çarpıcı bir örnek olarak, Suriye'de devrim sonrasında Almanya'da çalışan binlerce Suriyeli doktorun gönüllü olarak ülkelerine dönmesi Alman sağlık sistemi açısından risk olarak değerlendirilmişti. Bu durum Suriye'nin toparlanma ihtiyacı ve Almanya'nın nitelikli iş gücüne duyduğu ihtiyaç arasında bir denge sorununu beraberinde getirmektedir. Şara'nın Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Başbakan Friedrich Merz ile görüşmelerinde de öncelikli olarak Suriyeliler başlığı gündeme gelmiştir. Taraflar 2030 yılına kadar Suriyelilerin en azından yüzde 80'inin Suriye'ye geri dönmesi hedefini ortaya koymuştur. Almanya Suriyelilerin geri dönüşlerini gündeme getirirken Suriye yönetimi ise geri dönüşlerin güvenli ve kademeli biçimde gerçekleşmesi gerektiğini vurgulamıştır. Suriye bu çerçevede geri dönüş süreci ile yeniden inşa arasında doğrudan bir bağ kurmakta, ekonomik ve sosyal koşullar iyileşmeden kitlesel geri dönüşün mümkün olmayacağı mesajını vermektedir.
Suriye açısından Almanya ile ilişkileri geliştirme arayışının temel nedeni ekonomik ihtiyaçlar ve yeniden inşa zorunluluğudur. Suriye yönetimi Avrupa'yı finansman, yatırım ve teknik kapasite açısından vazgeçilmez bir ortak olarak görmekte ve Almanya'nın AB içindeki öncü rolünü önemsemektedir. Buna bağlı olarak Ahmed Şara ziyaret sırasında diğer bir başlık olarak ekonomik ilişkiler ve Suriye'nin yeniden inşasını gündeme getirmiştir. Şara'nın ziyaret sırasında yaptığı açıklamalarda enerji, altyapı ve konut gibi alanlarda yatırım çağrıları yapması Suriye'nin yeniden inşa sürecini dış kaynaklara dayandırma eğilimini ve Avrupa ile ilişkilerin ekonomik boyut üzerinden inşa edilmeye çalışıldığını göstermektedir.
İlişkilerde temkinli ve kademeli ilerleme süreci
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Almanya'nın hemen ardından İngiltere'ye de bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret 2025'te diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edilmesinin ardından, iki ülke arasında normalleşmenin somutlaştığı, en üst düzeydeki ilk temas olmuştur.
Şam ve Londra arasındaki görüşmelerin odağında güvenlik, göç ve ekonomi başlıkları belirleyici niteliktedir. İngiltere tarafı göç, sınır güvenliği ve insan kaçakçılığıyla mücadele konularını ön plana çıkarırken, taraflar Suriye'ye geri dönüşler konusunda daha yakın işbirliği imkanlarını ele almıştır. Aynı zamanda terörle mücadele alanında, özellikle DEAŞ'a karşı yürütülen faaliyetler ve bu alandaki işbirliği de görüşmelerin önemli bir boyutunu oluşturmuştur. Bunun yanında ziyarette Suriye'nin yeniden inşa sürecine katkı gibi konular da gündeme gelmiştir. Bu çerçevede ziyaret, Suriye'nin Avrupa ile ekonomik ilişkilerini yeniden kurma arayışının bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Ziyaretin bir diğer önemli boyutu ise bölgesel gelişmelerdir. Görüşmelerde özellikle ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan İran merkezli bölgesel savaşın etkileri, enerji güvenliği ve bölgesel istikrar konuları ele alınmış, taraflar güvenlik alanında daha geniş bir çerçevede işbirliği ihtiyacına dikkat çekmiştir. Şara'nın Londra temasları da Suriye ile İngiltere arasında güvenlik, göç ve ekonomik işbirliği üzerinden ilerleyen bir yakınlaşma sürecine işaret etmektedir.
Genel olarak değerlendirildiğinde, Şara'nın Avrupa temasları Suriye'nin uluslararası sisteme temas etme çabasının ve yeniden inşa sürecinde duyulan dış finansman ihtiyacının bir parçasıyken, Avrupa'nın göç ve istikrar arayışlarıyla kesişen bir diplomatik girişimdir. Her iki ziyaret de somut ve kapsamlı anlaşmalardan ziyade karşılıklı beklentilerin ortaya konduğu ve gelecekteki işbirliği alanlarının yoklandığı bir temas niteliği taşımaktadır. Bu yönüyle taraflar arasında tam bir normalleşmeden ziyade kontrollü ve aşamalı bir angajman sürecinin devam ettiği söylenebilir. Avrupa'nın denge arayışını bir tarafta "değerler ve normlar" diğer yanda "güvenlik ve çıkarlar" şekillendirmektedir. Avrupa ve Suriye arasındaki ilişki süreci de bu denge arayışının bir yansıması olarak beklentilerin test edildiği, sınırları belirlenen ve temkinli adımlarla ilerlemektedir.
[Dr. Oytun Orhan, ORSAM Levant Çalışmaları Koordinatörüdür.]
Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.
Son Dakika › Güncel › Suriye Cumhurbaşkanı'nın Avrupa Temasları - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?