"İçkim, Sigaram Yok Bir Tek Güneşim Var" - Son Dakika
Son Dakika Logo

"İçkim, Sigaram Yok Bir Tek Güneşim Var"

"İçkim, Sigaram Yok Bir Tek Güneşim Var"
18.06.2012 06:03  Güncelleme: 09:06

Bütün yaz güneşlenmesiyle ünlü Eda Taşpınar, eleştirilere yanıt verdi.

Cemiyet hayatının en renkli isimlerinden Eda Taşpınar, birbiri ardına imza attığı projelerin yanı sıra ilgniç açıklamalarıyla da gündeme gelmeyi başarıyor.

Taşpınar; kendi moda markasını yaratma projesini, herkesin hayranlık duyduğu vücudunu nasıl koruduğunu ve Pera Pırlanta'yla yaptığı işbirliğini anlattı...

Markalarla işbirliğiniz devam ediyor; son olarak da Pera Pırlanta'nın tanıtım yüzü oldunuz, değil mi?

Esasında markanın koleksiyonu içinden kendi beğendiklerimi seçip takıyorum. Yani hem marka yüzü, hem marka elçileri oldum diyebiliriz.

İDDİAM KENDİME!

Pırlanta sever misiniz?

"Hangi kadın sevmez, severim tabii. Ama ben daha çok antik görünümlü, elmaslı falan olanları tercih ediyorum. Günlük hayatımda da kullanırım. Mücevherde "Bu gece takılır, bu gündüz takılır" diye bir ayrım da kalmadı."

Londra'da moda tasarımı eğitimi aldınız; eğitimini aldığınız işin üstüne gitmeyi düşünmüyor musunuz?

"İnsanın belirli devreleri ve evreleri vardır... Bence insan, ruhuna ne iyi geliyorsa onu yapmalı. Hiçbir şeyin zamanı yok esasında, o zamanı ve hayatta birtakım kuralları biz koyuyoruz. Bende bu kurallara yer yok; ben içimden nasıl geliyorsa öyle davranıyorum. Moda ve tasarım, hayatımın sonuna kadar yapabileceğim bir şey zaten."

Kendi adınıza bir marka yaratmayı düşünmüyor musunuz?

"Düşünüyorum ama onun da zamanı var, yaparız. Rahatım ben biraz; "Yaparız, olur" derim hep. Ama yavaş yavaş planını yapmaya başladım."

Giydiklerinizle, hayata bakış açınızla iddialı bir kadınsınız, değil mi?

"Benim iddiam kendime. Başkalarıyla yarış içinde olan biri değilim, ben kendimle yarış içindeyim. Bir işi yaptığım zaman en iyisini yapayım, en iyi şekilde ortaya çıksın, başarılı olayım; benim derdim bu. ve mutlu olmak benim derdim."

İnsanlar sizi daha çok magazin basınına yansıyan halinizle tanıyor; bunun sıkıntısını çekiyor musunuz, yoksa nasıl algılandığınıza aldırmıyor musunuz?

"Aldırmıyorsunuz da bir yerde de aldırıyorsunuz; o kadar basit değil. Ama ben bu algıyı geçen yıl katıldığım 'Yok Böyle Dans' adlı yarışmayla kırdığıma inanıyorum. O yarışmada olduğum gibi çıktım ve insanlar beni orada tanıdı. Ondan sonra çok değişti her şey."

Öncesinde insanlar sizi snob mu buluyordu acaba? Onu ben mi yarattım bilmiyorum ama o da öyle bir dönemdi işte. Ben 'keşke'lerle yaşayan biri değilim; her şeyi yaparım, ondan sonra da 'keşke' demem.

"HER ŞEY KENDİM İÇİN"

'Keşke' dememek için mi yapıyorsunuz her şeyi?

"Aynen öyle! Yaparım; olur, olmaz... Herkes hayatta her şeyde bir numara olamayabilir ama 'keşke' demek çok kötü bir şey. Bunu dememek için de bazen gözü kapalı şekilde her şeye atlamak lazım."

Kıyafetleriniz genellikle çok cesur ve iddialı oluyor...

"Ben içimden nasıl geliyorsa öyle yaşıyorum. El alem ne der, ne düşünür yok bende. Çünkü ben böyle mutluyum."

Toplumda, "El alem ne der?" demeden yaşamak çok zor değil mi?

"Benim annem yabancı bir kere. İnsanları umursayan bir tavrı hiç olmadı; ondan olabilir. Önce Miami'de, sonra Londra'da okudum. Miami'ye gittiğimde 11 yaşındaydım ve tek başınaydım. Ardından Londra'ya gittim, altı-yedi sene orada kaldım. İnsan yalnız kaldığı zaman kendine dönüyor, kendini tanıdığı zaman da doğru adımlar atıyor. Ben kendim için yapıyorum her şeyi."

"ADAM NE YAPSIN?"

Yazın geldiğini biraz da "Eda Taşpınar sezonu açtı, güneşlenmeye başladı" haberleriyle anlıyoruz. Bu haberlere kızıyor musunuz?

"Niye kızayım ki? Ne yapsın adam; ben yatıyorum şezlongda, o da çekiyor. Benim 'kaçayım' gibi bir durumum da yok. Sadece bazen insanları sıkabilir diye düşünüyorum ama ne yapayım, benim elimde olan bir şey değil."

"ASKERİ EĞİTİM GİBİ ÇALIŞIYORUM"

Güzellik formülleriniz merak ediliyor. Mesela "Bacaklarımı at kılıyla fırçalıyorum" dediniz, herkes at kılından fırça peşine düştü...

"O benim anneannemden kalan bir formül. Anneannem 80 yaşında, bir gram selüliti yok. Bana 15 yaşından beri tek söylediği şey; "Sabah-akşam beşer dakika at kılı fırçasıyla bacaklarını aşağıdan yukarıya tara" oldu. Türk kadınları çok bakımlı ama spor yapmıyorlar. Spor çok önemli aslında."

Siz haftada kaç gün, kaç saat spor yapıyorsunuz?

"Haftada beş gün birer saat yapıyorum. Askeri eğitim tarzında spor yapıyorum. Mesela beş-altı kere merdivende depar atıyorsun, sonra ağırlık çalışıyorsun, sonra bir başka şey daha ve bu seti üç kez tekrarlıyorsun."

"CİLDİYECİYE GÖRÜNÜYORUM"

Spor yaparak bilinçli beslenerek sağlığınıza çok dikkat ediyorsunuz; peki güneş altında saatlerce yatmaktan neden çekinmiyorsunuz?

"Azalttım artık. Cildiyeciye de gidiyorum; bir sorun yok. Her zaman kontrol ettiriyorum ama güneşin altında geçirdiğim saatleri azalttım."

Güneşin cildi yaşlandırdığı bir gerçek...

"Tabii ama ben içki içmem, sigara içmem, deli gibi spor yapıyorum, benim de bir tek güneşim var!"

Ama güneş de alkol ve sigara kadar zararlı.

"Doğru. Bu kadar insan bas bas bağırıyorsa, buna kulaklarını tıkamak çok akıllıca bir şey değil, birazcık dinleyeceksin. Ben güneşlenmeyi hiçbir zaman bırakmam, çünkü bunu seviyorum ama dediğim gibi saatleri azalttım."

Sabah : http://www.sabah.com.tr

Kaynak: Sabah.com.tr

Son Dakika Magazin 'İçkim, Sigaram Yok Bir Tek Güneşim Var' - Son Dakika


Advertisement