"Bir şeyin yokluğu çok şeydir; eğer bu yokluğu fark ediyor ve ihtiyaç hissediyorsak.
Bir şeyin yokluğu can yakar, o boşluğun dolmayacağından eminsek.
Mihrimah, doğmasını çok istediğim, doğmayan bebeğim benim. Yokluğuyla ızdırap çeken yüreğim, çevremde olup bitenlere bakarak biraz daha derinlere gömülüyor. Şahit olduklarım onun yokluğunu daha çok derinleştiriyor adeta. Sokakta çocuk sesleri, televizyonda çocuk görüntüleri, vitrinlerde çocuk kıyafetleri... Doğal olan böyle olması ama benim halim doğalın ya arifesinde ya da ertesinde..."
"Gelmeyeceksin Diye" kitabında Mihrimah'ın Annesi böyle sesleniyor, "çocuk özlemiyle yürekleri dağlananlara, çocuğunun yokluğunda teselliyi doğmuş çocuklara hizmette bulanlara ve tüm çocuk sevenlere…"
Anne olma arzusuyla, henüz doğmadan adını koyduğu, Mihrimah dediği çocuğuna kavuşamayan bir annenin hüzünlü hayat öyküsü karşılıyor sizleri: Hayatının ikinci başlangıcı olan kanser teşhisiyle yeni bir dünyaya doğuş. Ameliyatlardan, kemoterapilerden çok daha can yakıcı bir acı, evlatsızlık…
Bu yeni dünyada Mihrimahsızlık olduğu kadar başka şeyler de var:
Çocuksuz aileler ve ailesiz çocukları buluşturmayı misyon edinmiş Özlenen Çocuk Derneği…
Mihrimah'a anlatılamayacak öyküleri, masalları ve onunla paylaşılamayacak resimleri, şiirleri diğer çocuklara ulaştırmak için dokuz sene yayın hayatını sürdürmüş EBE SOBE dergisi…
Mihrimah'a verilemeyen sevgiyi diğer çocuklara paylaştırmak için eğitim çalışmaları, seminerler, sohbetler…
Dünyanın farklı yerlerinde mağduriyet yaşayan çocuklar için kampanyalar, yardım faaliyetleri…
"Gelmeyeceksin Diye" kitabı bu hüzün ve özlem temelinde verdiği acıya rağmen yokluğundan beslenilen Mihrimah'a yazılmış mektup ve şiirlerden oluşmaktadır.
