Meltem Yılmaz - TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu,
"Basın hürriyeti (özgürlüğü)", "Hak arama hürriyeti (özgürlüğü) ve adil yargılanma hakkı" ve "Çevre hakkı" başlıklı maddelerin birçok fıkrasında anlaşma sağladı.
TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu bünyesindeki Yazım Komisyonu, CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen başkanlığında toplandı.
Hür ve demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından olan basının, hiçbir şekilde sansür edilemeyeceği hükmünde mutabakat sağlayan komisyonda, benimsenen düzenlemeler şöyle:
Süreli veya süresiz yayın yapmak ve bu amaçla basımevi kurmak, önceden izin alma ve mali teminat yatırma gibi basın hürriyetini (özgürlüğünü) engelleyen şartlara bağlanamayacak.
Devlet, basın ve haber alma hürriyetinin kullanılmasını, kamuoyunun serbestçe oluşmasını ve medyada çoğulculuğu sağlayacak önlemleri alacak.
Radyo ve televizyon istasyonu, haber ajansları kurmak ve işletmek serbest olacak. Radyo, televizyon, sinema veya bilişim yoluyla yapılan yayın işletmeleri, izin sistemine bağlanabilecek. CHP ve BDP, Türkçe dışındaki dillerde yayın yapılmasının kanunla düzenlenmesini önerdi.
Basın hürriyetinin kullanılması, başkalarının haklarının korunması ile şiddetin teşviki veya övülmesinin, kişiler arasında kin ve nefret duygularının oluşturulmasının önlenmesi nedenleriyle sınırlanabilecek. CHP ve MHP, ayrıca milli güvenlik; AK Parti ve MHP, kamu düzeninin, genel ahlak ibarelerinin de bu fıkraya eklenmesini önerdi.
Kanunla belirtilecek sınırlar içinde, yargılamanın amacına uygun olarak yapılabilmesi için, hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, yayım yasağı konulamayacak.
Mevcut anayasada, süreli veya süresiz yayınların, "kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hakim kararıyla; devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlakın korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilmesi"ni hükme bağlarken, komisyon, toplatmanın sadece hakim kararıyla gerçekleşmesini ve çocukların cinsel istismarının önlenmesini de toplatma nedeni sayılmasını kabul etti.
Komisyonda kabul edilen fıkraya göre, süreli ve süresiz yayınların toplatılması; sayılan sınırlama nedenlerinden birinin varlığı halinde veya çocukların cinsel istismarının önlenmesine yönelik olarak kanunun açıkça gösterdiği suçlarda ancak hakim kararıyla yapılacak. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla toplatılacak. Bu karar, alınmasından itibaren en geç 24 saat içinde yetkili hakime sunulacak. Hakim bu kararı, alınmasından itibaren en geç 48 saat içinde onaylamazsa toplatma kararı kendiliğinden kalkacak.
Yayınların dağıtımı ancak hakim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla önlenebilecek. Bu karar, alınmasından itibaren en geç 24 saat içinde yetkili hakime sunulacak. Hakim bu kararı, alınmasından itibaren en geç 48 saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı kendiliğinden kalkacak.
Süreli veya süresiz yayınlara el koyma, özel hayatı açıkça ihlal eden ya da suç delili olarak gösterilen yayınlar dışında yasak olacak.
Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçlarına suç aleti olduğu gerekçesiyle el konulamayacak ve bunlar müsadere edilemeyecek veya işletilmekten alıkonulamayacak.
Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından eşitlik ve adalet ilkelerine uygun olarak yararlanma hakkına sahip olacak. Bunun şartları ve usulleri haber veya fikir alma hakkı ve kamuoyunun serbestçe oluşumu esas alınarak kanunla düzenlenecek.
Gazetecilik mesleği ile ilgili düzenlemeler, sendikal hak ve özgürlüklerin serbestçe kullanılması, basın özgürlüğünün etkili biçimde gerçekleşmesi ve kamuoyunun serbestçe oluşumu esas alınarak kanunda gösterilecek.
-"Anladığı bir dil" ve "Tercih ettiği bir dil"-
Komisyonda görüşülen, "Hak arama hürriyeti (özgürlüğü) ve adil yargılanma hakkı" başlıklı maddenin çoğu fıkrasında da mutabakat sağlandı.
Komisyonun benimsediği düzenlemeler şöyle:
Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle hakkını arama, yargıya erişme ve yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahip olacak Kanun yollarına ve alternatif uyuşmazlık çözümlerine ilişkin düzenlemeler yargıya erişim hakkına aykırı sayılamayacak.
Herkes, yetkili, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde, makul bir süre içinde adil yargılanma hakkına sahip olacak. Yargıya erişmeyi etkisiz hale getiren veya güçleştiren mali ve idari kayıtlar konulamayacak.
Davalar aleni olarak görülecek. Ancak, davalar, milli güvenliğin, genel ahlakın, küçüklerin korunmasının veya davaya taraf olanların özel hayatlarının, hak ve özgürlüklerinin korunması için zorunlu olan durumlarda kısmen ya da tamamen kapalı olarak yapılabilecek.
Komisyonda AK Parti ve CHP, kendisine suç isnat edilen herkesin, yöneltilen suçlamaların niteliği ve sebepleri hakkında en kısa zamanda, anladığı bir dilde; BDP ise tercih ettiği dilde, ayrıntılı olarak haberdar edilmesini önerdi. MHP,
"anladığı bir dilde" veya "tercih ettiği dilde" ibarelerinin, anayasada yer almasına karşı çıktı. MHP, "Mahkeme dilini anlayamadığı ya da konuşamadığı durumlarda bir çevirmenden yararlanma hakkına sahiptir" ibaresinin, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlendiği için bu fıkrada yer verilmesine gerek olmadığını belirtti.
Kabul edilen fıkraya göre, kendisine suç isnat edilen herkes yöneltilen suçlamaların niteliği ve sebepleri hakkında en kısa zamanda ve ayrıntılı olarak haberdar edilme; savunmasını hazırlamak için gerekli zamana ve suçlamayla ilgili belgelerin tamamına ulaşma da dahil olmak üzere her türlü olanağı kullanma; davada hazır bulunma; kendisini bizzat ya da bir müdafi aracılığıyla savunma; tanık gösterme ve tanıkları sorguya çekme; mahkeme dilini anlayamadığı ya da konuşamadığı durumlarda bir çevirmenden yararlanma hakkına sahip olacak.
Yargılamanın her aşamasında iddia ve savunma makamları arasında silahların eşitliği esas olacak.
Hiç kimse tabii hakiminden başka bir merci önüne çıkarılamayacak. Bir kimseyi tabii hakiminden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamayacak.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacak.
Hukuka aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemeyecek.
Mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılacak.
Çocukların yargılanması kanunla düzenlenecek özel hükümlere tabi olacak.
-"Hayvanlara eziyeti önleyecek"-
Herkes çevre hakkına sahip olacak. Bu hak, insani gelişimi mümkün kılan, sağlıklı, dengeli bir çevrede yaşama, çevrenin etkili biçimde korunmasını isteme haklarını da kapsayacak.
Gelecek kuşaklara yönelik sorumlulukları da gözeterek çevreyi geliştirmek, çevre değerlerini korumak, çevre kirliliğini önlemek, çevre kalitesini yükseltmek ve gıdaların doğallığını sağlamak herkesin ve devletin görevi sayılacak.
Devlet, doğal hayatı ve hayvanları koruyacak; hayvanlara yönelik eziyet ve kötü muamele yapılmaması amacıyla gerekli tedbirleri alacak.
Yayıncı: Ali Eyvaz - TBMM
Son Dakika › Güncel › Yeni Anayasa Yazımı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.