Bakanlar Kurulu Sona Erdi

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, "Yarın itibarıyla bu konuda Türkiye'ye teknik bir heyet gelecektir ve nerelere konuşlanabileceği, adetlerinin ne olabileceği konusunda NATO'ya rapor vereceklerdir."

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, "Yarın itibarıyla bu konuda Türkiye'ye teknik bir heyet gelecektir ve nerelere konuşlanabileceği, adetlerinin ne olabileceği konusunda NATO'ya rapor vereceklerdir. Umarız kısa zamanda Türkiye'nin bu savunmasına katkı sağlamak amacıyla patriot füzelerinin nereye konuşlanacağı ve ne miktarda olacağı, kesinlikle bizim de karar sürecinde olacağımız bir şekilde kabul edilmiş olacak" dedi.


Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısına ilişkin açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.


Bir gazetecinin toplantıda 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın zehirlendiğine dair haberlerin gündeme gelip gelmediğinin sorması üzerine Arınç, konunun kesinlikle toplantının gündemine gelmediğini belirtti.


Konuyla ilgili bazı gazetelerde zehirlenmeye ilişkin iddiaların yer aldığını hatırlatan Arınç, şunları söyledi:


"Bunların otopsi raporu sonucunda elde edilen bilgiler ve bulgular olduğu söylendi. Doğru da olabilir yanlış da olabilir. Henüz otopsi raporunun bizim tarafımızdan da sizler tarafından da bilinmesinin bilinmesinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Ama doğru olan şudur, otopsi raporunun verilmesinden sonra Adli Tıp'ın 1. İhtisas Dairesi'nin bu rapora göre kesin, kendi düşüncesini bildirmesi ve raporunu yazması gerekiyor. Bizim de sizin de mahkemelerin de yargının da dikkate alacağı tek şey 1. İhtisas Kurulu'nun bu konu hakkındaki raporunu veya sonucunu hepimizin bildikten sonra olabileceğini söyleyebilirim."


-"Hepimiz Adli Tıp'ın raporunu bekleyeceğiz"-


Kendi düşüncesinin sorulması üzerine Arınç, "Şahsi düşüncem zaten bu konuda söz konusu olamaz. Bu bir teknik konudur" diye konuştu.


Her olay arkasından gerekirse otopsinin yapıldığını ifade eden Arınç, şöyle konuştu:


"Ben, zamanında da yapılmış olmasını doğrusu arzu ederdim. Bir cumhurbaşkanı vefat ediyor, şu veya bu sebeple, en azından bir klasik otopsi yapılmasında fayda olurdu. Bu düşüncemi daha önce de ifade etmiştim" diye konuştu.


Savcının lüzum gördüğü her adli vakada otopsi yaptığını belirten Arınç,


"Eğer klasik otopsinin ötesinde de bazı şüpheler, evhamlar, iddialar, olursa o zaman tam otopsi yapılabilir. Bir ceza avukatı olarak bunu bilgime dayanarak söylüyorum. Ama yıllar sonra iddialar ortaya atıldıkça ve Devlet Denetleme Kurulu da bu konuda ciddi bir rapor verdikten sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla başlamıştı. Yargı harekete geçti, fethi kabir yapıldı. Orada varlığı bilinen vücuda ait bir takım birikimler üzerinde otopsi yapıldı ve bunun raporu Adli Tıp'a sunulmak üzere hazırlandı diye biliyorum. Hepimiz Adli Tıp'ın raporunu bekleyeceğiz."


-Patriot hava ve füze savunma sistemleri-


Başka bir gazetecinin "Re'sen emekli olan ve hiçbir şekilde daha önceden hakları verilmeyen 2 bin civarında subayla ilgili durumun da Adalet Bakanlığı'nın çalıştığı taslakta ele alınacağı yönünde bir bilgi var. Bu doğru mu" demesi üzerine Arınç, "Taslakta buna ilişkin hiçbir hüküm yok" yanıtını verdi.


Patriot hava ve füze savunma sistemlerinin yerleştirileceği yerlere ilişkin Malatya, Şanlıurfa ve Diyarbakır'ın isminin geçtiğini belirterek, "Bu isimler gündeme geldi mi Bakanlar Kurulu'nda- Ayrıca kaç bataryanın yerleştirilmesi planlanıyor" sorusu üzerine Arınç, konuya ilişkin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ve Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamalarının olduğunu hatırlattı. Arınç, şunları kaydetti:


"Biz NATO üyesi bir ülkeyiz. NATO'nun bütünlüğü içerisinde yer alıyoruz. Sadece savunma amaçlı olarak bu füzelerin Türkiye'de konuşlanmasına ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu ihtiyacı hemen hemen aklı varken herkes düşünebilir. Çünkü Türkiye'ye Suriye tarafından en azından kısa menzilli de olsa bazı balistik füzelerin kullanılması ihtimali var. Daha önce uçağımız düşürüldü biliyorsunuz. Arkasından da Akçakale ve diğer ilçelerimize düşen bir takım mühimmat oldu. Bütün bunlara karşı Türkiye, kendi savunması açısından NATO çerçevesi içerisinde, altına imza koyduğumuz anlaşmanın bize ve üye ülkelere yüklediği sorumluluklar açısından gerekli tedbirleri almak zorunda.


Yarın itibarıyla bu konuda Türkiye'ye teknik bir heyet gelecektir ve nerelere konuşlanabileceği, adetlerinin ne olabileceği konusunda NATO'ya rapor vereceklerdir. Umarız kısa zamanda Türkiye'nin bu savunmasına katkı sağlamak amacıyla patriot füzelerinin nereye konuşlanacağı ve ne miktarda olacağı, kesinlikle bizim de karar sürecinde olacağımız bir şekilde kabul edilmiş olacak."


- Bağdat yönetimiyle Kuzey Irak bölgesel yönetimi arasında gerginlik-


Bir gazetecinin Bağdat yönetimiyle Kuzey Irak bölgesel yönetimi arasında gerginlik olduğunu belirterek, konunun Bakanlar Kurulu'nun gündemine gelip gelmediğini sorması üzerine Arınç, şunları söyledi:


"Bağdat merkezi hükümetiyle Kuzey Irak'taki bölgesel yönetim arasında ihtilaf konuları var. Bu ihtilaflar sonucunda da tartışmalar çatışmaya dönüştü. Sanıyorum 10-15 civarında da ölenler oldu.


Biz Türkiye olarak Irak'ın bütünlüğünü kabul etmiş, Bağdat hükümetiyle ilişkileri olan bir hükümet olarak bu sorunların kendi içlerinde diplomasi ve barış yoluyla çözülmesinden yanayız. Bu tartışmaların, bu silahlı çatışmaların hiçbir zaman tarafında olmayacağız. Ama Kerkük'teki yurttaşlarımızın, soydaşlarımızın güvenliklerini, hayat varlıklarını tehdit eden bir gelişme olursa Türkiye zaten Irak hükümeti nezdinde de diğer otonom yönetim nezdinde de gerekli çabaları gösteriyor ve gösterecek."


- İsrail ile Filistin arasındaki ateşkes-


Bir gazetecinin toplantıda, İsrail ile Filistin arasındaki ateşkesin gündeme gelip gelmediğinin ve ateşkesten sonraki süreçte somut bir adım beklenip beklenmediğini sorması üzerine Arınç, Başbakan Erdoğan'ın daha önce konuyla ilgili bilgi verdiğini söyledi.


Erdoğan'ın, Hamas'ın siyasi Büro şefi Halid Meşal'in dün akşam kendisini arayarak teşekkür ettiğini anlattığını anımsatan Arınç, şöyle devam etti:


"Şüphesiz ateşkes süreci çok zorlu bir süreçti. Orada Türkiye'nin büyük katkısının olduğunu herkes biliyor. Mısır Cumhurbaşkanı Mursi'nin de çabalarıyla Türkiye'nin de katkılarıyla her gün onlarca Gazzeli'nin veya Filistinli'nin hayatına son verilen bir çatışmanın bitirilmiş olması bizim açımızdan da çok sevindirici. Bildiğiniz gibi 150'den fazla ölü, binden fazla yaralı oldu, yüzlerce bina oturulamaz hale geldi. Gazze yine birkaç sene sonra maalesef büyük bir yıkıma uğradı. Burada İsrail'in saldırganlığına bir son vermek, en azından ateşkesi sağlamak konusu öncelikli bir konuydu. Türkiye burada çok yapıcı bir rol oynadı, gelinen noktada bir başarı noktası olduğunu bizzat Filistinliler ve Gazzeliler ifade ediyorlar ve takdir ediyorlar. Özellikle son atılan adımlar da yani balıkçılara geçmişte tanınan sınır miktarının daha da fazla artırılması, geçişler konusunda kolaylık sağlanacağı ve diğer bir takım idari tedbirlerle İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukada bir miktar daha gevşeme olacağı, rahatlama olacağı da bizzat Meşal tarafından da İsrail makamları taraflarından da teyit edilmiştir. Kan dökülmesinin durdurulması bakımından ve ateşkesle birlikte arkasından belki olumlu bazı gelişmelerin de olabileceği bir ümit olarak ortadadır. Biz, gelinen noktadan şu anda Halid Meşal gibi de Filistin kanadı gibi de umutluyuz ve en azından kan dökülme durduğu için de sevinçliyiz."


(Bitti)


Muhabir: Kadir Karakuş-Sarp Özer


Yayımcı: Ertuğrul Cingil - ANKARA

Kaynak: AA