2005'te, 35 yaşındayken çıktığı müzikal yolculuğunda altıncı yılı geride bırakan ünlü şarkıcı Ferhat Göçer, 'Seni Sevmeye Aşığım' adlı beşinci albümüyle sevenlerinin karşısına çıkıyor. 14 bin şarkı arasından yaşanmışlığı olan 10 şarkıyı seçen Göçer'le; kariyerini, albümünü ve gazeteci Ömür Gedik'le ilişkisini konuştuk.
Yeni albümünüzle ilgili neler hissediyorsunuz? Çok heyecanlıyım ve sabırsızım. Bu doğum sancısı gibi bir şey... Çok güzel şarkılar bulduğumu ve güzel bir albüm yaptığımı düşünüyorum. Dinleyicilerin beğenip beğenmeyeceklerini merak ediyorum.
Nasıl bir albüm oldu sizce? Herkesin yaşamında pek çok farklı dönem vardır. Bu albümde tüm bu dönemlerin duygusu var. 'Bundan Sonra', 'Unutmuş Çoktan' gibi slow şarkılar; aşkı ve hüznü anlatıyor. Ama albümde hayatın güzel renklerini gösteren 'Oya Gibi' adında enerjik bir parça da var. Bu şarkıları "Ben ne dinlerim?" diye düşünerek seçtim. Dinlemeyeceğim ve söylemekten keyif almayacağım şarkıları albüme almamaya özen gösterdim. Alaturka formları olan parçalar da var, rock tarzında olan da. Ben bunların hepsini popüler müzik çatısı altında topladım.
14 bin şarkının arasından 10 şarkıyı seçmek zor olsa gerek... Kesinlikle. İki senede tam 13 bin 834 tane şarkı dinledim. Besteniyolla. com diye bir site kurduk. Bunu Twitter'dan ve televizyon programlarından da duyurduk. İki yılda, Türkiye'de ne kadar amatör besteci ve söz yazarı varsa, hepsinin eserlerini gönderdiğini düşünüyorum. Çünkü hemen hemen her gün ortalama 500 şarkı geliyordu. Ben bu şarkıları tek başıma değil, dört kişiyle birlikte dinledim. Şarkıda duygusal zeka varsa, yani söz ile melodinin gücü bizi uyandırıyorsa, o şarkıyı seçiyorduk.
KENDİME BİLE ACIMADIM
Tek seferde 14 binden, 10 şarkıya indirmediniz, öyle değil mi? Önce 100 şarkıya indirdik. Onun 60 tanesinin teliflerini ödeyerek satın aldık. Bunların içinden de en iyi 10'u seçtik. Hatta kendime de acımasızlık yaptım ve yazdığım hiçbir şarkıyı koymadım. Çünkü benim şarkılarımın; diğer 10 şarkıdan daha güçlü olduğunu düşünmedim.
60 şarkı ne kadara mâl oldu? 400 bin lira. Profesyonel besteciden alsak da o kadar para verirdik. Yani amatör beste daha ucuz sanılabilir ama burada ters mantık işledi.
Amatör bestecilerden beste alıp albüm yapmak riskli değil mi? Büyük risk. Ama albüm tamamen amatörlerden oluşmuyor. Profesyonellerle harmanladık. Bu albümde farklı şeylerin peşinden gittim, içinde yaşanmışlık olan şarkıları aradım.
Şarkıların hepsinin ayrı bir hikayesi var, öyle mi? Aynen öyle. Bunları tek tek araştırdım. Mesela karısı kocasına öfkelenmiş, onu evden kovmuş. Adam tekrar eve girebilmek için karısına şarkı yazmış. O yazdığı barışma şarkısı 'Oya Gibi'... Biri gerçekten terk edilmiş, o anda öfkeyle bir şarkı yazmış. Başka biri; yıllar sonra karşılaştığı sevgilisini görünce, oturmuş 'Unutmuş Çoktan' diye bir şarkı yapmış.
USTALIK DÖNEMİNDEYİM
Peki bu şarkılar sizin yaşadıklarınızla da örtüşüyor mu? Örtüşüyor tabii... Söylediğim şarkıların, karakterine sahip bir insanım aslında. Albüme koyduğum şarkıyı mutlaka ben de yaşamış oluyorum.
Bu çalışmanın, diğer albümlerinizden ne gibi farkı var? Aranjör değişikliği yaptık. Ozan Doğulu'yla çalışıyorduk, bu kez Ozan Çolakoğlu ve Selim Çaldıran'la çalıştık. Prodüktörümü de değiştirdim. Konsept olarak da; bu albümün diğerlerinden iyi olduğunu düşünüyorum. Çıraklıktan, ustalığa geçtiğim bir dönemdeyim. Hem okuma tekniği, hem parça seçimi, hem şarkı koklama açısından daha tecrübeli olduğumu düşünüyorum. Diğer albümlerde bir, iki şarkı ön plana çıkıyordu. Bu albümdeki şarkıların hepsi ön plana çıkabilecek nitelikte.
Altı yılda beş albüm yaptınız. Bu üretkenliğinizi neye borçlusunuz? Ben ilk albümümü 35 yaşında yaptım. Müzik adına kaybolan yılların acısını çıkarıyorum şimdi. Hekimlik yaparken de çok önemli deneyimler kazandım. Ama içimdeki müzik aşkının baskın çıkmasından sonra giriştiğim bu yolda; fazla zaman kaybetmemem gerektiğini düşündüm. Yanardağ gibi patladım. O hızla devam ediyorum.
#Sayfa#
HEKİMLİK DİSİPLİNİNİN BANA ÇOK YARARI OLDU
Doktorluğa devam ediyor musunuz? Şu an ücretsiz yıllık izindeyim. Hastanede hekim olarak çalışıyorum ama izne ayrıldım. 20 yılımı tamamladım. Ücretsiz izin bittiğinde; 3.5 yılım kalmış olacak ve muhtemelen de emekli olacağım.
Hekimliğe ayırdığınız vakti müziğe verseydiniz sonuç daha mı farklı olurdu? Şu anki mevcut pozisyonumuzu hazmetmek adına, 15 yıl boyunca hekimlik yaptığım her dakikanın bana büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. En ufak örneği; mesela sahneye her çıktığımda, önümü iliklerim. Çünkü hekimlikte, hocalarımızın karşısına önümüzü iliklemeden çıkmayız. Bu terbiyem devam ediyor. Hatalarla dolu bir süreç yaşamamak için, bu disiplini yaşamam gerekiyormuş. Hiç pişman değilim. Bir de o kadar bekledikten sonra arzu ettiğin şeyleri hiç yapamamak vardı.
AİLEM İÇİN DOKTOR OLDUM!
Müziğe olan ilginizi aileniz nasıl karşıladı? Hekimlikle müzisyenliği uzun süre bir arada götürmemin sebebi; annemle babamdır. Onlar benim her zaman doktor olmamı istedi. Fakültede okurken de, konservatuvarda okuyabilmemin tek şartı vardı; elimde diploma olacaktı.
Buralara geleceğinizi hayal etmiş miydiniz? Babam İzmit'in köyünde öğretmendi. Ben o dönem ilkokula gidiyordum. Köydeki ilk TV bizimkiydi. Bütün köy bizde toplanırdı. Öyle sigara içerlerdi ki; dumandan ekranı göremezdik. Sigara içmememin sebebi de odur. "O dönem bu noktaya geleceğini hayal etmiş miydin?" dersen, asla. Bana "Türkiye'de bu işi eli yüzü düzgün yapanlardan biri olacaksın" deselerdi, "Hadi be" derdim.
#Sayfa#
AŞK İÇİN 30 METRE YÜKSEKTEN ATLADIM PİŞMAN DEĞİLİM
Son iki albümde aşk temalı şarkılar yapmanızda, Ömür Gedik'le olan birlikteliğinizin etkisi var mı? Mutlaka vardır; güzel bir ilişkimiz var. Birlikte vakit geçirmekten çok hoşlanıyoruz ve bu konuda şanslı olduğumu düşünüyorum. Hayatımın en mutlu, en keyifli dönemi diyebilirim.
Albümün ismi 'Seni Sevmeye Aşığım'... Siz de böyle tutkulu bir aşık mısınız? Bu sözü anlayabilmeniz için; şarkıyı yazan Ersel Serdarlı'nın eşine olan aşkını bilmeniz lazım. Bu; karısına deli gibi aşık olan bir adamın yazdığı bir şarkı. Ona duyduğu sevgiye bile aşık bir adamdan bahsediyoruz. Aşk, benim içinse tehlikeleri ve riskleri göze almaktır. Yaşamı riske atmaktır. Ben aşkı böyle yaşadım. Birçok şeyi riske atarak sahiplendim ilişkimi.
AŞKIN BEDELİNİ ÖDEDİM
Yani aşkın bedelini ödediniz... Fazlasıyla ödedim. Aşıksan, mutlaka bazı şeylerin bedelini ödüyorsun. Hele hele hayatınızın ileriki yaşlarında, belli bir kariyeriniz varken karşılaşmışsanız aşkla, büyük bedeller ödüyorsunuz. Ama o an, gözün bir şey görmüyor ki... Aşık olmak kolay değil. Geriye dönüp baktığımda, "Ben kaç metre yüksekten atlamışım" diyorum. 30 metre yüksekten aşağı atlamışsın; kırıklar, çıkıklar olmuş ama yaşıyorsun. Aşıksan düşünmeden atlarsın. Ben de atladım. Hiç pişman değilim.
Bir daha atlar mısınız? Şu anki halimle zor ama neden olmasın.
Sabah : http://www.sabah.com.tr
Son Dakika › Magazin › İşte 14 Bin Şarkının Hesabı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.