Başbakan Erdoğan: Dün Mgk'daydım, Hemen Bir Yoğun Bakıma Soktular Beni, Şimdi Buradayım

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yoğun bakımda olduğu iddiasına tepki göstererek, "Ben yoğun bakımdaymışım. Dün MGK'daydım, hemen bir yoğun bakıma soktular beni, şimdi buradayım. Buradan da Uşak'a gidiyorum.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yoğun bakımda olduğu iddiasına tepki göstererek, "Ben yoğun bakımdaymışım. Dün MGK'daydım, hemen bir yoğun bakıma soktular beni, şimdi buradayım. Buradan da Uşak'a gidiyorum. Artık nelerden medet umuyorlar. Ya montaj, ya iftira, ya öldürecekler ya kaldıracaklar kendilerine göre" şeklinde konuştu.


Erdoğan, Burdur Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, yaklaşan yerel seçimler öncesinde mesajlarını vermeyi sürdürdü.


Konuşmasının hemen başında geçen hafta Şırnak hudut karakolunda talihsiz kaza sonucu şehit olan Burdur Kayış köyünden Sezer Çelik'i rahmetle yad etiğini vurgulayan Erdoğan, "Anne babasına tüm Burdurlu kardeşlerime aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum" ifadesini kullandı.


Yaklaşan yerel seçimlerin önemine dikkat çeken Başbakan Erdoğan, "Sizlerle bugün belki de Cumhuriyet tarihimizin en önemli meydan mitinglerinden birini yapıyoruz. En hayati seçimlerinden bir tanesine gidiyoruz. Türkiye'nin istikametinin belirleneceği son derece kritik bir seçime giriyoruz. 30 Mart seçimlerinde sadece belediye başkanlarını, meclis üyelerini, muhtarları seçmeyeceğiz. 30 Mart seçimlerinde 77 milyon hep birlikte ülkemiz için milletimiz için Türkiyemiz için bir tercihte bulunacağız" vurgusu yaptı.


30 Mart'ta eski Türkiye ile yeni Türkiye arasında bir seçim yapılacağını belirten Başbakan Erdoğan, "Eski Türkiye demek yeniden koalisyon dönemleri demektir, yeniden kriz demektir, kaos demektir, yeniden gerilim, bunalım demektir. Eski Türkiye demek yolsuzluk, yoksulluk demektir, yeniden yasaklara dönüş demektir. Eski Türkiye demek, içine kapanmış, iddiaları olmayan, hedefleri olmayan, projeleri olmayan dünyada esamesi okunmayan bir Türkiye demektir. Yeni Türkiye demek istikrar demek, güven demektir. Size daha farklı bir örnek vereceğim; Türkiye'nin dış borcu neydi? Biz geldiğimizde 100 liranın 73 lirası borçtu. Şimdi 100 liranın 35 lirası borç. Adalet denilen bir şey yoktu. Yeni Türkiye adaletin tecelli ettiği bir yıl olacak. Büyüme bütün ekonomik krizlere rağmen şu anda OECD rakamlarına göre Türkiye ilk beş içerisinde. Yeni Türkiye birlik demek, beraberlik demek" şeklinde konuştu.


-"ÇÜNKÜ BU SENARYODA HOCASI ONA BU GÖREVİ VERDİ"-


Paralel yapıya yönelik sert eleştirilerini Burdur'da da sürdüren Başbakan Tayyip Erdoğan, "Bizi bölmek isteyenler var. İşte bu adı paralel yapı olan virüs bizi birliğimizi bölmek için ortaya çıktı. Ama başaramayacaklar. Sizin bu birliğiniz, beraberliğiniz bu kardeşliğiniz, sizin yeniden büyük Türkiye anlayışınız buna fırsat vermeyecek. 30 Mart'ta ya eski Türkiye diyeceğiz ya da yeni Türkiye diyeceğiz. Onlar dedikodu üretecekler, onlar montajcı, montajcı. Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış, ama bunlarınki yatsıya kadar sürmedi, geldi bir saba rüzgarı bunu aldı götürdü, söndü. Geldi bir sabah rüzgarı bunu aldı götürdü, söndü. Eski Türkiye'nin aktörlerini görüyorsunuz değil mi? Yeni tahriklerin, provokasyonların, darbe girişimlerinin mücadelesi içindeler. Eski Türkiye'de işleri tıkır tıkır yürüyenler milleti düşünmeyenler, milletin ekmeğine musallat olanlar bugünlerde Türkiye'yi bir kez daha paçasından tutuyor, aşağılara doğru çekmeye çalışıyorlar.


Okyanus ötesinden CHP'nin Hocası, bu Genel Müdür'ün eline bir montaj ses kaydı verdi. Önceki rezaletlerden ders almayan Genel Müdür, şimdi de eline tutuşturulan bu montajla işi idare etmeye çalışıyor. Çünkü bu senaryoda Hocası ona bu görevi verdi" diye konuştu.


-BELGE AÇIKLADI-


Tarihi bir belge göstereceğini, belgenin çok önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu belge CHP'nin genel müdürünün o sahte montaj belgelerine benzemez. Sizlerin, sizlerle birlikte bizi televizyonlarının başında izleyen aziz milletimin bu tarihi belgeyi dikkatlerine sunuyorum. Zira CHP'nin bu genel müdürünün geçmişi de böyleydi ve zaten onların yayın organlarında bunlar özellikle yayınlanmıştı" dedi.


Erdoğan, Eskişehir Örfi İdare Kumandanlığı'nın tebliği olduğunu söylediği belgenin 27 Mayıs 1960 müdahalesinin hemen ardından Eskişehir'de halka dağıtıldığını bildirdi. Erdoğan, şöyle devam etti:


"Eskişehir Örfi İdare, ne demek, yani Sıkıyönetim Kumandanlığı Tebliği. Diyor ki, "Ankara'daki bütün hükümet erkanı ve Demokrat Parti başkanları yabancı memlekete kaçarken yakalanmışlardır. Beraberlerinde', şuna bakın ya Allah aşkına,'12 uçak dolusu altın mücevherat ve parayı kaçırmakta iken yakalandılar.' Düşünebiliyor musunuz, 12 uçak dolusu altın mücevheratı kaçırmakta iken yakanlışlar. "Sabık Başbakan Adnan Menderes ve Sabık Reisi Cumhurbaşı, başkanı Celal Bayar, askeri kumandanlık tarafından tevkif edilmiştir. Eskişehir'de matbaası olan herkes bu havadisi, yani bu haberleri basıp yayınlamalıdır, vatanseverliğinize hitap ediyoruz.' Bitmedi, "Demokrat Parti il, ilçe ve bucak başkanlarının kaçmalarına mahal vermeden tevkif edilmelerini ve askeri kuvvetler gelinceye kadar salınmamalarını rica ederim. Eskişehir Örfi İdare Komutanı Tuğgeneral Bedii Kireçtepe.' Ah sevgili kardeşlerim ah, bu ülke hangi badirelerden geçti, bu Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkede ne menem işler çevirdi. Hep bunların arkasından hep bunlardan istifade ederek Türkiye'de iktidar olmaya çalıştı. Bu millet hiç bir zaman bu CHP'yi iktidar yapmadı. Zaten 1950'ye kadar da yine bunlar tek başına iktidar olamadılar, tek partili dönem olduğu için bunlar dayatmacı iktidardılar."


"Şimdi soruyorum yani gelip de şu güzel Burdur'umuzun yerel yönetimini bunlara teslim edecek misiniz?" diyen Başbakan Erdoğan,"Kardeşlerim öyleyse çok çalışacağız. Gümbür gümbür 10 yıldır burayı yöneten Sabahattin kardeşim bizlerle gayet düzenli bir şekilde hamdolsun Burdur'umuza en güzel hizmetleri verdi, inşallah bundan sonra da vermeye devam edecek. Çünkü biz de icraat var" dedi.


-"SORSANIZ ONA SİLUET NEDİR ANLAMAZ HA"-


İstanbul'da AK Parti olarak gerçekleştirdikleri hizmetlere de değinen Erdoğan, " Haliç'te yeni köprüyü açtık. Geçen günü bir de baktım. CHP'nin adayı çıkmış eski köprünün üzerinden onu gösteriyor, "İstanbul'un siluetini bozuyor' diyor. Sorsanız ona siluet nedir anlamaz ha. Zanneder ki bir takım elbise. Anlamaz, anlamaz. Türkiye bunların hayatında eser yok. Bunlarda laf var iftira var. Çünkü genel müdür de müfteri. Nasıl müfteri? parlamentoda hukuk tanımaksızın, o montaj bütün o eserlerle oralardan rant elde etmeye çalışıyor" dedi.


Tazminatlardan kazandığı paranın baya biriktiğini dile getiren Erdoğan, şöyle dedi:


"Kazandım ha, bende de baya para oluştu. Düşünüyorum; Ankara'da Kızılay meydanında mı yapsak, bazı vakıflara mı kazandıklarımı göndersek diye, onun hesabını yapıyorum. Baya ciddi bütün bu mahkemelerden aldığımız rakamların boyutu yüksek. Şimdi de bu iftiralarla ilgili de arka arkaya mahkemelerde dava açılacak. Yasaların içerisinde bu bir defa ayağa kalkamayacak. Okyanus ötesinden CHP'nin Hocası, bu Genel Müdür'ün eline bir montaj ses kaydı verdi. Önceki rezaletlerden ders almayan Genel Müdür, şimdi de eline tutuşturulan bu montajla işi idare etmeye çalışıyor. Çünkü bu senaryoda Hocası ona bu görevi verdi. Ey hoca, eğer bir yanlışın yoksa Pensilvanya'da durma. Senin vatanın Türkiye ise buyur Türkiye'ye, vatanına gel. Siyaset de yapacaksan çık meydanlarda siyaset yap ama bu ülkeyi karıştırma, huzurunu bozma. Ulusal güvenliğimizi tehdide yönelik birçok provakatif eylemelerin içinde bulunma.


Bana "Sen Türkçe olimpiyatlarında hocamızı övüyordun' diyorlar. Evet övüyordum doğru. Biz samimi davrandık, bu tür şeyler görmedik. Biz ülkenin birliğine saldırı olduğu zaman aynı tavrı devam ettirebilir miyiz? Şimdi kendileri o çizgiyi saptılar ülkemizi bölmeye çalışıyorlar. Biz de yasalar çerçevesinde gereğini yapacağız. İşin sağa sola gidecek yanı yok."


-"MAVİ MARMARA ŞEHİTLERİNİN AİLELERİ DİNLENİYOR"-


Başbakan Erdoğan, binlerce insanın yasadışı dinlendiği iddiaları üzerinden "paralel yapı" eleştirilerini sürdürdü. "Selam diye örgüt uydurmuşlar. Tamamen hukuksuz şekilde 3 yıldan fazladır süre kendileri hariç binlerce kişinin telefonunu dinlemişler" diyen Başbakan, şu değerlendirmelerde bulundu:


"Birbiri ile alakası olmayan binlerce kişiyi dinlemişler. Bir ülkenin Enerji Bakanını listeye alıyorlar. Bir ülkenin Enerji Bakanı ülkenin enerji güvenliğini ilgilendiren görüşmeler yapar. Selam örgütü üyesidir diye Türkiye Cumhuriyeti'nin Enerji Bakanı'nı dinliyor ve bir yerlere servis ediyorlar. CHP başta olmak üzere MHP bizi de dinlediler dediler. O zaman internet yasasında neden karşımıza dikildiler. Savcıya soruyorum. Sen hangi ülke adına bu dinlemeleri yaptın? Polise de soruyorum. O dinlemeleri ey polis sen hangi ülke adına yaptın. Benim ülkemin en mahrem bilgileri başka ülkelerin adına çalışan casuslar tarafından dinleniyor servis ediliyor hakim savcı hala sessiz kalıyor. Bizim yetiştirdiğimiz emniyet müdürü, emniyet amiri benim ofisimin en mahrem yerine böcek yerleştiriyor, beni dinliyor. Şimdi CHP'nin genel müdürü ikide bir çıkıyor diyor ki, "Sen hükümetsin kontrol et. Casusluk denilen bir olay var, ajanlık denilen bir olay var. Adam yargıda yapılanmış, polisin içinde yapılanmış. Sen diyorsun ki devletin bu resmi polisi, e bu da yargıda. Ona güvenmeyeceksin, buna güvenmeyeceksin. Gerekli müdahaleyi yaptığın zaman da o zaman kalkıp bağırıp çağırıyorsun.


3 yıldan fazla bir süre Selam örgütü altında Mavi Marmara şehitlerinin aileleri dinleniyor. Şu alçaklığa, ihanete bakar mısınız? Bunu niye dinlerler, soruyorum niye dinlerler? Sizden bunları dinlemenizi, takip etmenizi kim istedi? Ne adına dinlediniz? Neye hizmet etmek için dinlediniz?"


-"HİÇBİR SİYASİ PARTİ SUSAMAZ"-


"CHP içinde kasetle, şantajla sonuç alabildiğini gören CHP genel müdürü şimdi de Türkiye Cumhuriyeti hükümetini, Türkiye'nin istiklalini kasetle esir almaya çalışıyor" şeklinde konuşan Başbakan Erdoğan, "CHP'nin içinde sağ duyulu sesler yükselmeye başladı. CHP2li kardeşlerim oynanan oyunu görsün. Sizin hükümetiniz olarak bizler en başta bu darbe girişimine karşı tek yürek olacağız; MHP'li, BDP'li, CHP'li, Türki Kürt, Çerkez..." dedi. MHP'li seçmenlere de seslenen Erdoğan, "MHP bu kirli komplonun aracı olmamalı. MHP Türkiye'nin istiklaline yönelik bu alçakça girişimde paydaş olmamalıdır. Türkiye'nin Enerji Bakanı, MİT Müsteşarı, İçişleri Bakanı, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları hatta Başbakanı, Cumhurbaşkanı dinleniyorsa hiçbir siyasi parti susamaz. Özellikle MHP susamaz. Bu ihanete karşı sessiz kalamaz" diye konuştu.


-"BIRAKIN BUNLARI DERSHANELERİNİ"-


"Paralel yapı" eleştirisini "Dershaneler" üzerinden de devam ettiren Başbakan Erdoğan'ın "Paralel yapının bir gazetesi var, dayatmayla satarlar. "Dershaneme kayıt yapacaksan, gazeteye de abone olacaksın' derler. Bırakın bunların gazetelerini. Bunlara hep birlikte milletçe bir ders vermek gerekiyor. "Birliğimizi bozmaya hakkınız yok' diyelim. Bırakın bunların dershanelerini, bırakın bunların okullarını falan."Bize devletin okulları yeter' deyin, biz burada size her türlü hizmeti vereceğiz. Devletin okulları yeter. Hafta sonlarında anne baba eğer yavrusuna takviye istiyorsa, takviye dersler vereceğiz. Ücretsiz olacak. Öğretmenlerimiz ayrıca bedellerini alacaklar. Bunlara hep birlikte bir ders verilmesi gerekiyor. Birliğimizi bozmaya hakkınız yok diyelim" şeklindeki sözleri dikkat çekti.


-"HEMEN BİR YOĞUN BAKIMA SOKTULAR"-


Sabah saatlerinde sosyal medyada çıkan "yoğun bakımda, mitingler iptal" haberlerine de tepki gösteren Başbakan Tayyip Erdoğan, "Bir tane gazete çıkmış bir tane haber yapmış, duydunuz mu? Ben yoğun bakımdaymışım. Dün MGK'daydım, hemen bir yoğun bakıma soktular beni, şimdi buradayım. Buradan da Uşak'a gidiyorum. Artık nelerden medet umuyorlar. Ya montaj, ya iftira, ya öldürecekler ya kaldıracaklar kendilerine göre. Allah'ın verdiği canı kimse, Allah'tan başka alamaz. Biz bu mücadeleyi böyle sürdüreceğim" ifadelerini kullandı.


Erdoğan ayrıca, vatandaşlara, "Sizin bu idrakiniz, bu şuurunuz, Allah'ın izniyle 30 Mart'ı Esmaların zaferi olarak bize getirecek. Hiç endişeniz olmasın, Esmaların zaferi, onların ruhu bizim aramızda evvel Allah" dedi.


Burdur mitinginin ardından Başbakan'ın diğer miting adresi ise Uşak olacak. Erdoğan mitinginin ardından ise Uşak Valiliği'ni ziyaret edecek.

Kaynak: ANKA