
10 Aralık Pazartesi
20:30 - 21:45
Pera Performance&Event Hall (Beyoğlu Spor Klübü) İstiklal Cad. Büyükparmakkapı Sok. Beyoğlu, 34440 Taksim, Istanbul, Turkey
İletişim: (0212) 244 40 58
Bir köpekle aynı evde yaşadığı ve insan olmaktan vazgeçip köpek olmaya karar verdiği için çevrenin şikayetiyle ahlak polisi tarafından yakalanan bir genç adamın hikayesi...
Dünya adı lazım değil ülkelerin köpeklere yaptığı türlüce işkenceyi konuşurken üstelik de...
Hayvan hakları kapsamında değerledirilmesi gereken bir performans...
Arascan Dönmez'den domatesli pilav:
Uzun zamandır kendini isimsiz, yersiz ve cinsiyetsiz olarak gören bir kişinin 14 Şubat Sevgililer Günü hayatındaki herkes ve her şeyden aldığı radikal bir kararla vazgeçmesi ve yüzünü "gerçek" dediği, "aslı" yani "özü" kabul ettiği şeye dönmesi...
O radikal kararın dayandığı yer neresi ve özü kabul ettiği şey aslında neyin nesi? Az sonra bir polis arabası ile elleri kelepçelenerek götürülecek olduğunu bile bile niçin inadından vazgeçmemesi?
Kişinin kendi aslı ile aslolanlar arasındaki ilişkiyi masaya yatıran performans, Dönmez'in sahnede sınırları tamamen ortadan kaldırdığı ve performansın şok edici etkisini yaşattığı son işi.
Rus asıllı performans sanatçısı Oleg Kulik'in, "dog man" isimli video performansından esin alan ve "Geleceğin Ailesi" adını verdiği fotoğraf çalışmasına gönderme yapan performans Kulik'i ve savını yaşarken sorgular nitelikte....
Performans küçük bir Türkiye panoraması sunarken dünyaya da bir tencere pilav üzerinden bakıyor.
Performanstan bir bölüm:
"Birazdan her şey bitecek, beni polis arabasına tıkıp götürecekler. Belki yerleri yalatacaklar belki de yerden yüksekte bir yerleri... Bir köpekle aynı evde kaldım, bir domatesli pilav yaptım, zıkkımlandım diye... En esaslı yasa mütekabiliyet yasasıdır diyen o sufiye kulak kesilmedim diye, gelin lan götürün beni. Hav hav hav hav hav hav hav..."
Yönetim&Metin&Performans:Arascan Dönmez
Video Tasarım:Gaye Hekimoğlu
Kostüm&İmaj:Cenk Alyanak&Mozk Kostüm Sanat
Danışman:Aylin Kalem
Not: Sahnede yazılı olan "dangerous" (tehlikeli) bölgesine performansın herhangi bir yerinde gelir ve performansa dahil olursanız, başınıza geleceklerden bir tek siz sorumlusunuz! Performansçı bu noktada der ki; "ne mekan ne de ben. Tek sorumlu bu alana dahil olanın kendisi. Onunla eğelenebiliriz de, birbirimizi yiyebiliriz de. Artık o an içimizden ne yapmak gelirse..."
Kısaca "OLEG KULİK" Hakkında:
1997 yılında, Roza Martiez'in küratörlüğünde gerçekleşen 5. İstanbul Bienali'nin de katılımcılarından biri olan Rus asıllı performans sanatçısı Oleg Kulik, burada da bir köpek ile aynı performansı gerçekleştirmişti.
Oleg Kulik'in kuramsal çerçevesini tüm ayrıntılarıyla çizerek fotoğraf ve video görüntüleriyle de desteklediği "Geleceğin Ailesi", Kulik ile kocası Buck, bir de çocuklarından oluşuyordu. Yerlerde rahat minderler vardı.
Duvarlarda, bugün bütün aile evlerinde olduğu gibi aile fotoğrafları. Bir tv ekranında, ailenin günlük yaşamından kesitler... Kulik ile Buck yatıyorlar, Buck patisini Kulik'in yanağına atıyor ve birlikte yemek yeyip sonra da sevişiyorlardı.
Bienal kataloğuna yazdığı 'açık mektup'ta şunu söylüyordu Kulik: "Benim için insan olmak 'canlı', 'hisseden' ve 'anlayan' kavramlarıyla bağlantılı olmaktan çıktı, 'yapay' ve 'tehlikeli' kavramlarıyla bağlantılı olmaya başladı."
Son Dakika › Kültür Sanat › Nefes Kesici, Şaşırtıcı ve Terletici - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.