Yargı Etiği Sempozyumu - Son Dakika
Son Dakika Logo

Yargı Etiği Sempozyumu

15.11.2012 17:47

Kamu Etik Kurulu Başkanı Prof.Dr.Bilal Eryılmaz, devlet hayatında etik değerlerin, diğerlerinden daha önemli ve öncelikli olduğunu belirterek, "Etik değerler zaafa uğrarsa, tüm diğer değerler risk altına girer" dedi.

Kamu Etik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bilal Eryılmaz, devlet hayatında etik değerlerin, diğerlerinden daha önemli ve öncelikli olduğunu belirterek, "Etik değerler zaafa uğrarsa, tüm diğer değerler risk altına girer" dedi.

Eryılmaz, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) ev sahipliğinde düzenlenen Yargı Etiği Sempozyumu'nda yaptığı Devlet ve Etik Kavramı konulu sunumunda, etiği konuşması kolay, uygulaması zor bir kavram olarak nitelendirdi.

Bugünün toplumlarının devletten daha çok etik talep ettiğini belirten Eryılmaz, "Etik konular; kamu personeli olarak yalnızca uymamız ya da uygulatmamız gereken görevimiz değil, aynı zamanda kişi ve vatandaş olarak ideallerimizin, değerlerimizin bir parçasını meydana getiriyor" dedi.

Etiğin, ahlaki ilkeler bütünü olduğunu ifade eden Eryılmaz, bir kişi, meslek mensupları, organizasyon ya da toplum kesimi tarafından benimsenen ve onların davranışlarını yönlendiren ilkelerin etiği oluşturduğunu söyledi.

Eryılmaz, etiğin felsefenin ahlakla ilgili dalı olduğunu belirterek, etik ilkelerin, iyi yönetimin, dürüst yargının ve toplumun temelini oluşturduğunu, kişilerin karar ve eylemlerinde daha tutarlı olmalarını sağladığını anlattı.

Etiğin, kişisel ve kurumsal sorumluluğa vurgu yaptığını dile getiren Eryılmaz, yasalara uymanın, etik açıdan minimum bir standardı ifade ettiğini, hukukun da bir anlamda "resmi etik kuralları" olduğunu kaydetti.

İnsan ve toplum hayatının, değerlerle yüklü olduğunu anlatan Eryılmaz,

"Devlet hayatında etik değerler, diğer değerlerden daha önemli ve önceliklidir. Etik değerler zaafa uğrarsa, tüm diğer değerler risk altına girer. Adalet, hesap verebilirlik, dürüstlük, kamu yararı, sosyal sorumluluk ve tarafsızlık gibi etik değerlerin yozlaşması halinde, sağlıklı bir toplum ve devlet düzeninden söz edebilir miyiz-" diye konuştu.

Devlette ya da diğer kurumlarda etik davranış ilkelerinin; etik değerlere dayalı bir kurum kültürü oluşturmayı amaçladığını belirten Eryılmaz, modern devlette etik anlayışının kamu hizmeti kavramına dayandığını söyledi.

-"Hukuk devrimi"-

Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Niyazi Öktem de Ontolojik Açıdan Etik Kavramı ve Hukuk Felsefesi başlıklı sunumunda, yüksek yargı merci olarak hukukun kültür boyutunu ilk kez geçen yıl Anayasa Mahkemesi'nin gündeme getirdiğini belirterek, hukuk felsefesinin devletin en üst kurumundan birinde ele alınmasını hukuk devrimi olarak değerlendirdi.

Nesnellik, adalet ve hakkaniyetin, hukukun kültür boyutunun bilincine ulaşılarak sağlanabileceğini ifade eden Öktem, "Zaman zaman eleştiri oklarını üzerine çeken, geçtiğimiz dönemde siyasallaştığı söylenen, şimdi de siyasallaşmasından korkulan HSYK'nın bu tür kaygıları yansızlaştırabilmesi etik değerlere, felsefeye, hukukun kültür boyutuna önem vermesiyle mümkündür" dedi.

Hukukun kaynağını sosyo ekonomik ilişkilerde bulan, adalete yönelmiş, devlet tarafından konan, devlete karşı sorumluluğu içeren toplumsal kurallar bütünü olduğunu belirten Öktem, hukuk tanımında norm boyutu, sosyal boyut ve etik değer boyutunun öne çıktığını söyledi.

Türkiye'deki hukuk eğitiminde bu tanımda öne çıkan sosyal ve etik değer boyutuna ağırlık verilmediğini ifade eden Öktem, hukuk felsefesi ve sosyolojisi derslerinin Türkiye'nin en önemli üniversitelerinde hala seçmeli olmasını eleştirdi.

Öktem, genel eğitim sisteminde de toplum kültürü, geleneği, etik anlayışı üzerinde durulmadığını, bunun da analitik düşünce yapısının gelişmesini engellediğini belirtti.

Yargıç ve savcıların kitle psikolojisini bilmesinin önemine işaret eden Öktem, şöyle konuştu:

"Kitle psikolojisi bilmeden hiçbir şey olmuyor. Toplumdaki reaksiyonlar tespit edilecek, ona göre hukuki düzenlemeler yapılacak. Hukukun ontolojik boyutu budur. Hukukun ontolojik tanımını tam yerli yerine oturtabilmemiz için o kültürün temel norm mahiyetini çok iyi bilmemiz gerekiyor. Oradan etik boyuta geçilebilir. Varoluşun hakikatlerini, ontolojinin hakikatlerini gerçeğe uygun olarak özümseyebilirsek o zaman ahlaklı oluruz. Çünkü evrensel hakikat karşısında sorumluluğumuzun bilincine ulaşırız. Böyle bir eğitimden de geçmiyoruz."

-"Yargıç, bağımsızlığını her türlü organa karşı korumalı"-

Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel İnceoğlu,

"Yargı Etiği Konusunda Uluslararası Belgeler Işığında Türkiye Uygulamasının Değerlendirilmesi" başlıklı sunumunda etiğin sadece ahlaki bir durum olmadığını, hukuka da yansıdığını söyledi.

Hakimlik ve savcılık mesleği için etik değerlerin taşıdığı önemi vurgulayan İnceoğlu, bağımsızlık, tarafsızlık, dürüstlük, eşitlik, ehliyet ve özenin bu mesleklerin tanımında yer aldığını anlattı.

Uluslararası belgelerde yargıcın bağımsızlığını her türlü organa karşı koruması gerektiğine vurgu yapıldığını belirten İnceoğlu, bunun hayata geçirilebilmesi için kurumsal yapının ona göre örgütlenmesi gerektiğini kaydetti.

Yeni anayasa yapım sürecini bu konuda önemli bir fırsat olarak gördüğünü söyleyen İnceoğlu, HSYK'nın yapısına ilişkin önerilerde bulundu.

HSYK kararlarının tamamının yargı denetimine açılmasını, görev yeri değişikliklerinin zorlaştırılmasını öneren İnceoğlu, uluslararası belgelerde hakim ve savcıların görev yerlerinin değiştirilmesinin kriterlere bağlandığını anlattı.

Yargıda basın sözcülüğüne yönelik çalışmayı, yargı bağımsızlığı için olumlu bir gelişme olarak değerlendiren İnceoğlu, HSYK kararlarının tamamının internet sitesinde yayımlanmasının toplumun yargı bağımsızlığına, yargıya olan güvenini artırıcı bir unsur olacağını söyledi.

Muhabir: Ferdi Türkten

Yayıncı: Ertuğrul Cingil - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Yargı Etiği Sempozyumu - Son Dakika


Advertisement