Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru,
Balkanlar'da geleceğe umut ve kararlılıkla bakmak için yeterince sebep
bulunduğunu belirterek, "Avrupa'nın çevresinde değil, kalbinde ve Avrupa'nın
ayrılmayan bir parçası olan, güvenli ve müreffeh bir Balkanlar görmek istiyoruz"
dedi.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK), British Institute at
Ankara (BIAA) ve British School at Athens (BSA) işbirliğinde USAK Merkezi'nde,
" Türkiye'nin Balkanlardaki Rolünü Yeniden Düşünmek"' konulu bir çalıştay
düzenlendi.
Koru, çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada; tarihi, coğrafi, siyasi
gerçekler, kültürel yakınlık, ekonomik zorunluluklar ve Balkanlar'da yaşayan
milyonlarca Türk açısından bakıldığında Türkiye'nin kaçınılmaz şekilde bir Balkan
ülkesi olduğunu, bu nedenle bölgeyle ilgili ileriye yönelik aktif bir politika
izleme dışında seçenek bulunmadığını söyledi.
Balkanlar'ın küresel ekonomik krizden olumsuz etkilendiğine dikkat çeken
Koru, Avrupa'nın krizin merkezindeyken Güney Balkanların bu durumdan daha az
etkilenmesi için "daha hassas ve dikkatli bir inceleme yapılması" gerektiğini
ifade etti. Koru, Güney Balkanların ekonomik anlamda güçlü bir finansal sisteme
kavuşturulmasının önemine işaret ederek, bölgedeki diğer önemli bir sorunun da
yüksek işsizlik oranı olduğunu kaydetti.
Bölgedeki sorunların çözümü noktasında ekonomik çıkarlar ve sosyal gerçekler
arasında denge sağlanacak politikalar yürütülmesi gerektiğini kaydeden Koru,
işgücünün vasıflarının geliştirilmesinin yeni iş alanları oluşturulmasında
vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Koru, hem bölgesel hem de uluslararası ekonomik kuruluşların Balkan
bölgesine zor dönemlerde ihtiyaç duyulan yardımın sağlanması için daha fazla
destek vermesi gerektiğini belirterek, "Balkan ülkelerini daha iyi bir geleceğe
ulaşmak için daha iyi fırsatların beklediğine inanıyoruz. Geleceğe umut ve
kararlılıkla bakmak için yeterince sebep var. Avrupa'nın çevresinde değil,
kalbinde ve Avrupa'nın ayrılmayan bir parçası olan, güvenli ve müreffeh bir
Balkanlar görmek istiyoruz" dedi.
-"Birleşik ve güçlü Avrupa"
Karşılıklı anlayış ve işbirliği geliştirmenin bir yolunun da açık
tartışmaların yapılıp pratik çözümlerin üretileceği çok taraflı platformlar tesis
edilmesi olduğunu dile getiren Koru, Türkiye'nin Güneydoğu Avrupa Ülkeleri
İşbirliği Süreci (GDAÜ) işbirliği dahil tüm bölgesel örgütlerde aktif katılımını
arttırmanın ve bölgeyle ilişkileri geliştirmenin yolunu aradığını söyledi.
Koru, Türkiye'nin, kuruluşunun 20. yıl dönümüne yaklaşırken GDAÜ'yü daha
politik ve ekonomik anlamda etkili ve görünür kılmak için bir dizi öneri
geliştirdiğini belirtti.
Avrupa'nın, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en ciddi krizden geçtiğini
ifade eden Koru, "Burada önemli soru; Avrupa'nın bu durumdan daha birlik ve güçlü
çıkıp çıkmayacağıdır. Aslında, Avrupa krizden daha gelişerek, güçlü ve daha
bütünleşmiş şekilde çıkıyor. Kendine güvenen, birleşik ve güçlü bir Avrupa,
Türkiye ve dünya için hayati öneme haizdir" dedi.
-Balkan politikasının 4 temel noktası-
USAK Başkanı Özdem Sanberk ise Türkiye'nin Balkan politikasının dört temel
noktaya dayandığını, bunlardan ilkinin bölgeyle yürütülen ticaret ve yatırımlar
sayesinde Türkiye ile Balkanların birbirine bağlılığını geliştirmek olduğunu
söyledi.
Sanberk, Türkiye'nin Balkanlarla olan kültürel ve tarihi bağlarına dikkati
çekerek, ikinci hususu, bölgeyle çoklu diyalog kanallarının inşa edilmesi ve
geliştirilmesi olarak açıkladı.
Türkiye'nin Balkan politikasında güvenlik konusuna da önem verdiğini
vurgulayan Sanberk, "Türkiye'nin nihai hedefi çatışmalardan uzak Balkanlar
yaratmak ve Türkiye'yi de bölgede sağlanan güvenliğin ayrılmaz bir parçası haline
getirmektir" dedi.
Sanberk, bölgenin güvenliği ve refahı için Türkiye'nin Balkanlar'daki
bölgesel aidiyeti ve kapsayıcılığının devam ettiğinin altını çizerek, üçlü
ilişkiler kapsamında hem Sırbistan, Bosna Hersek ve Hırvatistan arasındaki
diyaloğun gelişmesi çabalarına hem de Sırbistan- Kosova arasındaki uzlaşma
girişimlerine destek verildiğini belirtti.
Türkiye'nin Balkanlar politikasındaki dördüncü temel noktanın ise, bölgedeki
kültürel, etnik ve dini çeşitliliği korumak olduğuna işaret eden Sanberk, bu
çeşitliliğin kanlı çatışmalara mahal vermeden bir zenginlik kaynağına
dönüşebileceğine inandıklarını sözlerine ekledi. - ANKARA
Son Dakika › Güncel › 'Türkiye Müreffeh Bir Balkanlar Görmek İstiyor' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.