Anadolu Ajansının (AA) belgesel ve haber fotoğraflarının yapay zeka ile yeniden üretilmesiyle hazırlanan, "İstemle Yok Edilenler" adlı üretken sanat projesi, bellek ile tanıklığın makineler tarafından dönüştürülmesini sorguluyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle bu yıl altıncısı düzenlenen ve AA'nın Global İletişim Ortağı olduğu "6. İstanbul Dijital Sanat Festivali (IDAF)", "RETELL (Yeniden anlat)" temasıyla ziyaretçilerini ağırlıyor.
AA'nın desteğiyle Samed Karagöz'ün küratörlüğünde hazırlanan üretken sanat projesi, festival kapsamında AKM Tiyatro Salonu fuaye alanında izlenime sunuldu.
Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi sanatçı Prof. Dr. Selçuk Artut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, proje için AA'nın fotoğraflarını incelediğinde insan karakterini çok net gördüğünü ve etkilendiğini söyledi.
Fotoğrafların içerisinde pek çok unsur barındırdığını dile getiren Artut, "Kimi zaman o tutkular sevgiye de dönüşüyor. Yapay zekaya içerisinde insan olan imajları verip onları yok etmesini söylesem, o zaman distopik bir dünyaya doğru dönüşüyor. Yani sadece mekan kalıyor ve insansızlaşıyor. Sonra elde edilen bu görselleri, 'Bana tarif et' diyerek tekrar yapay zekaya verdim. Evet, distopik bir yokluğu tarif ediyor. Onlardan yola çıkarak yeniden yapay zekayla görüntüler oluşturdum. Özetle karmaşık bir matematiği varmış gibi gözükse de Anadolu Ajansının yüze yakın imajından ortaya çıkmış binlerce yapay zekayla beraber seyreden görüntüler izliyorsunuz burada." dedi.
Prof. Dr. Artut, yapay zeka uygulamalarında "prompt" kelimesinin çokça kullanıldığını, Türkçede bunun yerine "istem" kelimesinin kullanılmasını daha doğru bulduğunu belirterek, "Aslında yapay zekayla ilişkimiz, gerçekten bir istek üzerine oluştuğundan ben onlara 'İstem' diyorum. Burada da zaten işin adı İstemle Yok Edilenler." şeklinde konuştu.
"Bu eseri yapma sürecim en az 3-4 ay sürdü"
Eseri hazırlarken ücret ödenmeden kullanılan yapay zeka modellerini ve yüksek grafik işlemci kartlarına sahip lokal bilgisayar ağlarını tercih ettiğini aktaran Artut, şunları kaydetti:
"Binlerce imajdan bahsediyorum yani bunun ücret ödenen yapay zeka modelleriyle yapılması ciddi bütçelere ulaşabilir. Bir yandan da güvenlik açığı ortaya çıkarıyor. Kendi bilgisayarınızda yaptığınız zaman bu dezavantajlardan uzak kalabiliyorsunuz. Bunun ötesinde bir görüntünün 120 tane yapay zeka tarafından üretilmesi yaklaşık 2 gün sürüyor. O yüzden bu eseri yapma sürecim en az 3-4 ay sürdü."
Selçuk Artut, dışa bağımlılığı azaltması bakımından da lokal bilgisayarlarda kullanılabilen yapay zeka araçlarının kullanılmasının önemli olduğunu vurgulayarak, "Çünkü yaptığınız şey, bir sunucuya bağlı olarak bugün çalışıyor olabilir ama yarın önü kesildiği zaman o konuda herhangi bir söz sahibi olamıyorsunuz. Bir başka katmanı ise yapay zeka modellerinin kendi mizaçları var. Örneğin bir fotoğrafı, bir trajedi anını kendi sansür mekanizması üzerinden geçirerek olumsuz veya olumlu bir şekilde yönlendirebiliyor. Fakat bundan uzak kalmanızı sağlayan modeller de var. O yüzden yurt dışı menşeli modelleri seçerken buna dikkat etmeniz gerekiyor. Mesela bir soykırım olduğunda bunu kabul etmeyen yapay zeka modelleri ile de karşılaşabiliyorsunuz." değerlendirmesini yaptı.
Sansürsüz modelleri kullandığı için çalışmasında bir müdahaleye şahit olmadığını dile getiren Artut, "Ama eğer kullansaydım maalesef hayatın akışı içerisinde var olan birtakım yitimler, kargaşalar ve savaş ortamı görsellerine sansür uygulayacağından eminim." görüşünü paylaştı.
"Anlatıları insanların keşfetmesinden yanayım"
Görsellerde insan duygusunun öne çıktığını vurgulayan Artut, "İzleyici, ortalıkta uçuşan, kaçışan partiküllerden öte, burada bir anlatı olduğunun ister istemez farkına varabiliyor. Onlara odaklandığı zaman da ardından gelen yapay zeka temsillerinin aslında insansız hallerinin ne kadar tezat oluşturduğunu, insan yok olduğu zaman teknolojinin ne kadar anlamsızlaştığını da görebilecek diye umuyorum. Tabii ki bu anlatıları insanların keşfetmesinden yanayım. Ama biraz olsun ipucu vermek gerekirse bunları sunmaya çalışıyorum." dedi.
Artut, eserde kullandığı görsellere de değinerek, "Anadolu Ajansının imajlarına baktığım zaman çok geniş bir çerçeveye ulaştığını fark ettim. Yani sadece yerel değil, dünyanın her tarafından birtakım görsellere erişmişler. Her şeyden öte, bir anı fotoğraflamaktan öte estetik anlamda da bir üstünlük olduğunu görüyorum. Bu fotoğraflar çoğu zaman benim için biraz sanat eserine de dönüşüyor. Bir anı görüntülemekten öte başka bir tarafa da eriştiklerini söylemem lazım." ifadelerini kullandı.
Eserinin IDAF'ta sergilenmesinden dolayı çok mutlu olduğunu aktaran Artut, "Her şey bir yana, sadece yapay zekayı harikulade bir eser olarak ortaya koymaktan öte bu eserle insan ve yapay zeka arasındaki yaratıcı boyutun ortaya çıkmasını sağladığım için çok mutluyum." diye konuştu.
AA) desteğiyle hazırlanan eser, IDAF kapsamında AKM Tiyatro Salonu fuaye alanında 7 Haziran'a kadar görülebilecek.
Son Dakika › Güncel › Yapay Zeka ile Sanat: 'İstemle Yok Edilenler' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?