Artık, her zamankinden daha fazla telefonlara bakıyoruz, daha az hareket ediyoruz. Masa başı çalışanların iş yükü arttı. İnsanlar, günümüzde sporu bir lüks olarak görüyor ve spora gitmek istemiyor. Her şeyi makinelere yaptırdığımız için, günlük hayatta da tembellik arttı. Önceden kütüphaneye gidip bir şeyler araştırıyorduk, şimdi artık direkt Google’a veya yapay zekaya soruyoruz. Bu nedenle de, tembellikle başlayan, hareketsizlikle ve pandemiyle körüklenen bir süreçten sonra ağrılar arttı.
Uzmanlara göre uzun süre oturmak ve fiziksel aktivitenin azalması, özellikle bel, boyun ve sırt bölgesinde kronik ağrıların en önemli nedenlerinden biri haline geldi. Gün içinde sabit pozisyonda çalışan bireylerde kasların yeterince aktive olmaması, zamanla postür bozukluklarına ve hareket kısıtlılıklarına yol açabiliyor.
Özellikle masa başı çalışanlarda görülen boyun düzleşmesi, bel fıtığına zemin hazırlayan yük dağılımı bozuklukları ve omuz bölgesinde oluşan kas gerginlikleri, günümüzde en sık karşılaşılan şikayetler arasında yer alıyor. Uzun vadede ise bu durum sadece fiziksel ağrıyla sınırlı kalmayıp, yaşam kalitesini ve günlük performansı da doğrudan etkileyebiliyor.
Fizyoterapist Zafer Aksungur, ağrının çoğu zaman yanlış algılandığını ve aslında vücudun bir sinyal sistemi olduğunu vurguladı. “Ağrı çoğu zaman düşman değil, bir uyarı. Bir şeyleri değiştir” diyen Zafer Aksungur’a göre, vücudun verdiği sinyallerin bastırılması yerine doğru şekilde yorumlanması gerekiyor. Aksungur, özellikle kronik ağrılarda yalnızca semptomun değil, altında yatan hareket ve yaşam tarzı problemlerinin ele alınması gerektiğini belirtiyor.
Aksungur’a göre hareketsizlik, modern çağın en önemli sağlık sorunlarından biri haline gelirken, çözüm de oldukça net: düzenli hareket, doğru egzersiz ve bilinçli postür alışkanlıkları. Uzman isim, vücudun uzun süre aynı pozisyonda kalmasının doğal olmadığını ve bunun zamanla çeşitli ağrılarla kendini gösterdiğini ifade ediyor.
Hızla değişen yaşam alışkanlıkları, insan bedenini giderek daha hareketsiz bir yapıya sürüklüyor. Bu durum ise özellikle kas-iskelet sistemi üzerinde belirgin etkiler yaratıyor. Uzmanlar, ağrının bastırılması yerine nedeninin anlaşılması gerektiğini vurgularken, düzenli hareketin yaşam kalitesini korumadaki en temel faktör olduğunun altını çiziyor.
Son Dakika › Sağlık › Fizyoterapist Zafer Aksungur: Hareket etmezsek beden konuşur - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?