Hürmüz Boğazı Savaşın Temel Nedenleri Arasında - Son Dakika
Son Dakika Logo

Hürmüz Boğazı Savaşın Temel Nedenleri Arasında

16.07.2026 21:48

Kulaklıkaya, Hürmüz'ün savaştaki rolünün arttığını ve krizin dünya ekonomisine etkilerini vurguladı.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, ABD/İsrail ile İran arasındaki savaşa ilişkin, "Savaşın başında hiç gündemde olmayan Hürmüz şu anda neredeyse savaşın gerçek sebebi haline gelmiş durumda. Etkileri açısından bakıldığında daha önemli bir noktaya geldi." dedi.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplanan TBMM Dışişleri Komisyonuna uluslararası gündeme ilişkin bilgi verdi.

Türkiye'nin başarılı bir NATO Zirvesi gerçekleştirdiğini belirten Kulaklıkaya, bu ev sahipliğinin NATO zirveleri içerisinde müstesna bir yer edineceğini, hem katılımcıların hem de dünya kamuoyunun zihinlerinde kalacak önemli bir etkinlik olduğunu söyledi.

Kulaklıkaya, ABD ile İran arasında 17 Haziran'da bir mutabakat zaptı imzalandığını, buna göre 60 günlük sürede Hürmüz Boğazı hiçbir şart olmaksızın açık kalması kararı alındığını anımsattı.

Ancak bu sürenin daha yarısındayken ateşkes ihlalleriyle karşı karşıya kalındığını belirten Kulaklıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"ABD bugün aldığı kararla yeniden blokaj uygulayacağını ilan etti. Blokajın anlamı şu, hem İran limanlarına gelecek gemilerin girişini engelleyecek hem de İran limanlarından dışarıya çıkacak gemilerin çıkışını engelleyecek. Yani 27 Şubat öncesine dönmüş olduk. Bunun etkilerini zaten yaşıyoruz, belki etkiler daha da hızlanacak. Ham petrol fiyatlarında hızla bir artış oldu. Başta Körfez ülkeleri olmak üzere yatırım programlarını ve büyüme tahminlerini revize etmeye başladılar, ülkemiz de buna dahil. Bu krizin dünya ekonomileri üzerinde ciddi olumsuz etkisi oldu. Bir taraftan Amerika ile İran arasında Hürmüz Boğazı dışındaki hususlarda müzakereler devam ediyor, yani köprüler tamamen atılmış değil. Önümüzdeki günlerde bu krizin gündemimizi biraz daha ciddi bir şekilde meşgul edeceğine inanıyoruz. Savaşın başında hiç gündemde olmayan Hürmüz şu anda neredeyse savaşın gerçek sebebi haline gelmiş durumda. Etkileri açısından bakıldığında daha önemli bir noktaya geldi."

"Artık geride kalsın istiyoruz"

Rusya-Ukrayna Savaşı ile ilgili de konuşan Kulaklıkaya, "Sayın Bakanımızın Zirve öncesinde Rusya'ya şu anda da Ukrayna'ya yaptığı ziyaret var. Bu iki ziyaret marjında da tekrar Türkiye'nin ev sahipliğinde savaşı bitirmeye ve iki ülkeyi tekrar görüşme masasına çağırmaya yönelik gayretlerimiz var." dedi.

Komisyon Başkanı Oktay, CAATSA ve F-35 konusunda bir an önce çözüme ulaşılması temennisinde bulunarak, "Artık geride kalsın istiyoruz. Türkiye'nin geldiği konum itibarıyla da artık yaptırımlar değil, işbirliği konuştuğumuz bir ortam oldu zaten, NATO Zirvesi de böyle oldu. Bundan sonra da böyle olsun istiyoruz ve böyle de olacak diye ümit ediyoruz." ifadesini kullandı.

Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, Suriye'de son dönemde peş peşe patlamalar ve terör eylemleri meydana geldiğini anımsatarak, "Bu, hala Suriye'deki güvenliğin ne kadar kırılgan olduğunu göstermesi açısından önemli. Hatta bu patlamaların bir tanesi Fransa Devlet Başkanı'nın ziyareti sırasında oldu. Bir bağlantı kurulmamakla birlikte ev sahibi ülke açısından iyi karşılanmayan bir gelişme." şeklinde konuştu.

Lübnan'da barışın sağlanmasıyla ilgili 3 taraflı bir mutabakat muhtırası imzalandığını ama İsrail'in mevcut konumunu terk etmediğini aktaran Kulaklıkaya, Lübnan Başbakanı'nın ve Başbakan Yardımcısı'nın Türkiye'yi ziyaret ettiğini ve bunun önemli bir gelişme olduğunu, bu ay sonunda ise Lübnan Cumhurbaşkanı'nı Türkiye'de ağırlayacaklarını söyledi.

Kulaklıkaya, Filistin'de uzun zamandır yapılamayan seçimlerle ilgili bir kararın alınmış olmasını önemli bulduklarını belirterek, "Hamas'la ilgili Gazze'deki barış planı kapsamındaki görüşmeler devam ediyor, sona yaklaşıldığına inanıyoruz. Üzerinde mutabık kalınamayan birkaç konu kaldı. Bunlardan bir tanesi silahsızlanmanın yöntemiyle alakalı, bir diğeri de önceki dönemde görev alan, Hamas'ın kontrolündeki bölgede görev alan kamu çalışanlarının ödenmeyen maaşlarıyla ilgili hususlar. Bunlarla ilgili kendilerine son bir teklif sunuldu, bunu Hamas kendi içerisinde değerlendirip son kararını verecek. Olumlu bir şekilde neticeleneceğine inanıyoruz. Bu konuda anlaşma sağlanırsa Gazze barış planının ikinci aşamasına geçilmiş olacak." diye konuştu.

"KAAN motorun satışıyla ilgili bir engel kalmadı"

CAATSA yaptırımlarıyla alakalı da değerlendirmelerde bulunan Kulaklıkaya, "CAATSA'yla alakalı Zirve marjında Sayın Trump'ın açıklamalarını hepimiz takip ettik." dedi.

Burada iki konu bulunduğuna işaret eden Kulaklıkaya, şunları kaydetti:

"KAAN motoru gibi unsurlar ayrı, F-35'le ilgili süreç ayrı. F-35'le ilgili bir yasa var, o yasanın bir hükmü çok açık bir şekilde Türkiye'nin hiçbir şekilde S-400'e sahip olmaması gerektiğini öngörüyor. Dolayısıyla Türkiye'nin F-35 programına katılabilmesi için bu yasanın değişmesi gerekiyor. Yani ya o yasanın gereği olan S-400'leri bizim bir şekilde elimizden çıkarmamız ama bunu da Rusya'nın onayını alarak yapmamız gerekiyor veya o anlaşmanın değişmesi gerekiyor. Amerikan Başkanı'na verilmiş bir yetki yok orada."

KAAN motorlarının satışına ilişkin Kulaklıkaya, "Zirve'den sonra Amerika'ya gittikleri zaman da bu açıklamayı yaptılar, yani artık KAAN motorun satışıyla ilgili bir engel kalmadı." dedi.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, CAATSA ile ilgili bir soruyu yanıtlarken ise "CAATSA ile ilgili süreç devam ediyor." diye konuştu.

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Hürmüz Boğazı Savaşın Temel Nedenleri Arasında - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement