Yeniden Kullanılabilir Roketler Uzay Yarışında Öne Çıkıyor - Son Dakika
Son Dakika Logo

Yeniden Kullanılabilir Roketler Uzay Yarışında Öne Çıkıyor

11.07.2026 11:14

SpaceX'in Falcon 9 roketi, maliyetleri düşürüp fırlatma sıklığını artırarak uzay yarışını etkiliyor.

Uzay görevlerinin çeşit ve hacmi arttıkça daha fazla roketin fırlatılması kaçınılmaz hale gelirken, yeniden kullanılabilir roketler, maliyetleri düşürmesi, roket enkazını azaltması ve daha sık fırlatma yapılmasına imkan tanımasıyla uzay yarışının yeni odak alanlarından biri haline geliyor.

Yüksek maliyetler, roket üretimindeki yavaşlık nedeniyle düşük fırlatma temposu, çoklu uydu görevlerinde yaşanan kapasite darboğazları, roket enkazının çevresel etkileri ve erişilebilirlik sorunları, geleneksel roket fırlatma yöntemlerinin insanlığın uzay çalışmalarını sınırlayan temel dezavantajlar arasında yer alıyor.

ABD'li iş insanı Elon Musk'ın şirketi SpaceX tarafından geliştirilen Falcon 9 roketi, ilk kademe roketinin kontrollü şekilde Dünya'ya geri dönerek, yeniden kullanılabilmesini sağladı. İlk başarılı dikey inişin 2015'te gerçekleştirilmesi, uzay taşımacılığında onlarca yıldır değişmeyen ekonomik modeli kökten dönüştüren bir dönüm noktası olarak kabul edildi. Ardından aynı güçlendiricilerin çok sayıda yeniden uçurulması, roket üretim maliyetlerinin daha fazla fırlatma görevine yayılmasını mümkün kıldı. Böylece hem ticari uydu operatörleri hem de kamu kurumları için fırlatma hizmetlerinin birim maliyetinde önemli düşüşler yaşandı.

Maliyet düştü, fırlatmalar arttı

Geleneksel tek kullanımlık roketlerde bir fırlatmanın maliyeti 160 milyon dolara kadar çıkabiliyor. Falcon 9'da ise yeniden kullanılabilir ilk kademe sayesinde bir fırlatmanın maliyeti yaklaşık 67 milyon dolara kadar düşüyor. Yörüngeye taşıma maliyeti 1981-2011 döneminde kilogram başına yaklaşık 10 bin dolar seviyesindeyken, SpaceX'in yeniden kullanılabilir Falcon 9 roketiyle bu rakam 2 bin 500 dolara kadar geriledi. NASA verilerine göre, Crew Dragon misyonlarında yeniden kullanılabilir Falcon 9 sayesinde 500 milyon doların üzerinde tasarruf sağlandı. Söz konusu düşüşler, son yıllarda küresel roket fırlatma görev ve fırlatılan uydu sayısını da yükseltti.

AA muhabirinin Satellite Industry Association'ın (SIA) 2025 raporundan derlediği verilere göre, 2025'te dünya genelinde 296'sı ticari olmak üzere toplam 325 fırlatma gerçekleştirildi ve 4 bin 434 uydu yörüngeye yerleştirildi. 2025'te, bir önceki yıla göre yörüngeye taşınan uydu sayısında yüzde 65 artış kaydedilirken, yörüngedeki aktif uydu sayısı da 14 bin 266'ya ulaştı.

Maliyetlerdeki düşüşün yanı sıra ilk kademenin yeniden fırlatma için yaklaşık 21 gün içinde hazır hale getirilebilmesi, fırlatma sıklığını artırırken uzaya taşınan uydu sayısının da yükselmesini sağladı. Küresel fırlatma verilerine bakıldığında, 2020'de toplam fırlatmaların yüzde 22'sini gerçekleştiren SpaceX, 2025 sonu itibarıyla bu payı yüzde 50'ye çıkardı.

Çin 2022'de kaptırdığı liderliği tekrar alma peşinde

Küresel fırlatma yarışında 2020 yılı verilerine göre Çin toplam 114 fırlatmanın 39'unu, ABD ise 37'sini gerçekleştirmişti. 2022'de ABD, SpaceX'in yeniden kullanılabilir roket teknolojisinin sağladığı avantaj sayesinde küresel fırlatma sayısında Çin'i geride bıraktı. İlgili yılda gerçekleştirilen 186 fırlatmanın 64'ünü Çin, 78'ini ise ABD gerçekleştirdi. Roket fırlatma sayısında 2022'de ABD'nin payı yüzde 42, Çin'in payı ise yüzde 34 seviyesindeyken, 2025'te ABD'nin payı toplam fırlatmaların yüzde 55'ine yükseldi, Çin'in payı yüzde 28'e geriledi.

ABD'nin yeniden kullanılabilir roket teknolojileriyle elde ettiği üstünlük karşısında geri kalmamak için Çin de benzer teknolojilere yönelik yatırımlarını hızlandırdı. Ülkede, 2016'da özel sektör firmaları, yeniden kullanılabilir roketler için dikey iniş testlerine başladı. Birden fazla özel ve devlet şirketinin çalışmalarını sürdürdüğü süreçte çeşitli denemelerde kısmi başarılar elde edilse de istenilen sonuçlara ulaşılamadı. Falcon 9'un geri kazanım kabiliyetine yaklaşan ilk başarılı dikey iniş ve geri kazanım denemesi ise 10 Temmuz'da Long March 10B roketiyle gerçekleştirildi.

Çin Havacılık ve Uzay Bilimi ve Teknolojisi Kurumuna (CASC) ait Long March 10B roketi, ülkenin güneyindeki Hainan eyaletinde bulunan Wenchang Fırlatma Üssü'nden fırlatıldı. SpaceX'in "iniş takımı kullanma" yaklaşımından farklı olarak, Long March 10B roketinin ilk kademesi fırlatmanın ardından dikey olarak Dünya'ya döndü ve Güney Çin Denizi'nde konuşlandırılan yüzer platformdaki kablo-ağ sistemi tarafından başarıyla yakalandı. Bu gelişme, Çin'in ilk başarılı kontrollü roket geri kazanımı olarak kayıtlara geçti.

Falcon 9'daki gibi roketin üzerine iniş için bacak mekanizması eklemek, rokete ilave ağırlık getiriyor, taşıyabileceği faydalı yük kapasitesinden bir miktar feragat edilmesine neden oluyor. Long March 10B'teki kancalı ağ sistemi ise söz konusu ağırlığın azaltılmasına imkan veriyor. Bu da yakıt verimliliğine ve uydu taşıma kapasitesinin artırılmasına kapı aralıyor.

Her iki ülkede öne çıkan bu çalışmaların yanı sıra farklı şirketler tarafından yeniden kullanılabilir roketlere yönelik yoğun bir çalışma yürütülüyor.

ABD ve Çin'in ardından yeniden kullanılabilir roket teknolojileri üzerinde çalışan ülkeler de test aşamasına yaklaşırken, Avrupa ve Hindistan projelerini hızlandırıyor. Hindistan'ın ADMIRE programı kapsamında ilk dikey iniş denemelerinin 2027'de gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ise yeniden kullanılabilir roket demonstratörü THEMIS'in ilk dikey kalkış ve iniş testini yıl içinde yapmayı planlıyor.

Avrupa'da ayrıca Japonya, Fransa ve Almanya'nın ortak geliştirdiği yaklaşık 13 metre uzunluğundaki yeniden kullanılabilir teknoloji demonstratörü CALLISTO'nun ilk uçuşunun da 2026 içinde Fransız Guyanası'ndan gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Yeniden Kullanılabilir Roketler Uzay Yarışında Öne Çıkıyor - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement