Başbakan Erdoğan, Tekirdağ'da
Erdoğan, toplu açılış töreninde konuştu: (2) "Bizim bu millete aşkımız var. Bizim bu millete sevdamız var. Onun için biz bunu yaparız. CHP'nin filan yapacağı iş değil. Onlar bol bol laf üret...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim bu millete aşkımız var. Bizim bu millete sevdamız var. Onun için biz bunu yaparız. CHP'nin filan yapacağı iş değil. Onlar bol bol laf üretsin. Onlar iş üretmez" dedi.
Erdoğan, Çerkezköy'de Sanayi ve Ticaret Odası'nın yanındaki alanda katıldığı toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, "önce devlet değil önce insan" diyerek yola çıktıklarını belirtti.
"Güçlendikçe güçlendik, daha da güçlenmeye devam ediyoruz" diyen Erdoğan, sağlıktaki değişimi aktararak, şöyle konuştu:
"Hastaneler kurduk, sağlık tesisleri kurduk... Ah benim kardeşlerim! Almaya ilaç bulamıyorduk, ilaç. Hastaneye gidersin, doktor ilacı verir, ilaç yok. Eczaneye gidersin, eczanede ilaç yok. Niye? Çünkü alamazsın. 'Ben sigortalıyım'... 'Paranı ver, öyle al' (derlerdi) ama şimdi hepsi kalktı. Git istediğin eczaneden ilacını al. İlaçların hepsini de bulursun. Bunu biz getirdik. Bizden öncekiler, hani halkını seviyordu? Hani halkçıydı? Bu ülkede, memurlar için ayrı hastane, işçiler için ayrı hastane, PTT ayrı hastane. Ayrı ayrı hastaneler. Deniz Yolları için ayrı hastane... Hepsini birleştirdik. Biz yaptık bunları, biz. Bunu yapmakla kalmadık. Hastaneye sağlam girersin hasta çıkarsın. Koğuş gibi, 8 kişilik 10 kişilik yatak odaları ve koskoca katta, bir tane iki tane tuvalet, banyo. Hijyen diye bir şey arama ama şimdi yeni yaptığımız hastaneler, bir taraftan restore ettiğimiz hastanelerde artık bir yataklı, iki yataklı, üç yataklı odalar ve her odada tuvaleti banyosu (var)... Bir eksiğimiz var. O da doktor açığımız var. İnşallah bunu çoğaltacağız, yoğun bir şekilde sağlık üniversiteleri kuruyoruz, tıp fakültesi noktasında gerekli destekleri veriyoruz. Süratle inşallah, önümüzdeki 5 yıl, 10 yıl içinde bu açığımızı gidermek suretiyle çok daha huzurlu, çok daha farklı bir ülke haline geleceğiz."
Geçmişte, "Niçin bizim insanımız ta Amerika'lara gidip tedavi oluyor? Gitmesin, hepsi burada tedavi olsun" şeklinde bir hayal kurduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"Onun için biz şehir hastaneleri kuralım ve bu hastaneye girildiği zaman öyle dışarıda sedyeyle hastalar taşınmasın, her şey hastanenin çatısı altında bitsin. Şimdi, 15 hastanenin temelini atmaya başladık. 30 büyükşehirde, hepsinde şehir hastanesi olacak. İstanbul'da 2 tane, Ankara'da 2 tane, diğerlerinde birer tane. Bunun adımlarını atıyoruz. Tekirdağ'a da şehir hastanesi gelecek. Çünkü büyükşehir. Dolayısıyla Trakya'nın aslında, Edirne'de, Kırklareli'de ihtiyacını gideremeyenler, bu şehir hastanesinde bu ihtiyaçlarını giderme imkanını bulacak. Bu adımı burada da atıyoruz. Bunu biz yaparız, biz. Çünkü bizim bu millete aşkımız var. Bizim bu millete sevdamız var. Onun için biz bunu yaparız. CHP'nin filan yapacağı iş değil. Onlar bol bol laf üretsin. Onlar iş üretmez. Şimdi Tekirdağ'dan geliyorum. Sahilin haline bak. Rezalet... Belediye; o sahil öyle mi olmalı? Bugüne kadar niçin kolektör yapılmadı? Yapması lazım. İşte Ergene. Ergene'yle ilgili belediyelerin yaptığı bir şey yok. En sonunda biz kalktık onunla ilgili de bir adım attık. Şu anda temizlik başladı. İnşallah en kısa zamanda, Ergene'yi pırıl pırıl yapacağız."
Erdoğan, bu sırada "Helal olsun sana helal olsun" şeklinde slogan atılması üzerine, "Size helal olsun, size. Siz arkamızda durdunuz, biz de yürüdük" diyerek karşılık verdi.
Haliç'te sirkülasyonu sağlamak için Boğaz'ı Haliç'e bağladıklarını aktaran Erdoğan, "Zamanında biz çamurunu kalktık, 9.5 kilometre uzaklığa taşıdık ve şimdi, Haliç'te balık avlanıyor, yüzülüyor. Bu hale geldi. Sevdanız varsa, aşkınız varsa bunlar olur ama yoksa bunlar olmaz" dedi.
Turizmdeki gelişme
Haliç'in etrafının bugün kültür merkezleri, üniversiteler, kongre merkezleriyle donandığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Eskiden böyle bir şey yoktu. Bir taraftan mezbahane olan, eski Sütlüce Mezbahanesi şimdi Haliç Kongre Merkezi oldu. Boş gün bulamazsınız. 3 bin kişilik kongre salonundan tutunuz, 750 kişilik, 300 kişilik ufak salonlar... Biz iktidar olduğumuzda Türkiye'de kongre merkezi yoktu. Biliyor musunuz? Otellerin altındaki 500-600 kişilik salonlarda bu tür şeyler yapılırdı. Onun için de dünyaya açık değildi Türkiye. Dünyaya kapalıydı. Biz geldik kongre merkezlerini yaptık. Bir tanesi Haliç Kongre Merkezi'dir, bir diğeri Harbiye'de, yerin altına girdik 42 metre, oraya da Türkiye'nin en büyük kongre merkezini yaptık. 3 bin 300 kişilik. Birçok salonları var. Fuar salonları var ama yerin altında. Bunu da biz başardık. 17 ayda bunu yaptık. Biz yaparız. Şu anda, orada uluslararası toplantılar yapılıyor. Göreve geldiğimizde, Türkiye'ye gelen turist sayısı 13 milyondu, şu anda Türkiye'ye gelen turist sayısı 34 milyona ulaştı. Böyle oldu bu. Biz geldiğimizde Türkiye'ye gelen turist, sadece güneşinden, kumundan dolayı geliyordu ama şimdi, sadece bunlardan dolayı değil, eğitimden dolayı da kongreden dolayı da yayla turizminden dolayı da sağlık turizminden dolayı da kış turizminden dolayı da geliyor. Çünkü 4 mevsim özellikleri olan bir ülkeyiz. 4 mevsim güzellikleri olan bir ülkeyiz. Eskiden Antalya'da, Muğla'da, sadece yaz mevsiminde oteller açıkken, şimdi artık 4 mevsim hizmet vermeye başlayan otellerimiz oldu. Onun için de turizmde patlamayı yaşadık. Dünya turizmi adeta dururken Türkiye kalkınmaya devam etti. Bu bir aşkın, bir heyecanın, bir gayretin, bir ufkun işidir."
Marmaray
Marmaray projesine değinen Erdoğan, "Marmaray, 153 yıllık rüyaydı. İşte yapılamaz denileni, hamdolsun geldik yaptık. İnandık, azmettik ve Boğaz'ın 62 metre derinliğinde, yaklaşık 14 kilometre uzunluğunda Marmaray'ı yaptık" dedi.
Erdoğan, Marmaray'da seyahat edenlerin el sallamalarını istedi. Çok sayıda kişinin el sallaması üzerine, "Maşallah buradan da oraya gidenler olmuş" dedi.
Sağlıkta, 17 helikopter, 4 jet ambulansla hizmet verdiklerini, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde de paletli ambulansların hizmet yaptığını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"Niye? İnsanım benim neye layıksa o. Bu adımları attık. Bununla kalmadık. Adalet sarayları, Emniyet'le, ulaşımda attığımız adımlarla... Biz gelene kadar 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldı. Biz ise bunun üzerine 17 bin kilometre bölünmüş yol ilave ettik. Yol olmadan, su olmadan medeni olunur mu? Suyu biz getiririz biz. Bu CHP getiremez. 'Sayın Başbakan neye dayanarak söylüyorsun?' İstanbul'a belediye başkanı olduğum zaman CHP'li belediyeden aldım İstanbul Büyükşehir Belediyesini. O zaman İstanbul susuzdu. İstanbul buraya yakın, hepiniz bilirsiniz. O susuz İstanbul'u 1 yılda suya kavuşturduk, 2 yılda işi tamamen çözdük. Ta Kırklareli'nden, Istranca dağlarından, dağları delerek İstanbul'a su taşıdık. Bunu yaptık. Niye bizden önceki CHP yönetimi bunu yapamadı? Bunların derdi yok. Böyle bir aşkı yok. O zaman sektör oluşmuştu sektör. Küvetlere su doldurulurdu. Suculardan bidonlarla su taşınırdı. Bunları yaşadık biz İstanbul'da ama çözdük bitirdik işi. Şu anda böyle bir sıkıntı yok. Ta Sakarya'yı İstanbul'a bağladık, alternatifler ürettik. Ömerli'yi aldık, Avrupa yakasına bağladık. Herhangi bir yerde sıkıntı olduğunda, bir taraftan diğer tarafa hemen su naklini yapalım diye. Bu adımlar gerçekleşti. Dertli olacaksın. Dertli olmadan bunlar olmaz."
Muhalefete eleştirilerini sürdüren Erdoğan, "Bunların böyle bir derdi yok, bunların derdi hakaret. Erdoğan'a hakaret etsin. Tayyip Erdoğan'a hakaret etsin. Ben ne diyorum? Bunların ismini ağzıma almayacağım. Onlar varsın alsın. Onlar varsın hakaret etsin. Bizim işleri sağolsun avukatlar takip ediyor. Bol bol da mahkeme kazanıyorum. Bu kazandığım mahkemelerin neticesinde inşallah en uygun mekanda İstanbul'da bir meydan olabilir veya Ankara'da olabilir, orada şöyle fakir fukara, garip guraba ile oradan aldığımız tazminatları değerlendiririz. Bayağı oldu. Hepsini açıklayacağım ama sabır. Şöyle biraz daha devam edelim ondan sonra açıklayacağım" ifadelerini kullandı.
Marmaray'ın güneyinde iki kat tüp geçit yapacaklarını, buradan da otomobillerin gidip geleceğini ve bunun da 2015'te açılacağını aktaran Erdoğan, İstanbul'a yapılacak Yavuz Sultan Selim Köprüsü'yle artık TIR'ların şehir merkezlerine girmeyeceğini, çevreden üçüncü köprüden Anadolu'ya geçeceğini aktardı.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün direklerinin yükselmeye başladığını ifade eden Erdoğan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'a, direklerin kaç metreye ulaştığını sordu. '95 metre' yanıtını alan Erdoğan, şöyle dedi:
"100 metreyi aşmadık mı daha? Şu anda Ulaştırma Bakanım, direkler 95 metreyi buldu. Ondan sonra artık tamamıyla bitince de halatlar çekilmeye başlanacak ve 2015 sonuna doğru da inşallah üçüncü köprüyü bitirmiş olacağız. 5 geçiş olacak, ikisi denizin altından, üçü köprülerle. Biz buyuz. İki tane var, üç tane de biz buna ilave ediyoruz. Biz buyuz. Gayret, gayret üreteceksin, ortaya emek koyacaksın. Başarılı olmak böyle oluyor. Kalkınmış bir ülke böyle olur. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak böyle olur. İşte 10. Yıl Marşı'nda ne diyor; 'demir ağlarla ördük' değil mi? Demir ağlarla lafla örülmez ki? Gazi Mustafa Kemal'den sonra var mı demir ağlarla örmek diye bir şey? Yok. Bir kilometre yapmadılar. Ama biz yaptık. Ankara- Eskişehir, şimdi yıl sonuna kadar İstanbul. Ankara- Konya, Konya-Eskişehir. Bunlar banliyö değil ha yüksek hızlı tren. Üstelik İstanbul Büyükşehir Belediyesinde yoğun bir şekilde metro var, devam ediyor, Ankara'da devam ediyor."
- Tekirdağ